- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Memurlara verilen 2012 zammı nasıl vergi olarak geri alındı?

Ülke gündemini uzun zaman işgal eden ve ‘İleri demokrasi’nin en güzel örneklerinden birisi, bildiğiniz gibi memur ve memur emeklilerine verilecek zamdı.
Önce değiştirilen anayasa maddesine uyum yasaları çıkartılmadı. Sonra çıkartılan kanunu kendi taraflarına yonttular! Netice itibarı ile bundan bir ay kadar önce memur maaş artışları belli oldu.
Memur ve emeklilerinin maaş artışı ile ilgili düzenlemeler yapılırken, ağzı olan konuştu. Hatta ülkemizin Yunanistan gibi olacağı bile söylendi. Maliye Bakanı her gün çıkıp, bütçe dengelerinden söz ederek, memur ve emeklilerinin bütçe dengelerini nasıl sarstığını açıkladı!
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı bakanımız, sanki bu zamana kadar hiç yapmadıkları işmiş gibi, memurlara verilecek zam, bütçenin dışına taşarsa, o zaman zam yapmak zorunda kalırlarmış. İyi hoş güzel de, siz bu zamana kadar, zam vermeden ne kadar zam yaptınız? Zorunlu tüketim mallarına yaptığınız zamlarla, ayarladığınız ÖTV gibi kalemler, memur ve emeklilerinin cebinden ne kadar götürdü? Bunun hesabını yaptınız mı?
Zamdan girip, verilen zammın ne kadar kadük kaldığına gelecekken, siyasilerin söylemlerinde bulduk kendimizi…
Hani zammın fazlalığından dem vuran Maliye Bakanı, verilen zammı nasıl gere alacağını buldu! Gelin nasıl olduğuna bir bakalım. Önce Maliye Bakanlığının aylık bütçe rakamlarına bir göz atalım.
Maliye Bakanlığı'nın Aylık Bütçe Gerçekleşmeleri Mayıs ayı sonuçlarına göre; bütçe, 2012 yılı Mayıs ayında 4.6 milyar TL fazla verdi. Ancak hükümetin eli yine vatandaşın cebindeki üç kuruşta! Çünkü 2012 yılı mayıs ayında vergi gelirleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,7 oranında artarak 26,5 milyar TL'ye yükseldi.
Vergi türleri itibarıyla 2012 yılı Mayıs ayı gerçekleşmelerine bakıldığında geçen yılın aynı ayına göre; banka ve sigorta muameleleri vergisi yüzde 28.2, kurumlar vergisi yüzde 25.8, özel tüketim vergisi yüzde 13.9, gelir vergisi yüzde 12.1, dâhilde alınan katma değer vergisi yüzde 11.4, damga vergisi yüzde 10.9, harçlar yüzde 9.4, ithalde alınan katma değer vergisi yüzde 3,8 ve diğer vergiler tahsilatı yüzde 6,7 oranında artış gösterdi.
Görüldüğü gibi bütçe gerçekleri hiçte iktidarın söylediği gibi değil. Elbette Maliye Bakanlığının görevi vergi gelirini arttırmak! Bunu artırırken de, kazanandan alıp, bunu eşit şekilde paylaştırmak. Öyle mi oluyor dersiniz?
Toplu görüşmelerde memura verilen yüzde 4'lük zam vergilere gitti.
Nasıl mı?
Şöyle ki; 10 bin liranın üzerinde yıllık geliri olan memurların ödedikleri vergi yüzde 15’ten yüzde 20’ye çıkartılarak! Düşük maaşlı memurların bile ödeyeceği gelir vergisi oranları Haziran ayında yüzde 15'ten yüzde 20'ye çıktı. Böylece Haziran ayı itibarı ile altı aylık brüt ücretlerinin toplamı 10 bin TL'yi geçen yaklaşık 1 milyon 900 bin memur, bir üst vergi diliminden vergi ödemek zorunda kaldı. Haziran ayında yüzde 4 zam alan memurlar da gelir vergilerine gelen yüzde 5'lik artış dolayısıyla maaş artışından faydalanamamış oldu. Hükümet bir eliyle verdiğini öbür eliyle geri aldı.
Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi'nin yaptığı araştırmaya göre; Mayıs ayında ek ders ücretleri de dâhil 223,5 TL'den gelir vergisi ödeyen bu öğretmen; yüzde 20'lik vergi dilimine girdiği Haziran ayı sonrasında 298 TL gelir vergisi ödeyecek. Buna göre 89 TL zam alan öğretmenin ödediği vergi 74,5 TL artacak. Böylece yüzde 4'lük zam bir öğretmenin maaşına yalnızca 14,5 TL olarak yansıyacak.
Araştırma, diğer kamu görevlileri için de durumun aynı olduğunu gösteriyor. Öyle ki; 1. derecenin 4. kademesindeki bir mühendis de Haziran ayı itibarı ile bir üst dilim olan yüzde 20 oranıyla vergilendirilecek. Mayıs ayında 205 TL olan gelir vergisi tutarı, 69 TL'lik artışla, Haziran'da 274 TL'ye çıkacak ve 115 TL zam alan bir mühendisin eline geçen maaş, yalnızca 46 TL artacak.
Aynı şartlardaki bir doktorun ödediği gelir vergisi ise Haziran ayında 281 TL'den 374 TL'ye çıkacak. Böylece bir doktorun maaşına, 147 TL zam gelmesi gerekirken, eline geçen zam 54 TL'de kalacak.
Kamu görevlileri arasında gelir vergisi bakımından en mağdur kesim, hiç şüphesiz sözleşmeli personel. Maaşı yaklaşık 2 bin 150 TL olan bir sözleşmeli personelin ödediği gelir vergisi, Mayıs ayında 104 TL artarak 312 TL'den 416 TL'ye çıktı. Toplam 86 TL maaş zammı alan bu sözleşmeli personel, ödediği verginin 104 TL artması nedeniyle maaşında 18 TL'lik bir azalma yaşadı.
Türkiye'de gelirin yüzde 10-15'ini alan çalışanlar, toplanan gelir vergisinin yüzde 65'ini ödüyor. Burada adaletten söz etme imkânı var mı? Haziran ayında zamlı maaş alacağını umut eden birçok memur, gelir vergisi oranı yüzde 15'ten yüzde 20'ye çıktığı için daha düşük maaş alabildi.
Hükümet bir eliyle zam olarak verdiğini, öbür eliyle vergi olarak geri aldı. Bugün memurların yüzde 80'e yakınının ödediği vergi oranı, yüzde 15'ten yüzde 20'ye yükselmiş durumda. Ekim ayından sonra tüm kamu çalışanları yüzde 20'lik dilime girmiş olacak. En düşük maaş alan bir hizmetli bile, gelirinin yüzde 20'si kadar gelir vergisi öderken; iş adamları, sanayiciler, işletmeciler, çeşitli yollarla daha az vergi ödemeyi başarıyorlar. Hele yandaşlar hiç ödemiyor! Onlar Deniz Feneri’ne bağışta bulunuyorlar!
Dünyada, çalışanların bu denli mağdur edildiği başka bir ülke var mı acaba?
Yetmez ama EVET!