- Kategori
- Siyaset
Türkiye-Ermenistan maçından arta kalan

Hepimizin malumudur, Cumartesi günü oynanan Türkiye-Ermenistan maçı. Maçtan çok Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ermenistan’a maçı izlemeye gidip gitmeyeceği merak konusu oldu. Bu mevzuu için televizyonlar maç öncesi canlı yayında bağlanan uzmanlarına sordular oralara gitmek doğru mu değil mi diye?
Kimi gitsin dedi, kimi hayır olmaz sakın ha böyle bir şey nasıl olur diye tepki gösterdi.
Peki ya neticede ne oldu?
Bu kıyameti koparanlara soruyorum. Maçı izleyen Türkler ve Sayın Gül hakarete ve taarruza mı maruz kaldı?
Bilakis belki de Ermenistan ile kurulacak iyi ilişkilerin tohumları atıldı. Ülkemizin komşularıyla iyi ilişkiler kurma yolunda attığı adımları gönülden desteklemek gerekmez mi?
Hatırlayınız. Ülkemizin itiş kakışta olduğu dönemleri. Savaşın eşiğine geldiğimiz Suriye’yi, İran’la olan kötü münasebetleri hatırlayınız lütfen.
1998 yılında neredeyse savaşa girecektik Suriye ile. Peki ya İran? PKK destekçisi diye istikrarlı münasebetimiz yoktu bu ülkelerle. Şimdi İran’la doğalgaz ve elektrik hususlarında alış verişimiz var ve aynı zamanda PKK’yı vuran ülkelerden biri de İran.
Şimdi bana şu suali iletebilirsiniz. İran Amerika ile ilişkilerinde bizi yanına çekmek için yapmıyor mu bunu?
Ben de şu yanıtı iletirim size. Uluslararası İlişkilerde menfaat esastır. Ülkeler menfaatleri istikametinde hareket ederler.
Hatırlayınız lütfen İran-Irak Savaşı’nda Amerika Birleşik Devletleri Saddam’ı desteklemişti. Peki, savaş bittikten iki sene sonra ne oldu?
Saddam İran ile olan savaşında kendisine destek olan Amerika Birleşik Devletleri tarafından taarruza maruz kalmadı mı?
Nihayetinde de ipini de Amerika Birleşik Devletleri çekmedi mi?
Şimdi biz yıllardır kötü münasebetlerimiz olan Ermenistan ile pek ala iyi ilişkiler kurabiliriz. Türkiye-Ermenistan maçına da bu pencereden bakarsak daha doğru düşüneceğimiz kanaatindeyim.
Şu da çok ilginçtir. Bu diplomatik barış atağına “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” düsturunu benimsemiş Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Ana Muhalefet Partisi’nden tepki gelmiştir.
Yoksa muhalefet etmek için bir bahane mi arıyorlar? Diye de sormadan edemiyoruz doğrusu.
Muhalefet etmek için birçok mevzuu varken içlerinden bu maç hadisesini seçmek “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” diyen Atatürk’ün partisine hiç ama hiç yakışmamıştır.
Umarız bu maç Ermenistan ile başta da belirttiğimiz gibi iyi ilişkiler kurulmasına vesile olur.
Şunu da unutmamak gerekir ki sağlanacak barış ortamı iki ülkenin menfaati icabıdır.
Bu gelişme de en çok Türk-Ermeni münasebetlerinde sorun yaratan Ermeni Diasporasına ve ülkemizin bu hususta en çok başını ağrıtan ülkelere azami darbe olacaktır.