- Kategori
- Resim
Tuvalle zaman
Gözümü kapattığımda mor çicek kokusu götürüyor gideceğim yere kadar işte yine aynı anda zaman acıları geçiriyor. Zaman fotoğrafları sarartıyor. Sabah yine taze mis kokulu simit istiyor ki yanına buharı çıkan sıcak çay, akşam üstü okkalı kahve. Birde her yıl aynada yüzümdeki çizgilerin daha belirgenliğini görüyorum, o değişirde içindeki o gülüşler hiç yaşlanmaz ve bana mevsimler fark ettirir kendini, ben işte o soğuk kar yağmasına sonra bıraktığı sessizlik dingisine bayılır bir de orman içindeysem o her güzel lezzete değer.
Akla gelen tatlı hatıralar gülümsetir yüzümü sonra gamzem belirleyene kadar gülerim. Çok dinlediğim sezenle aynı anda mırıldanırım. birde elimde fırça bembeyaz tuval varsa karşımda, renkli boyalarım arkadaşlık yapar ellerime, parmaklarım artık boya ve tuvalin arasında, düşüncelerimi dışarı çıkarmaya uğraşır dururlar.(Rainbow lorikeet) Adını çirkin taktığım kuşum geldi omzuma kulağıma bağırıyor onu duymam için, şeker istiyor, birazda şımarık kendileri, Tuvali bitirince kırıldığım yerden çiçek açtığını anlarım. Alışırım… Ben her halime,
Bence yaşı kaç olursa olsun..!
Yorgun kadınların hisleri kuvvetlidir..
Veda vakti demenize bile gerek duymazlar...
O verdiğiniz mesajı çoktan anlamış, duygularını toplamış, kendi yolunu tutmuştur..!
Bu gidiş kadını daha da kadınlaştırır..
Gidenin arkasından bakacak kadar, hayatın uzun olmadığını anlamıştır...
Ve gizem kadına her yaşta yakışır..!