​ TÜSİAD'ın Anayasa Taslağı... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '11

 
Kategori
Güncel
 

TÜSİAD'ın Anayasa Taslağı...

TÜSİAD'ın Anayasa Taslağı...
 

Malumunuz olduğu üzere, ülkemiz 12 Eylül referandumundan sonra ‘İleri Demokrasi’ ile idare edilmeye başlayınca, her zaman ülkeyi dizayn etmek isteyenler, yine sahneye çıkıp, kendi kafalarındaki düşüncelerini halkla paylaşıyorlar. 

Bunlardan birisi de TÜSİAD… 

Bir zamanlar gazete ilanları ile iktidarı eleştiren ve hükümetin istifasını isteyebilen bu kurum, şimdilerde içeriği bile belli olmayan ‘Açılım’ları destekleyip, Diyarbakır’da halay çekerek, halkın ne istediğine bakmadan, halktan kopuk vaziyette, özellikle bertaraf olmamak için yepyeni bir anayasa taslağı ile kamuoyu önüne çıktılar. 

Öncelikle taslakta önemli gördüğümüz konuları ele alıp, sonra da kendi görüşümüzü aktaralım. 

Evet, ÜSİAD'ın yeni anayasa taslağı: 

Türk milleti ve Türklük kavramı yer almamalı! Ana dilde eğitim verilmeli! TSK, Savunma Bakanlığı'na bağlanmalı! Üniter yapı esnetilmeli! Bölgeli devlet yapısı olmalı! Anayasada değiştirilmeyen tek madde olmalı. (O maddede yönetim yapısı Cumhuriyet) 

* Türk milleti veya milliyetçiliğe atıf yapan ifadeler ve etnik çağrışımı olan vurgular bulunmamalı. Vatandaşlığın tanımlanmasında Türklük kavramına yer verilmemeli…
* Yeni anayasa milliyetçiliğe yer vermemeli, çoğulcu bir felsefeye sahip olmalı ve farklı kimliklere hak temelli yaklaşmalıdır.
* Ulus kavramı hukuki nitelik taşımadığından, Anayasa'da "Türk Milleti" veya milliyetçiliğe atıf yapan ifadeler ve etnik çağrışımı olan vurgular yer almamalıdır.
* Vatandaşlığın tanımlanmasında Türklük kavramına yer verilmeden, vatandaşlık bağı devletle birey arasındaki anayasal bir ilişki olarak tanımlanmalıdır
* Yeni anayasada parlamenter sistem benimsenmelidir. Cumhurbaşkanı bugün parlamenter sistemin özelliklerine uygun olmayan bir biçimde geniş yetkilere sahiptir; bu yetkiler sınırlandırılmalıdır
* Nüfus kâğıtlarında din hanesi bulunmamalıdır.
* Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmalı
* Yeni anayasa, başörtüsü ile ilgili görüş ayrılıklarının çözüme kavuşturulmasında bir fırsat olarak değerlendirilmelidir
* Demokrasinin yerel düzeyde güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım, yerel yönetimlerin etkinlik ve verimliliğini artıracağı gibi, özellikle Güneydoğu'ya hâkim olan Kürt sorununun ve diğer kimlik sorunlarının çözümüne katkı sağlayabilecektir
* Anadilinde eğitim ve anadilin öğrenimi konularında adım atılması için gerekli toplumsal ve pedagojik (öğretmen yetiştirilmesi, müfredat hazırlanması vb.) altyapının oluşturulmasına ilişkin tedbirler alınmalıdır. 

Evet, isminin en başında Türk kelimesi bulunan bir sivil toplum kuruluşu, Türklüğe savaş açıyor! Sen önce kendi ismindeki Türk kelimesinden kurtul, sonra Türklük kavramını Anayasadan çıkartırsın. 

Ülkenin bölünmesine çanak tutuyor! Bu ülkenin kurtulmasına ve kurulmasına zerre kadar katkı yapmayanlar, ülkenin bölünüp, parçalanıp, güçsüzleşmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. 

Halktan kopuk, halkı idare etmeye çalışanlar, halkın gündeminden çok farklı konularla halkı oyalamaya, uyutmaya çalışıyorlar. Halkın iş, aş gibi sorunlarına hiç eğilmiyorlar. Asgari ücret tespit edilirken, gariban halka üç kuruşu çok gören zihniyet, halk adına anayasa taslağı hazırlayıp, bertaraf olmamak için yağ çekiyor. 

Ülkenin etnik yapıya göre parçalanmasını talep edenler, öncelikle dilden girmek istiyorlar. Milliyetçiliği anayasadan çıkartmak isteyen zihniyet, halay çektikleri kişilerin nasıl milliyetçi olduğunu bilmiyorlar. Oysa savundukları kişiler, milliyetçiliğin en alasını, kafatası milliyetçiliği yapıyor! Bu ülkede kaç çeşit dil ve lehçenin kullanıldığından bihaber sırça köşk sakinleri, ana dilde eğitim için bastırıyorlar… 

Özgürlük ve demokrasi’yi türbana indirip, bir yerlere şirin görünmeye çalışıyorlar. Oysa bu ülkede 13 milyon yoksul insan var. O insanların insanca yaşayabilecekleri bir sistem için seslerini çıkartmıyorlar. Bu ülkede 22 milyon insanın sosyal güvencesi yok, o konuda bırakın görüş belirtmeyi, kendi işyerlerinde kaçak işçi çalıştırıp, sosyal güvenlik payını ceplerine indiriyorlar. 

Ülke insanını kendileri gibi mutlu azınlık olarak görüp, ülkenin anayasadan başka bir sorunu yokmuş farz ediyorlar. Elbette demokratik bir anayasa yapılmalı. Ancak; anayasanın yapılması hiçbir zaman tek başına yetmiyor! Uygulanmalı da! 

Bildiğiniz gibi anayasanın birçok maddesi bu güne kadar değişti. Hangisi tam olarak uygulandı? 

Anayasadaki değişiklikler herkes için olmalı ve herkes için uygulanmalı. Belli bir zümre için uygulanmaya başlarsa, bu işin sonu faşizme doğru gider. O zamanda en büyük yarayı, bertaraf olmamak için çırpınan, ancak yandaş olmayan işadamları görür. Yani TÜSİAD’çılar! 

Eğer yeni bir anayasa yapılacaksa, toplumun her kesimini temsil eden bir Kurucu Meclis kurulup, bu meclis tarafından hazırlanan taslak, mecliste temsil edilen siyasi partilerin oy birliği ile kabul edilerek, yürürlüğe girmelidir. Anayasalar toplumsal uzlaşı metinleri olması nedeniyle, her kesimi tatmin edici olmalıdır. 

Tabi ülkenin bölünmesini isteyenler için farklı bir model oluşturmak gerekmiyorsa! 

Bildiğiniz gibi ülkemizde kendini farklı gören bir çok grup ve grupçuklar var. Halk nezdinde oyları yüzde 5 civarında olsa da, onlar kendilerini bu toplumun efendisi olarak görüyorlar. Bu topluluk, barış ve demokrasiyi dilinden düşürmezken, bölgelerinde hüküm süren feodal yapıya, ağalık, şıhlık, şeyhlik gibi düzene seslerini çıkarmıyorlar. Düzen böyle gitsin, biz bölgemizin efendisi olalım!
 

 

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..