- Kategori
- Güncel
Tut fesini kimse kaçırmasın

Seni anlamanın fikirlerin keskin görüşlerinin eseri olduğunu bilmek en değerli hazinedir.
Fakirin yemeği çorbadır. İsteyen içine zengin içler soslar hazırlar, fakirin çorbası ise çorba tasının iriliği içinde çıkan dumanlardır, tuzu olsunda içindeki malzemenin kalitesi onu pek enterese etmez. Bismillah değip kaşık sallar.
“Yokluk ateşten gömlektir giyene; aşk olsun” derler büyüklerimiz. Şimdi bu sözlerin yazıldığı tarih sayfaları gerimi? Geldi ne sanki zamanları yaşıyoruz.
Bu gidişe dur. Diyen olmadığı gibi ekmeğine yağ sürerken şimdilerde üzerine birde bal ilavesi yapanlar var. Koca dünya kime kalmış ki bizlere kalsın. Gelen gitmek için konan göçmek içinde memleketin huzur çıtasına dikenlere mi kalacak sanırlar.
Rabbim… Çorba içenine sofrasında “kuşsütü” eksik olmayanı onun bu fazlalıktan karın mide ağrısı çektiğini de görüyor. Sosyetik züppeler hayat hep sizlerin dizginlerinde mi kalacak. Gün olur devran döner ama hepimize dönerde ona yanarım.
Şimdilerde popüler olanlar içerisinde adet ve geleneklerimizi önce “tu kaka” değip aşağılatanlar şimdi de içimizi değerlerimizi zamana uygulattırmada yani tabiri caizse sindirerek alıştırmaya başladılar.
Vejetaryen yemekleri, kardeşim ne oluyoruz “eti katil ilan ettiler “. Yemeğin ölürsünüz. Ağlamanın ölüme çaresi yok ki “konuşuk olsunda olmaz. ABD, anamız AVRUPA babamızmı ne? Bizi “Sakarya’da, Dumlupınar’da bertaraf edemeyenler kendilerinin katledecekleri topraklarda “bırakın yok olurlar “politikasını da bize iyilik altında yedirmeye çalışıyorlar. Bana ABD’nin “HROŞİMA” DA yaptıkları felaketler zincirini hatırlatıyor. Yakında ithali için meclis komisyonlarını kapılarını aşındıranlar “bir kanunla “mallarını yani para katlı zehirlerini yurdumuza sokma izni alırlar sanırım. Topraklarımıza canımıza “sindirerek “enjekte ederler.
Yurdumuzu parçalayıp menfaatleri için kumanyalarını hazırlamakta çok aceleci davranan düşmanlarımız (zaten hiç dost değillerdi) ellerinde oyuncak olmak üzereyiz. Ölüm bize farz kılındığında insanoğlu yakınından ayrılmamış onu sırtında taşımış, taki bir kuşun defin işlemini görene değin, elbet sonra kabullenmiş ama mezarlarına onun için sahip zira son durak o, mekân. Düşüncem odur ki o, ”mertek “üzerimize örtünmeden nasıl yaşadığımızı nasıl istiklal ve cumhuriyetimize sıkıca bağlı kalmayı namusumuz misali sahip çıkmamızdır.
Nenem Rahmetli derdi_ oğul “Tut fesini kimse kaçırmasın “.Korkarım öğlemi olacağız ne? Dersiniz, Cumhuriyetin Bekçileri…