- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Türkiye'de işsizlik masalı
Türkiye ve Samsun’da İşsizlik masalı
Ülkenin en büyük sorunu ne?
İşsizlik.
Türkiye’de yaklaşık 2.5 milyon, Samsun’da ise 16 bine yakın işsiz var.
Geçmişte de konuşulmuştu, bugünlerde tekrar bahsedildi: Başbakan’la TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu arasında “her işletmenin bir kişi işe alması talebi” bir sohbette daha geçmiş.
Malum, TOBB’un 1.5 milyona yakın üyesi var. Her ne kadar kulağa hoş gelse de; en ufak işletmelere varıncaya kadar neredeyse her önemli iş yerinin Ticaret Sanayi Odaları ve Borsalar üzerinden bağlı olduğu TOBB’un böyle bir şeyi başarması mümkün değil.
Samsun’da değişik vesilelerle OSB ve Sanayi Sitelerindeki sanayiciler ve işletmecilerle konuşuyoruz. Çiftlik, Gazi caddesi, Mecidiye, Fatih Sultan Mehmet Çarşısı, 56’lar ve Atakum’daki önemli esnaftan arkadaşlarla görüşüyoruz sık sık. Tüm bunlar arasında neredeyse; belirli nitelikte olması şartıyla, eleman ve yönetici aramayan yok gibi.
Şimdi bunu nasıl yorumlamak lazım?
Eski sanayideki oto döşemecisi Ali Usta’yla konuşuyoruz geçenlerde. Yanında çalışacak eleman arıyor. Aradığı nitelikler ise, ortaokul ya da lise mezunu bile olması gerekmezsizin, bir meslek öğrenmek isteyen, azimli, meraklı, hevesli, saygılı, ahlaklı ve de az çok eli yatkın olması adayların. Yani bırakın üniversite, lise ya da ortaokulu; bu özelliklerde ve sadece ortalama becerileri olan ilkokul mezunu elemanlar bile değerlendirilecek. Hem de asgari ücrete yakın bir harçlık ve yemek imkanıyla. 40 yılı aşkın zamandır yaptığı işte yalnız kalmaktan bunalmış haliyle, “Samsun’da işsizlik var” diyenlere demediğini bırakmıyor Ali Usta.
Hadi diyelim ki o, bu asgari nitelikleri yeterli buluyor aradığı eleman için.
Diğer işletmeler için durum çok mu farklı sanki? Asgari ortaokul, tercihen lise ve üniversite mezunu adaylar arayanlar ne istiyor başka özellik olarak?
Yeterli bilgisayar bilgisi, belki az çok ön muhasebe, ehliyet, düzgün dış giyim ve iyi iletişim kurma becerisi, öğretilen işi 2-3 ay içinde kavrayacak kapasitede adaylar arananlar.
İş arayan arkadaşlara bakıyoruz;
Yeterli bilgisayar bilgisi var mı, yok. ( Word, Excel programlarının ismini ve internete nasıl girileceğini bilmeyi saymazsak)
Ehliyet var mı, yok.
Ofis içinde değil, dışarıda çalışabilir misin? Hayır.
Daha önce 3-6 ay ya da 1 yıllık bir iş deneyimin var mı? Yok.
Peki bir işi öğrenmek için 2-3 ay bir kurs ve staj dönemi, cüz-i bir ücretle çalışabilir misin? Hayır.
Sigorta, yemek ve yol; 1-2 ay deneme süresi sonrasında olsa olmaz mı? Olmaz.
Hepsi olmasa da çoğunlukta yaşananlar bunlar.
İş başvurusuna anne, baba, eş ya da ağabeyle gelip, her beraber görüşmek isteyenler…
İlk görüşmeye, spor ayakkabı ve kıyafetle, saç-sakal karışmış gelenler…
İlk sorduğu sorular; işin niteliği veya kendisinin ne yapabileceği değil de, ücret ve unvan olanlar…
Her şartı ve imkanı kabul edip, 2.görüşmeye veya iş başı günü işe gelmeyenler…
Ülkede işsizlik en büyük sorunmuş,
Türkiye’de 2.5 milyon, Samsun’da 16 bin işsiz varmış.
Öyle mi?
Hayatın en temel kurallarından biri nedir?
İyi olan kazanır.
Ortaokul mezunuyla Üniversite mezunu,
Elinde birkaç becerisi olanla hiç olmayan,
Spor kıyafetliyle takım elbiseli,
Kirli bıyık sakallıyla sinek kaydı traşlı,
Ailece iş arayanla, kendine bir özgüveni olan,
Hiçbir işe kenarından köşesinden bulaşmamışla, en azından bir şeyi öğrenmeye hevesli, gayretli ve sabırlı olanlar,
Bir iş görüşmesinde en çok dikkat edilecek 5 maddeyi bilenler ve bilmeyenler,
Her çalışılan günün ve ayın, asıl kendi geleceğine yatırım olacağının farkında olanlar ve olmayanlar…
Hiç mi bunlar arasında bir fark olmayacak?
Ülkede işsizlik en büyük sorunmuş,
Türkiye’de 2.5 milyon, Samsun’da 16 bin işsiz varmış.
Öyle mi?
Ben de yeni Amerikan Başkanıyım.
Uçkan APAK