- Kategori
- Güncel
Üç-Beş-Sekiz Çetesi ve Büyük Mafyalar
Dünyada her geçen gün yeni bir şeyler oluyor. Aslında olanların bir öncekilerden farkı yok. En çok parası olanın sistemi yönettiği, en organize grupların sisteme hâkim olduğu bir dünyada gerçek bir adaletten bahsetmek imkânsız olsa da dünyada adaleti mahşerin beş atlısı “Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri” sağlıyor.
Kim bunlar öncelikle Amerika Birleşik Devletleri; Kıtanın keşfinden sömürgeleştirilmesine kadar neredeyse her şeyin yalanlar üzerine kurulduğu, her şeyin vahşet üzerine kurulduğu bir düzen. Dünyanın en azılı teröristlerinin, suçlularının akın akın gittiği Amerika yerli halkı yok ederek kendine bir yaşam alanı kurdu ve dünyanın son yüz yıldır başına en büyük bela, en büyük vahşet düzenin kurucusu. Sıradan halk kazanan mafyanın tetikçiliğinden kazandığıyla kısmen dünyanın geri kalanına göre iyi bir hayat yaşarken, söz konusu ülkeye diğer dünya devletlerinin vatandaşlarından büyük ilgi alaka olması normal. Nitekim insanlar kazananın yanında olmayı seviyor. Kurt evcilleşirse sahibine bağlı olur malum. Dünyadaki insanların evrimlerinin en önemli aşamalarından biri evcilleştirilmesi, keza eğitim sistemlerinin amacı da emirlere, otoriteye itaat etmeyi sağlamak. Bu bizde en kutsal mekânlar dediğimiz yerlerde yıllardır uygulanıyor. Amerika’nın diğer dörtle olan uzaklığı, onun doğrudan tehdit edilmesini önlediği gibi diğer dördün savaşlardaki kıyımları son yüz yıldır Amerika’nın işine geliyordu.
Diğer bir üye doğal olarak İngiltere; İngiltere de Amerika’dan önce yaklaşık yüz yıl Amerika’nın rolünü bizzat oynamış bir ülke. Köle ticaretinden, afyon ticaretine dini inanışların yozlaştırılmasından tutun da diğer küçük devletlerde yozlaşma adına ne varsa eğitim sisteminden tutun, yönetim sistemine yozlaşma adına ne varsa buradadır. İngiltere de kurucuları ile sistemi ile bir kooperatif devlet modelidir ki, bu kooperatif devlet modeli dünyada halen işleyen en mükemmel modeldir. Kooperatifin üyeleri dünyaya yön veren lordlardır. Bu model özellikle demokrasiden kaynaklanan zaman kaybını önler, menfaatler açısından dünyayı sömürebildiği sürece üyelerin birbiriyle tartışması söz konusu değildir. “Yolda yürürken Mevlana’nın müritlerinden birbiriyle oynaşan köpekleri görünce bakın nasıl da güzel oynuyorlar. Ne de güzel anlaşıyorlar deyince; Mevlana da “önlerine bir kemik at bakalım görürsün anlaşmayı” Sıradan insanlarda olmayan İngiliz yardımlaşması, büyüklerin büyük çıkarlarda ortaklığı küçükler için tam da bu şekilde bir durumun ortaya çıkmasına neden oluyor. Kemik atma işi gerçekte argo anlamıyla tüm kurumlarda alt kademeleri kapıştırmak, parçalamak üzere her zaman kullanılagelen bir yöntemdir. Bunu zaten birçok kişi gerçek hayatından da bilir…
Diğer üyeler mi;
Rusya son üç asırdır bir odadaki iki balon gibiyiz. Rus balonu şişerken Türk balonu iniyor.
Fransa malum Cem Uzan’ın yaşadığı ülke. Bunu da bir yere not etmek lazım!
Öbürü de meşhur Çin ve tarih boyu yerinde duran bir devletten bahsediyoruz!
Dünyada bunların söz sahibi olduğu bir düzende adaletten bahsetmek, sadece adalet ismine hakarettir. Gönül ister ki, isimler ve kullanılan sıfatlar gerçeği yansıtsın. Ancak gerçekte sadece gerçeği gölgelemekten başka bir işe yaramıyor. Dünyayı yöneten beş devlet! Dünyada her geçen gün bozulan gelir adaleti. Sekiz zengin dünyanın seksen ülkesinden zengin. Ne olması bekleniyor ki? Bir yazar şöyle diyor “Yeterince paran olursa, bir kilise satın alır ve kendini aziz ilan ettirebilirsin” Onlar da bunu yapıyorlar. Şaşılacak bir şey yok…
Dünyada birileri "üç, beş, sekizi" gerçekten oynuyor