- Kategori
- Haber
Türkiye, İsmet Ağabeysini kaybetti

İsmet Sezgin. O, Türkiye'nin bir Ağabeysi idi. O bir efsaneydi.
İsmet Abimizi kaybettik ha! Başımız sağ olsun. Nur içinde kalsın. Toprağı bol olsun. Işıklarla uyusun. Yüreği gibi, aydınlık yerlerde ışısın. Allah geride kalanlara sabır versin.
O İsmet Abi ki, hem hepimizin, hem de, Türkiye’nin in ağabeysiydi. Türkiye, başın sağ olsun..
Nice darbeler, muhtıralar, kıskançlıklar, gözaltılar, vefasızlıklara, Brütüs’lere tanık oldu. Yaşantılar içinde bir ömür geçti. 58 yıla sığdı siyasi yaşamı. Herkese kucak açtı. Ağzından hiç ‘Hayır’ çıkmadı. Taaa, Aydın Belediye Başkanlığından beri herkesin, ağabeyi oldu.
Aydın’ın İsmet Abisi, yıllar sonra Türkiye’nin abisi oldu. Aydın Belediye Başkanlığından, Milletvekilliğine. Oradan da Gençlik Spor Bakanlığı, Maliye, İçişleri Bakanlıkları ve Başbakan Yardımcılıkları.
Milli Savunma Bakanlığı görevinde de bulunan Sezgin’in bir roman gibi hayatı vardı. O sahnede hep başrol oyuncu kendisi, sevdikleri de onun uydusuydu. Ve öyle başladı bu hayat. Dün geç saatlerde GATA’da noktalandı.
Bir varlığı olmadan hayata atıldı. Hiç varlığı olmadan da hayatına devam etti.. Ankara’daki dairesinde. Sezginler olarak bir amiral gemisi oldu, bütün yükleri taşıdı, “gık’ı” çıkmadı. Kalp köşkünde de, Amiral gemisi olarak bu günlere geldi.
Epey oluyor, bir TV kanalında, İsmet Sezgin’den mal varlığını sormuştu sunucu:‘İki çizik’’diye cevap vermişti, hatırlarsanız.
İşte o Türkiye’nin ağabeyisi İsmet Sezgin, hayatının o iki çiziğinden memnun. Kendisini saran sıcak kolların arasında Sezgin ailesinin reisi olarak, bütün sevcenliği ile hayata gülümsüyor ve sarımsak sapı gibi dindik durarak bu günlere geldiydi. Ve Amiral gemisi olarak bütün Sezgin'leribir araya toplamıştı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, TBMM. Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı, M. Savunma Bakanlığı ve en son, kendi isteğiyle kenara çekildi. Kimseye nasip olmayan : ‘’İsmet Abi Bakanlığı’’ kurdu kendi adına. Kim kurdu? Elbirliği, söz birliği içinde: ‘’Türkiye’’ nin insanları kurdu
Antalya’da karşılaştık siyasi iken. Bir ulusal gazetenin muhabiriydim. Gençlik ve Spor Bakanı Sezgin Antalya’ya gelecekti. Herkes şehir dışına koşuşturdu, orada karşılanacaktı. Yoldan bir arabayı durdurdum. Belediye Başkanı imiş. Bakanı karşılamağa gidiyormuş o da. Yüzü nedense asıktı. Yolda benimle hiç konuşmadı.
Şehir dışındaki bir köydeyiz. Konvoy gelmiş. Tokalaşmalar kucaklaşmalar, Bir kenara çekilmişiz. İsmet Bey beni gördü. Gelip boynuma sarıldı. Arabasına davet etti. Teşekkür ettim. Geldiğim arabayla ile şehre dönerken, Belediye Başkanı Avni Tolunay, dönüşte çok samimiydi
Stadyuma gelindi. Müdüriyette basın toplantısı başlayacak. Bakan Sezgin, koridorlarda beni arattırıyor. Geç kalmıştım. Basını tam kadro karşısında görmeden konuşmadı. İşte! Devlet adamlılığı buydu.
Antalya Valisinin misafiriydik. Bizi ‘Oba’ sının bulunduğu ‘Konyaaltı’ plajına götürdü. Üçümüz denizde yüzdük. Akşamı da ‘Şaraplama’ yaptık. Vali, beni göstererek soruyor: ‘Niçin hep Reis Bey diyor size?’’ diye. İsmet Bey de: ‘’Benim Aydındaki Belediye Başkanlığımı bilir ‘’ diye cevaplamıştı tebessüm ederekten.
