​ Türkiye ekonomisinde alarm zilleri çalıyor ! / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Türkiye ekonomisinde alarm zilleri çalıyor !

Türkiye ekonomisinde alarm zilleri çalıyor !
 

DOLARIN ATEŞİ TÜRKİYE'Yİ YAKABİLİR...


Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Babacan, Maliye Bakanı Şimşek ve Kalkınma Bakanı Yılmaz'ın 8 ekim 2013 günü yaptıkları ortak basın toplantısında  birinci önceliğin cari açığı azaltmak olduğuna vurgu yapıldı! Çok güzel! Peki cari açığı azaltmak önerilen ne? Milli ekonominin güçlendirilmesi, vergi oranlarının azaltılması, yeni iş alanları yaratılması, yatırımların ve ihracatın artması mı? Hayır değil! Peki ne? Şu:

Yurt içi tasarrufları artırmak, mevcut kaynakları üretken alanlara yönlendirmek ve ekonominin verimlilik düzeyini yükseltmek, enflasyonu düşürmek! Birader ben ekonomi uzmanı değilim ama bu çözüm önerilerine karga yavruları bile gökdelen tepelerinden taklak atarak güler! Milletin, dar gelirlinin, işçinin, emeklinin tasarruf yapacak hali mi var?  Herkes kredi kartına ve taksitli satışlara abanmış ve Dolar 1.9 TL’yi geçmiş iken?  Ayrıca “mevcut kaynakları üretken alanlara yönlendirmek ve ekonominin verimlilik düzeyini yükseltmek, enflasyonu düşürmek”  laf ola beri gele söylenmiş beylik sözlerdir. Bunlar yıllardan beri söylenir, ne verimlilik artar, ne de enflasyon düşer! Devlete ait fabrika ve tesisleri ona buna satarak özelleştiriyorsunuz, devletin geliri azalıyor, bu sefer açığı kapatmak için vergileri artıyorsunuz! Sermaye sınıfı zenginleşirken halk gitgide fakirleşiyor! Böyle ekonomi politika olur mu?

Üstelik Babacan 2013 sonu itibariyle iç tasarrufun milli gelire oranının % 12,6'ya gerileyerek tarihin en düşük seviyesine indiğini söylüyor ve 'Bu hiç istediğimiz bir durum değil. Gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu oranın ortalama yüzde 33.1 olduğunu görüyoruz. Bu konuda ne yazık ki en düşük noktadayız' diyerek endişesini dile getiriyor!  Felaket senaryosu mu? Hayır değil gerçeğin ta kendisi !

Cari açığı önlemek için alınacak  önlemlerin içinde kredi kartları da var! Bu konuda kredi kartı limitini gelir beyanına dayandırmak, taksit sayısını sınırlamak, bir yıl içinde üç kez asgari tutar ödeyenin  kartını  iptal etmek  gibi çok sert önlemler öngörülüyor. Bu işe bankalar ne der bilemem ama, bu sert önlemlerle halkın daha da perişan olacağı, kredi kartı intiharları ve ölümlerinin artacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

Bir başka gözden kaçan tehlikeli durum da bankaların topladıkları mevduattan daha fazla, ya da, karşılıksız kredi kullandırması! Neden? Çünkü yurt içi tasarruf yok. Millet parasını bankaya yatırmıyor, mevduat olarak koymuyor, bankalar para bulmakta sıkıntı çekiyor. E o zaman bankalar mevduat fazlası krediyi nasıl veriyor? Nereden para buluyorlar? Yurt dışından kredi alarak ! Babacan şöyle diyor: "Bu çark nasıl dönüyor? Bankalarımız dışarıdan da borçlanıyor.” Yani bankalarımız mevduat yetersiz olduğundan yabancı  bankalardan “kredi” alıyor! Bankalar da borçlu! Borçlu olamayan yok! Çark dönüyor, ama alarm zilleri, çanlar çalıyor!  Kimse oralı değil! Türk ekonomisini Deli Dumrul mu yönetiyor?  Kredi kartlarıyla veya hayali faiz lobileriyle uğraşacağınıza siz önce milletvekili maaşlarında bir indirime gitsenize bakalım! Yolsuzlukları, rüşvetleri önlesenize!

(Kaynak: Wall Street Journal Türkiye)

 
Toplam blog
: 129
: 1871
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1968 yılından bu yana dinler tarihi, mitoloji, sosyoloji, antropoloji, dinbilim, teozofi, metafiz..