​ Ucuzluğun kokusu / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Ucuzluğun kokusu

Ucuzluğun kokusu
 

korunma içgüdüsü


Birkaç gün önce cep telefonuma bir mesaj geldi. “Ben …….’ün kız arkadaşı. Birkaç kez telefonla görüşmüşsünüz. Bir daha aramazsanız sevinirim”.

İyide ne kız arkadaşı? Adam evli, artı bir de baba değil miydi?

İsmi sırf kendime olan saygımdan yazmıyorum. Mesajı iki kez okudum. Sonra; 1 –İsmi geçen şahsı 2 yıldır görmediğimi ve bir iş için hafta sonu beni aradığını hatırladım. Biraz daha kurcalayınca hafızamı; bu kişinin düğününe şehir dışında olduğum için katılamadığımı ve geçen sene de çocuğu olduğunu anımsadım bir çırpıda.

Önce kızı arayacaktım; ne de olsa telefonumda kayıtlı numarası. Demek ki, geri dönüş yaparım diye bir çekinmesi yok. Sonra sağduyulu davranıp adamı aradım. Saat sekiz buçuktu ve ben tüm kibarlığımı takınarak, ne de olsa akşam saatiydi -eşine ve çocuğuna ayırdığı zaman- daha lafa minik bir giriş yapmıştım ki; konuyu bildiğini özür dilediğini vs vs bir sürü şey söyledi. Evde olduğunu varsayarak; konuyu uzatmadan, kişiyi arayıp, gerekli şeyleri söylemesini ve hangi cesaretle benim telefonumu alıp, üstüne üstlük bir de direktif verdiğini, bir daha tekrarlanmamasını, aksi takdirde bu kadar ılımlı yaklaşmayacağımı dile getirdim.

Ertesi gün tekrar o kişi aradı. Karşı tarafla görüştüğünü kızın çok kıskanç olduğunu, bu yüzden de böyle bir şeye kalkıştığını ve özrünü yineledi.

Bu sefer sessiz kalamadım. Ve sordum. Kız arkadaşın senin evli olduğunu biliyor mu? Beklediğim cevap “-hayır”dı. Böyle bir durumda tüm tırnaklarımı üzerine geçirecek ve eşini aldattığı için demediğini bırakmayacak, bir daha da asla görüşmeyecek, tüm hemcinslerim adına taş taş üstünde kalmayacaktı.

Otuzlu yaşlarına yeni girmiş, âşık olup evlenmiş – iki yıllık evli, daha cicim zamanı-ve bir çocuğu olan bir adam nasıl yapardı bunu?

Cevap mı? “-Evet” dedi. Bir anda neye uğradığımı şaşırdım. O kadar hazırlamıştım ki kendimi, allak bullak olmuştum. Şimdi öfkem büsbütün artmıştı ve “Bu, senin hayatın ve “yuh” diyebildim sadece. Bir daha da asla görüşmeyelim” Konuşmasına izin vermeden, telefonu kapadım. Masamda öylece kalakaldım.

Ne kadar ucuz bir ilişki bu.

Çek nereye istersen. Bu kadar basitti. Alan razı, satan razı- al gülüm, ver gülüm.

Olaya hangi açıdan bakarsan bak, ucuzluk kokuyor.

Evli bir adam kızı yan cepte tutuyor, halinden memnun. Biri evde, biri dışarıda ki tekle yetinmiş midir tartışılır. Kadın fütursuzca evli bir adamla beraber, bir de diğer tüm kadınları muhtemelen kendi gibi zannedip, ahkâm kesme gücünü de buluyor.

Bu nasıl bir zihniyettir?

Bu nasıl bir ilişkidir ki; bu kadar basitçe telaffuz ediliyor, sindiriliyor?

Mide için yanında soda da veriliyor mu?

Yoksa çoktan hazmedilmiş mi? Bu kadar da olmaz ki canım.

Bu kadar mı ucuz ilişkiler, kimse tepki vermiyor mu artık? Doğal mı karşılanıyor?

Hani olması için sebep sıralarım desem; bu kadar da pembe bakamayacağım. Bu sefer mümkün değil. Üstelik adam evinde çok mutlu olduğunu da ifade etmişti.

Ucuzluk kokusundan başka nedir bu?

Söylenecek çok şey var aslında. Günlerce konuşabilirim.

Ama ben, bu sefer susma hakkımı kullanıyorum.

Acilen yıkanman lazım bu koku üzerime sinmemeli.

 
Toplam blog
: 54
: 2211
Kayıt tarihi
: 07.09.06
 
 

1975 doğumlu tipik bir terazi.. Kimine göre bu yıllara bir sürü şey sığdırmış biri; kimine göre..