Nerden nereye? Yakınlarda yapılan bir TV söyleşisinde sunucu, o meşhur ‘’İzmir’e Özlem’’ şiirini okutmuştu kendisine. Okurken dikkat ettim, sesi titriyordu. Hafiften bir hüzün vardı yüz hatlarında.
Şiirlerini, ’’ Bir uzun soluktu yaşam’’isimli kitapta toplamış., resimlerle imzalayıp birlikte yollamış sağ olsun.
Prof Dr.Talat Halman kitap için şunları yazmış: ‘’İsmet Sezgin’in şiir büyüsünü hep hatırlayacağız, hep seveceğiz. Sezgin’in, ezginin yoğurduğu lezzetler bunlar. Öfkeden, kinden, kavgadan uzak, dertsiz, yasasız korkusuz yaşam. Dostluk; kardeşlik, barış, özgürlük el ele akın akın gidiyor insanlar, iyiye, güzele, sevgiye…
Evet. Denilenler doğrudur. Siyasi yaşamı ile şairliğini daima ayırmıştır kalın bir çizgi ile. Sanat ayrı, Devlet adamlılığı ayrıdır onun gözünde.
En son sormuştum telefonla: ‘’Şu an ne yapıyorsunuz?’’ Kısa ve öz konuştu. Cevabı, tam bir kitap gibiydi: ‘’Ertelediklerimi yaşayacağım’’ oldu cevabı. Hayatı boyunca, Devlet adamlılığı neyi icabettiriyorsa, öyle yaptı, öyle yaşadı. Yaşayamadıkları o kadar çok şey var ki.
Ama Sezgin ailesi onu hiç boş bırakmadı. Kızları ve torunlarıyla birlikte, son zamanlarda hep iç içeydiler. Tabiatı yeniden keşfe çıkmış gibiydiler. Çocuklar gibi şendiler. Sevgiyle coşkuyla birbirine sarılmış, yumak olmuş Sezginlerin bu yüce bağlılığını ve sevgisini, herkes konuşuyordu. Onu yakinen biliyordu artık Ankaralılar. Ve bütün Türkiye. Sezginler büyük Sezginleri için sıraya girmişler. Ve elini Avrupa ver elini, festivaller, ver elini davetler, ver elini balolar. Uçuruyorlar İsmet Abilerini, dedelerini, kız kardeşler ve torunlar, kıymetli eşeleri yetiyor hayatında. Ve İzmir sevgisi, İsmet Sezgin’in olmazsa olmazı. Hiçbir kimse, İsmet Sezgin gibi İzmir körfezi için böylesi bir özlem, hissetmemiştir.:
Mavi mavi duygulanıyor insan, deme bana/ Söz açma bana İzmir’den/ Anılarım depreşiyor/ Yer sarsıntıları kopuyor içimde/ Parça parça oluyorum/Bölük bölük dökülüyorum sokaklara/ Seni arıyorum
Oysaki sen mavi duygular içindesin/ İmbatla uyanıyorsun
Kaldırımlarda yağmur kokusu/ Başın yıldızlara eriyor
Evrenin yüceliğinde sen varsınsonra gözlerin var / Sonra ellerin/ Kordon boyunda sarı sarı ışıklar yanarYağmur inceden inceden düşer kaldırımlara/ Deniz olabildiğince mavi/ Deme bana/ Deme,/Bozkırdayım/ Toprağını sevmeyen bitkiler gibiyim/ Ellerimde kara kara bulutlar
Ve göz bebeklerimde sen/ Yağmur bekliyorum.
Kitabı piyasada bitti. Ama bu şiir, kendisini sevenlerin dillerinde. “Bir Uzun Soluktur Yaşam” demişti şiirlerinde. Şiire soluğu yetti ama, hayata yetiremedi. Ama biz senin soluğunu, daima üzerimizde hissedeceğiz. Kıyıya vuran her dalga, seni bize söyleyecek acılı acılı. Ve her seferinde beklediğin o yağmurlarla yıkanmış o sevecen yüzünü göreceğiz her seferinde. Bizler de, senin gibi nurlanacağız. Özlem gidereceğiz.
Nur içinde yat “Sevgili Ağabeyimiz.”

O, HEP BÖYLE GHÜLEÇ YÜZÜ İLE ANILACAK

KIZI VE TORUNU İLE

KARDEŞİ MUKADDER SEZGİN İLE BİR DOĞUM GÜNÜ PASTASIYLE BİRLİKTE

DOSTLARI İLE BİRLİKTE

TORUNU HAZEL VE KIZI SEYNAN İLE BİRLİKTE

BANA İMZALADIĞI RESMİ