- Kategori
- Güncel
TV Evlenme Programları

Televizyon ekranlarındaki Evlenme Programları bir çok bakımdan tenkit edilmesine ve inceden alaya alınmasına rağmen aslında çok iyi bir sosyoloji laboratuvarıdır, bence.
Bir kere toplumumuzun eğitim ve kültürel aynası gibi bu programlar. Gençler ortaokul ve lise, yaşlılar ilkokul mezunu.
Türkiyenin meslek grupları hakkında genel bir fikir ediniyorsunuz. Genellikle benzer meslek guruplarından kişiler katılıyor.
Türkiye'de "evlenmenin ne demek olduğunu bilmeyen ve evlilikte nelerin önemli olduğu hakkında en ufak fikri olmayan kişiler" bu programa katılıyorlar. Buradan bir genelleme yaparsak, toplumumuzda evlilik felsefine sahip olan çok az insanımız var. Bu sonuca nereden vardın derseniz, evlenmeye aday olan kişilerin birbirlerine sordukları sorular bunu açıkça ortaya koymaktadır.
Sözünü ettiğim bu programlarda genellikle adayların birbirlerine sordukları sorulara bir bakın:
- Beni neden beğendiniz?
- Yaşamak istediğin nasıl bir evlilik? Ben sakin, huzurlu ve neşeli bir evlilik istiyorum. (Aksini isteyen olur mu?)
- Hangi burçtansınız?
- Kaç kardeşsiniz?
- Nerelisiniz? Nerede oturuyorsunuz.?
- Yalan söylemeyen, karakterli kişileri severim.Siz ne dersiniz? (Aksini söylemek mümkün mü?)
Bunlar ve benzeri sorular, evlenecek adayların "ilk grüşmelerinde" birbirlerine sordukları sorular.
Bu soruların hiçbiri, evliliğin mutluluk içinde geçirilmesi için gerekli şartları ortaya koyan sorular değil." Kardeş sayısı, burçlar, doğum yeri, oturulan yer, " iyi bir evliliği belirleyici şartlar mıdır?
İyi bir evliliğin ilk ve en önemli özelliğinin her iki tarafa ait "ŞARTLARDA DENKLİK VE EŞİTLİK" olduğunun toplumumuzun büyük bir kısmı tarafından bilinmediği kanısındayım.Özellikle sözünü ettiğim TV programları bunu açıkça göstermektedir.
Hiçbir aday diğerine ;
-Tahsilin nedir?
-Annenin, babanın, kardeşlerinin tahsili nedir?
-Annenin, babanın mesleği nedir?
-Din anlayışın yaşamını etkiler mi?
Bütün bu sorular sorulduktan ve aşağı yukarı şartlarda yaklaşık da olsa, bir eşitlik ve denklik olduğu anlaşılırsa diğer sorulara geçilmesi gerekir bence.
Bütün bunlardan söz etmemin sebebi gençlerimizin belli bir bölümünün şahsi görüşlerinin ve dünya görüşlerinin olmayışı. Olayları yorumlayamayışları. Fikir yoksunu olmaları. Belli kalıplar dahilinde hareket etmeleri.
İşte buradan eğitim sistemimize gelmek istiyorum. Eğitim sistemimizde yoruma, sebep sonuç ilişkilerine, kompozisyon yazmaya önem verilmediği açıkça ortadadır. Örneğin fransız olkullarında Kompozisyon dersi vardır ve münhasıran bir derstir. Bizde ise böyle bir uygulama yoktur. Fransız okullarında felsefe dersinin bir bölümü Felsefi Kompozisyon'dur. Bizim düz liselerimizde böyle bir ders bulunmaz.
Sonuç şu ki, Eğitim bir ülkenin herşeyidir. Aile ve Evliliklerde toplumun temeli.