​ Türkiye'de Islık, İspanya'da Alkış / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '11

 
Kategori
Futbol
 

Türkiye'de Islık, İspanya'da Alkış

Sabırsız ve tahammülsüzüz. İnsanlara karşı acımasız ve empatiden yoksunuz. Kimse bana çıkıp da "biz Akdeniz ülkesiyiz, duygularımız ön planda olur" demesin. İspanya Baltık Denizi ülkesi mi?

Yazıya böyle bir giriş yapmamın sebebi, dün akşam arka arkaya izlediğim iki maç ve bu iki maçta iki farklı ülkenin iki farklı oyuncusuna gösterdiği muameleydi. Birinci maç, taraftarı olduğum Galatasaray'ın Gaziantepsporla oynadığı kupa maçıydı. Elendiğimize üzülmedim, bekliyordum. Elersek sürpriz olurdu benim için. Üzüldüğüm nokta ise, 10 yıldır bu takımda ter döken, ilerlemiş yaşına rağmen sahaya çıktığında canla başla takımı için mücadele etmeye çalışan Galatarasaray Futbol Takımının Kaptanı Ayhan Akman'a yapılan ıslıklı protestoydu. Bir oyuncuyu beğenmeyebilirsiniz, takımınızda görmek istemeyebilirisiniz, onun yetersiz olduğunu düşünebilirsiniz ama ne olursa olsun sahada sizin için ter döken bir futbolcuya(bir kaptanınıza), hele ki o futbolcu uzun yıllar takımınıza emek vermişse, böyle onur kırıcı bir davranışta bulunmak hangi taraftarlığa, hangi aidiyete ve sporun insanları birleştirici, bütünleştirici tarafına sığar.

Bizim maçtan bir saat sonra başlayan Barcelona maçını izlemeseydim, bu blogu yazmayacaktım belki de. İspanyollar(almak isteyene) öyle bir spor, insanlık ve medeniyet dersi verdi ki, bunu yazmazsam içimde kalırdı sonsuza kadar. Barcelona deplasmanda Valencia ile oynuyor. Valencia çok formda, son 11 maçlarını kaybetmemişler ve dünyanın en iyi takımını evlerinde yenmek istiyorlar. Taraftarlar stadı doldurmuş, müthiş bir destek var. Başa baş giden mücadelede 77. dakikada messi golü atıyor ve 1-0 yenik duruma düşüyorlar. Kendi oyuncularına karşı tek bir homurdanma bile yok. Halen alkışla, tezahüratla sonuna kadar desteklemeye devam ediyorlar takımlarını. Ama vurgulamak istediğim nokta bu değil. Rakip takımın oyuncusu olan Andres Iniesta'yı Guardiola maçın sonlarına doğru oyundan alıyor ve Valencia taraftarı, önemli bir kısmı ayağa kalkarak, bu rakip oyuncuyu alkışlıyorlar. Yanlış anlaşılmasın kendi oyuncularını protesto amacıyla değil, iniesta'nın son dünya kupasına İspanya için gösterdiği performanstan ötürü minnet ve takdir duygularını ifade ediyorlar. Yenik durumda olmalarına rağmen bırakın kendi oyuncularını protesto etmeyi, oyundan çıkan bir rakip takım oyuncusuna tevecüh gösteriyorlar ve tek bir aykırı ses yok, bütün stad katılıyor bu alkışa.

İşte iki farklı ülke, iki farklı kültür ve bu iki kültürün iki oyuncusuna karşı gösterdiği tavır. Biri yıllarca kendi takımına hizmet etmiş takım kaptanını oyundan çıkarken ıslıklıyor, diğeri takımı yenilmesine rağmen rakip takımın oyuncusunu alkışlıyor. Şimdi sorarım size, hangi ülkede futbolun oynanabilmesi için uygun bir ortam var? Hangi ülkede futbolcular ayakları titremeden, korkmadan ve büyük bir özgüvenle top oynayabilir? En önemli soru ise şu olmalı bence; İspanya son yıllarda futbolda çok başarılı olduğu için mi oyunculara böyle davranıyorlar, yoksa futbol kültürleri oyuncuların gelişmesine ket vurmadığı, aksine bu gelişmeyi hızlandırdığı için mi başarılı oluyorlar?

Bence oturup bu soruları iyice bir düşünmeliyiz. Rakip takımın oyuncusunu alkışlayalım demiyorum(yani oraya daha uzun bir yol var) ama kendi takımımızın oyuncusunu hem de maç oynanırken ıslıklamak, protesto etmek kime ne fayda getirir, oturup bir sakince düşünelim lütfen. Haftalar önce, yine kalecimiz aykut taraftarın hatalı olduğunu düşündüğü bir gol yediği için, maç içinde ayağına her top geldiğinde ıslıklanmaya başladı. Daha maç oynanıyor ve biz kendi kalecimizin moralini bozuyor ve onu kötü oynamaya sevk ediyoruz. Bu nasıl bir mantıktır, ben çözebilmiş değilim. Bir sene önce Leo Franco hatalı gol yendiği için yine maç içinde ıslıklandı. Ondan önce De Sanctis seyircinin protestosuna maruz kaldı. Bütün bu adamlar çok mu kötü, yoksa biz mi onları kötü oyanmaya mecbur ediyoruz.

Artık taraftarlarımız stadlara gidip izledikleri şeyin bir spor olduğunu iyice özümsemelidirler. Stadlara spor izlemek için gidiyorsunuz beyler, engizisyon mahkemeleri kurmak için değil.

 
Toplam blog
: 32
: 1264
Kayıt tarihi
: 31.07.06
 
 

1979 yılında doğmuşum, kuzey yarım kürede Doğu Karadeniz denilen bölgede merhaba demişim dünyaya...