- Kategori
- Kent Yaşamı
Türkiye'nin doğusu asla gelişemiyecek - II

İlk yazımda Doğu Anadolu’nun niye gelişemiyeceği konusundan bahsetmeye çalışmıştım. Doğu Anadolu bölgesi yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en büyük coğrafi bölgesi. Topraklarının nerdeyse ¾’ ü deniz seviyesinden ortalama 2000 m yüksekte oluşu bölgenin farkı özellikte olmasını sağlar, dolayısıyla öncelikle Doğu Anadolu’yu bir başka değişle Türkiye’nin çatısı anlamamız gerek, çatılarla doğru bir şekilde ilgilenmezsek her zaman problem çıkaracığını bilmemiz gerek.
“Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi’nin Erzurum’da iken bir hikaye anlatır, kedi damdan dama atlarken havada donmuş kalmış güneş çıkıncada buzları erimiş miyavlayarak yere düşmüş sonrada yoluna devam etmiş”
Ortadaki karamsar tablodan ama gerçeklerden bahsederken, bazı arkadaşlarım dağlık bölgelerinde gelişebileceği örnek olarakla İsviçre’yi gösteriyorlar. Bu bir istisna ayrıca bu ülkenin ekonomik güçü malum bankalarındaki kara paralardan geliyor, burda paranın kaynağı yasalar gereği sorulmaz ister uyuşturucu satın ister, kadın ticareti yapın vs. önemli değil. Dolayısıyla kara paranız varsa veya mal varlığınızı saklamak istiyorsanız adres belli. Konumuza dönersek;
Tablo ne kadar karamsar olursa olsun tabiki bir şeyler yapılabilir, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ETSO) 2010 da gerçekleştirdiği Doğu Anadolu Bölge Çalıştayı ve Ortak Akıl Platformu Toplantısı; Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan Doğu Anadolu raporu; çok değerli hocamız Prof Dr Ali Demirsoy’un hazırladığı raporlar bölge için yapılacak konusunda önemli bilgiler veriyor.
Yapılması gerekenleri özetlersek; en büyük sorunlardan biri ucuz ulaşım, burda sanayiniz gelişse bile bölge ürünlerinizi başka yerlere götürmenize çok kolay izin vermiyor. Bunun için en akılcı çözüm demiryolu olarak gözüküyor. Bir başka sorun köylerin çok sayıda birbirinden çok uzak dağınık olması. Bu yıl hepimiz, kış mevsiminde kapanan yüzlerce köy yolunu açmak için harcanan emek ve parayı haberlerde izledik. Bu köylerin acilen bir uygun yerlerde bir araya toplanması iyi bir çözüm gibi gözüküyor, hatta bence gerekirse köylere elektrik, ulaşım, telefon vb gibi hizmetleri kesip göce zorlamak gerekir, ilk bakışta kulağa çok hoş gelmiyor bende farkındayım. Tabi bu maddenin uygulanması için yerleşim yerlenin önceden belirlenip, evlerin inşa edilip, tarla, meraların iyi bir şekilde belirlenmesi gerekir.
İlk yazımda olduğu gibi bu yazımda da terörden hiç bahsetmedim, çünkü bütün bu raporlarda belirtilenler yapılırsa artık Doğu Anadolu bölgemizi terör ile birlikte anmak zorunda kalmıycaz.
Tabi bütün bunları düşünürken gerçekci olmak gerek buranın hiçbir zaman bi Marmara bölgesi olamıyacağını ve Türkiye’nin çatısının şu an akıttığı unutmamamız gerek.