- Kategori
- Gündelik Yaşam
Türkiye'de sosyal yaşamdan örnekler...

Türkiye’de her şeyin güllük gülistanlık olduğu, ‘İleri demokrasi’nin uygulandığı bir dönemdeyiz. İyi hoş güzel de Türkiye’deki yaşam ne âlemde?
TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) yaşam koşulları araştırmasına göre; vatandaşların yüzde 87,5’i evden uzakta bir hafta tatilin giderinin karşılayamıyor.
Vatandaşın yüzde 57’si ‘borçlarımı hiç ödeyemiyorum’ diyor. Halkımızın yüzde 83’ü limitine kadar borçlu!
“İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” diyenlere kanıp, sandıkta oyları belli kesime yağdıran sağduyulu(!) halkımızın yüzde 63’ü ‘et ve balık’ yiyemiyor. Bunu ben söylemiyorum. Bu devletin resmi istatistik kurumunun rakamları!
Halkımızın yüzde 81,7’si yaşamına evlendiği mobilyalarla devam ediyor. Yüzde 65,7’si beklenmedik harcamalarını karşılayamıyor. Yüzde 36,8’i kışın soğukta oturuyor, yani evinin ısınma ihtiyacını tam olarak karşılayamıyor.
Yani sizin anlayacağınız “İçimizdeki Somalilerden” kimsenin haberi yok!
Cezaevlerinde bir yatakta en az iki kişi yatıyor. 2002 yılında suç işleyenlerin sayısı 59 bin 429 iken bu sayı 2011’de 127 bin 015 kişiye çıkmış.
Sizin anlayacağınız her bakımdan gelişip, serpilmişiz. 2002 yılından bu yana, son 9 yılda tutuklu ve hükümlü sayısı tam 113,7 artmış.
Türkiye açılan ceza davası sayısında Avrupa’da bir numara! Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de her 100 bin kişi başına yılda ortalama 2 bin 260 ceza davası açılıyor. Hani çoktan iflas ettiği söylenen, bizim gibi uzun zaman terörle mücadele eden İspanya’da bu rakam ne kadar biliyor musunuz; sadece 549!
Türkiye her 100 bin kişiye düşen hâkim sayısı konusunda tüm Avrupa ülkeleri arasında yine en sonda! Almanya’da her yüz bin kişiye düşen hâkim sayısı 25 iken Türkiye’de bu sayı sadece 9!
TÜİK rakamlarına göre; Türkiye’de 2000 yılından sonra boşanmalarda rekor kırılmaya başladı. 2000 yılında binde 0,52 (her bin kişide 52 kişi) olan boşanma sayısı “Çağ atladık, süper güç olduk” denilen 2010 yılında binde 1,62'ye (yani her bin kişide 162 kişi) ulaşarak rekor kırmış.
38 OECD ülkesi arasında 6,5 yıllık eğitimle, en az eğitim alan ülke Türkiye! Kadınlarda eğitim düzeyi son 9 yılda düşme eğilimine girmiş. İnşallah bundan böyle, 4+4+4 sayesinde bu sayı daha da düşecek!
Yine OECD rakamlarına göre 38 ülke arasında Türkiye eğitime en az para ayıran ülke! İzlanda’da Eğitime ayrılan pay toplam gelirin yüzde 7,17'si iken Türkiye’de ise sadece yüzde 3,61.
Olmamak için direndiğimiz Yunanistan ilk sekizde.
Kore halkının yüzde 63,1’i yüksek öğrenim görmüş. Türkiye’de bu oran kaç biliyor musunuz? Orta yaşlarda yüzde 9,9, gençlerde yüzde 16!
Yunanistan gibi olur muyuz?
Çünkü orada bu oran yüzde 30.
OECD rakamlarına göre sağlığa en az para ayıran 5 ülkeden biri Türkiye. Bizden kötü Rusya ve Çin gibi kalabalık ülkeler var. Amerika kendi vatandaşına gayrisafi milli hâsılasının yüzde 18’i kadar sağlık harcaması yaparken Türkiye’de bu oran; kamu kesiminde yüzde 4,4, özel kesimde ise yüzde 1,6!
Türkiye’de her 1.000 kişiye sadece 2,5 hasta yatağı düşüyor! Yine her 1.000 kişiye sadece 1,6 pratisyen doktor düşüyor. Aslında moral bozmaya gerek yok. Bu rakamlarla Hindistan’ın sadece bir sıra altında yer alıyoruz.
Avrupa mı?
Bize oradan ekmek çıkmaz. Orada yine en sondayız.!
Dünyada gelişmişlik düzeyi denilince bebek ölümlerine bakılır değil mi? Yine OECD rakamlarına göre her 1.0000 doğum başına 13,1 bebek ölüm oranıyla Türkiye en son sıranın bir üstünde. Meksika’dan biraz daha iyiceyiz. Benzemek istemediğimiz Yunanistan’da bu oran ne kadar? Yunanistan’da bu oran her 1.000 bebekte 3,1!
Benzememekte fayda var!
Ar-ge yani araştırma ve geliştirmeye en az kaynak ayıran 5 ülkeden biriyiz !(GSYH’nin sadece 0.85’i). Peki, bu konuda ilk sırada kim var biliyor musunuz? İsrail! İsrail GSYH’nın yüzde 4,25’ini bilim ve tekniğini geliştirmeye ayırıyor.
OECD ülkeleri arasında evinde bilgisayar bulananların oranı bakımından en kötü üç ülkeden biriyiz. Yani sondan üçüncüyüz. İzlanda’da her yüz evden 92’sinde bilgisayar varken, Türkiye’de her 100 evden sadece 27,3’ünde bilgisayar var. Bu oran Yunanistan’da ne kadar dersiniz? Yunanistan’da her 100 evden 48’inde bilgisayarlar var.
Gelelim hayati konulara:
Ülkemizdeki asgari ücretin ne işe yaradığını bilen var mı? Evet, bizde asgari ücret 22 günlük beslenmeye yarıyor!
Ya emekli maaşı?
Emekli maaşı da 27 günlük beslenmeye dayanabiliyor!
Türkiye, 40 OECD ülkesi arasında emeklilere en az harcama yapan sondan 5. Ülke. “Yunanistan gibi oluruz” diyerek bizi korkutanlar, Yunanistan’da bu rakamın ne olduğunu biliyor mu acaba? Emeklisine en çok yatırım ilk 10 ülke arasında Yunanistan 8’inci sırada.
Türkiye mi?
Biz 34’üncüyüz!
Bizde asgari ücret ne kadar?
701 lira!
Türk-İş’in 2012 Nisan ayı için hesapladığı yoksulluk sınır ne kadar?
950 lira!
Sonuç mu?
Asgari ücretli aç!
Yunanistan gibi olmakla korkutulduğumuz şu günlerde, Yunanistan’da asgari ücret ne kadar dersiniz?
Yunanistan’da asgari ücret 877 Euro.
Peki, Türkiye?
Türkiye OECD ülkeleri arasında asgari ücret bakımında Slovenya, Malta ve krizdeki Portekiz’den bile çok geride.
Türkiye’de “Eurostat-AB araştırma biriminin rakamlarına göre en düşük asgari ücret ödeyen 11 ülkeden biri.
Lüksemburg’da asgari ücret 1.801 Euro iken Türkiye’de sadece 363 Euro.
Ben daha ne söyleyeyim ki…