- Kategori
- İstanbul
Üç dinin ve ünlülerin buluştuğu semt kuzguncuk

Kuzguncuk set değildir semttir
Sayın Okurlar,
Sizlere doğup büyüdüğüm semtten, yani Kuzguncuk'tan bahsetmek; insanın çocuğunun doğduğunu dünyaya haber vermesiyle, yıllardır özlemini çektiği şeyin meydana gelmesiyle oluşan mutluluk ile aynıdır benim için.
Evlenene kadar Kuzguncuk'da doğup büyüdüm.Marko Paşa Hastahanesi'den devşirme (!) Kuzguncuk İlk Öğretim Okulu'na gittim, annemlerin, babamların, amcamların , ders yaptığı sıralarda oturdum.O okulun zevkini unutamayacak olacağız ki, tam 24 sene sonra, bizde büyük emeği geçmiş ilkokul öğretmenimiz ile buluştuk.
Kafe'sine gittik, tek bir radyan soba ile 50 metrekare mekanı ısıtan, halısı kir kokan ama Can Baba (Yücel)'nın renk kattığı sohbetlerde.
Teknik olarak anlamasak da, resimlerin dış dünyasını dinledik Yusuf Katipoğlu'ndan.
Nazım Hikmet ve bir çok şairden dinledik Kuzguncuk ile ilgili dizeleri.
Hayatımızın ilk dublörlüğünü yaptık, bazen istemsiz, bazen bilerek 'İşte bu mahallede yaşar, yaşar Perihan Abla''da.. Fırıncı Nusret Baba ile selamlaştık Ekmek Teknesi'nde.. Alışkanlıktan olsa gerek, büyüklerimizin anlattıkları hikayelerde, her zaman bir ünlü nün adının geçmesine şaşırmadık.
Halen hayatta olan, olmayan gayrimüslimlerin, bayramlarımızı kutlaması pek hoşumuza giderdi. Delileri başkaydı Kuzguncuk'un....1 dolar karşılığında, istediğiniz tarihde ki futbol maçını size dakika dakika anlatan Avram ile, her oynadığımız mahalle maçında bize katılan Muzaffer (Allah rahmet eylesin) ile, ay-ay ayber ile yaşadık tatlı korkularımızı..
Kuzguncuk'un Cici Annesi Madam Fani'ye giderdik her akşam üstü, biraz su içmeye, biraz sohbet etmeye.. Boş duvarları boyardık, kirliliğin en büyük düşmanı Mimar Cengiz Bektaş önderliğinde..
Kuzguncuk'da doğup büyümüş iki eski dostun, yıllar sonra birbirlerini görüp yaptıkları sohbette ; 'hani hatırlarmısın takunyacı mehmet vardı ?, hani hım hım Osman vardı ?' gibi sohbetlerinden duyduğumuz lakaplar boşuna değildi elbet..
Yazımın başlığını amcam Nedret Ebcim'in kitabının ana başlığıydı...
Sonunu ise Kuzguncuk Mezarlığı girişinde, tarihi bilinmeyen bir zamanda, yeni çimento vurulmuş duvara, çiviyle yazılmış bir söz ile bitirmek isterim :
Kimler geldi ne dediler
Hepside bırakıp gittiler
Sen hiç gitmeyecek gibi duruyordun ya..
İşte gidenlerde senin gibiydiler
Saygılar, sevgiler...