​ Türkiye : 0 - Hollanda : 2 . Biz futbol oynamasını biliyor muyuz? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '13

 
Kategori
Futbol
 

Türkiye : 0 - Hollanda : 2 . Biz futbol oynamasını biliyor muyuz?

Türkiye : 0 - Hollanda : 2 .  Biz futbol oynamasını biliyor muyuz?
 

 Ne güzeldi son maçlar :  Türkiye Andorra’yı (5-0) ; Estonya’yı (2-0) ; Romanya’yı (2-0) yenmişti. Adeta , gözümüz Hollanda’yı da keser olmuştu. Ama işte o kadar…

D Grubu'nda aldığı üst üste 3 galibiyetle play-off'ın kıyısına gelen Türkiye, Hollanda’ya yenilerek bu umutlar yıkılıp gitti.

2014 Dünya Kupası Elemeleri  son ve en önemli maçında , (15.10.2013 tarihinde, saat : 9.00) Türkiye, Kadıköy Şükrü Saraçoğlu stadında konuk ettiği Hollanda'ya mağlup olarak Brezilya'ya elveda, dedi.

Takımlar:

Türkiye: Volkan, Gökhan Gönül, Ömer, Semih, Hasan Ali, Olcan (Dk. 56 Gökhan Töre), Selçuk (Dk. 74 Cenk), Mehmet Topal, Arda, Umut, Burak (Dk. 56 Olcay)
Teknik Direktör: Fatih Terim

Hollanda : Cillesen, Janmaat, Vlaar, Martins Indi (Dk. 46 Bruma), Blind, Leroy Fer, Clasie, Sneijder, Robben, Van Persie (Dk. 46 Kuyt), Lens.

Teknik Direktör: Luis Van Gaal

Goller:

Goller Birinci ve İkinci Devrenin hemen başında geldi.  Türk Milli Takımı adeta ne olduğunu anlayamadı.

8.dk. İlk gol Robben’den geldi . ( Türkiye .0 – Hollanda :1)
(İlk Yarı (1-0) Hollanda’nın üstünlüğüyle bitti.)
47.dk. Bu kez,  İkinci golü Hollanda’dan  Sneijder attı . ( Türkiye .0 – Hollanda :2)

Değerlendirme:

Teknik Direktör Abdullah Avcı gitmiş, onun yerine Fatih Terim , gelmiş ve onun gelmesiyle birlikte bir iyimser hava… Bir iyimser hava…  Milli takımdaki bu hava üç Milli Maç boyunca sürmüş. Üç Avrupa’lı takıma karşı galip gelmişiz.

Ondan sonra , “Biz bu işi de yaparız… Hollanda’yı da yeneriz alim Allah!” demeye başlamışız.  Taraftarlar, halk bayağı umutluydu. O umutla Fenerbahçe stadı ağzına kadar doldu. Ama işte o kadar…

Bir tek eski kurt , Hıncal Uluç o her zamanki  “çok bilirim” havasıyla  “Hollanda nire… biz nire …” demeye getirdi. Hiç de umut vermedi. Çünkü Uluç onları da bizi de çok iyi tanıyor, bir de Türkiye’de oynanan futbolun düzeyini biliyordu.

Amaçsız sağa sola koştuk.
Top almaya birbirimizin üzerine gittik.
Atılması gereken golleri atamadık.
Paslar isabetsizdi.
Fizik ve teknik gücümüz onlardan eksikti.
Yine takım oyunu aksadı. Çok iyi top çeviremedik.
Top kaybımız çoktu.

Şimdi ne söylesek boşuna. Şimdi birileri diyecekler ki, “Birader, bir bildiğin varsa söyle…” Biz nasıl futbol oynayabiliriz.

Eh bebelikten , çocuklarınıza nasıl futbol oynanacağını öğretirseniz. Kurallarını, antrenman şekillerini… Geniş kütlelere sevdirirseniz… Bu işi iyi öğretmenler elinde taşradan başlatırsanız… Daha çok şartı var. Burada ayak üstü olmaz beyler! Ama biz  bu topu oynamasını bilmiyoruz..! Ondan sonra  Avrupa’nın büyük takımları her seferinde bize ders verip gidiyorlar.

Futbol da geniş ölçüde eğitim meselesidir.  Teknik Direktörler ve onların yardımcıları geniş ölçüde “Eğitmen” olmaya zorunludurlar. Bu iş tarlada, kendi kendine öğrenilmez. Ondan sonra bir sürü “Alaylı” insanı sahaya yayarsan, bu sonucu alırsın.

Artık 2004 , Brezilya hayali uçtu gitti, bu da bize bir ders olsun. Boşuna hayal kurmayalım. O sözü bir kez daha hatırlayalım : “Çalışan kazanır…!”

Hadi bakalım biraz daha düşünün.

 
Toplam blog
: 2579
: 848
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..