Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
722
 

Uğur Mumcu cinayeti gizemini koruyor

Uğur Mumcu cinayeti gizemini koruyor
 

Uğur Mumcu’nun ölüm yıl dönümüydü dün.
Yani 24 Ocak 2009 tarihi.
Uğur Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde bombalı suikast sonucu öldürüldü.
Ve aradan 16 yıl geçti.
Cinayetle ilgili ne kadar yol kat edildi?
Geriye dönüp de baktığımızda, her hangi bir yolun kat edilmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Uğur Mumcu cinayetinde en dikkat çekici özellik, bilgi kirliliğinin had safhada olması.
Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kestirmekte ciddi sıkıntılar yaşıyoruz.
Ama bilinen bir gerçek var ki, oda, Uğur Mumcu’nun bir çok kesimin hedef tahtası olmasıydı.

Geçtiğimiz aylarda Eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Uğur Mumcu cinayetine yönelik bir MİT belgesinden bahsetmişti.
Belgenin içeriği aşağıdaki şekli iledir.
ABD`nin Ortadoğu`yu kontrol altına alıp Türkiye`nin dine dayalı bir yönetim altına girmesini önlemek amacıyla, ABD Haberalma Servisi CİA denetiminde, İsrail Kabine görevlisi HAİM BAR-LEV kontrolünde, İsrail`OADNA` birliklerinde eğitim gören altı kişilik özel tim `Hayre` deniz üssünden botla Türkiye`ye giriş yaptıkları, bahse konu timin hedefinin Gazeteci Uğur Mumcu ve Mehmet Ali Birand`ı öldürtmek olduğu, gazeteci Uğur Mumcu`yu öldüren tim elemanları ikinci görevleri Mehmet Ali Birand`ı öldürmek için ülkemizden çıkış yapmadıkları, Tim elemanlarının İsrail Hükümetinin Ankara temsilciliğinde kaldıklarının tespit edildiğine dair istihbarat raporu olduğu..`

Belge hakkında diğer bilgiler ise şu şekildedir.
02 Şubat 1993 tarihli ve 01.789.0879/435 sayılı Milli İstihbarat Teşkilatı`ndan, Sönmez KÖKSAL müsteşar imzası ile `ÇOK GİZLİ` ibaresi ile Başbakanlık Makamına hitaben yazılmış.

İlgili rapor çok fazla dikkat çekmedi.
Ama rapor ile ilgili Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu bir açıklama da bulundu.
Açıklama ilginçti.
İsrail’in Ankara Büyükelçisi Uğur Mumcu’yu arar ve elçilikte öğle yemeğine davet eder.
Yemek tarihini kararlaştırırlar.
Tarih 08 Ocak 1993.
Yemekte Büyükelçi, Mumcu’ya “öldürülmekten korkmuyor musunuz?” diye sorar.
Mumcu bu soruya bir anlam verememekle birlikte şaşırır.
Mumcu karşılık olarak “neden korkacağımki?” der.

Uğur Mumcu İsrail Büyükelçisi ile yemekte geçen bu diyaloğu akşam evde eşi Güldal Mumcu’ya anlatır.
Bu yemekten 16 gün sonra Uğur Mumcu öldürülür.

Uğur Mumcu suikasti Ergenekon soruşturmasına da konu oldu.
Yukarıda içerik olarak vermiş olduğumuz MİT Eski Müsteşarı Sönmez Köksal tarafından Başbakanlığa gönderilen 02 Şubat 1993 tarihli MİT belgesi Veli Küçük’ün Beşiktaş’taki evinde yapılan aramalarda da çıkıyor.

Sonuç olarak Uğur Mumcu suikastindeki gelişmeleri irdelediğimizde, karşımıza ilginç şeyler çıkıyor.
Şaşkınlık içerisine düşüyoruz.
Bir dönem, bir görgü tanığı da Mumcu’nun arabasına bombayı koyanları gördüğünü iddia etmişti.
Gariban bir vatandaştı.
Ama kimse bu şahsın iddialarını ciddiye almamıştı.
Ve bu şahıs, yalan ifade veriyor diye, kamuoyu yönlendirilmişti.
O dönem de TRT’de görev yapan Reha Muhtar bu işi üstlenmiş ve bu şahsın ileri sürdüğü iddiaların üstünü örtmüştü.
Uğur Mumcu’nun kardeşi Ceyhan Mumcu bu konunun üzerine gitmiş, ama bir sonuç elde edememişti.

Uğur Mumcu cinayetinin failleri ve azmettiricileri ortaya çıkarsa! ülkede yaşanan birçok faili meçhul kalmış cinayetlerinde sırrı bir nebze olsun çözüme kavuşur.
Ama görünen oki Uğur Mumcu cinayetinin çözümü hayli zor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herşey şu güzel isimle bağdaştırılıyor. Olmayan bir örgüt, operasyonun adı örgüte yaftalanmış ve bir de kısaltma ile pekiştirilmiş. ETÖ ne güzel değil mi? Bir zamanlar mumcu'nun peşinde olduğu gerçek derin devlet, katline sebeb olmuş. Bu gün ise bu derinin daha da derinleştirilmesi uğruna bulamaç haline getirilmiş bir örgüte monte edilmiş. Hem de bu örgütün içinde kendi arkadaşları, Cumhuriyet yazarları da var. Harika bir anma yazısı olmuş. Eline, diline sağlık. Saygılarımla...

Engin Şahin Karadeniz 
 26.01.2009 22:19
Cevap :
Ergenekon konusunda szinle hem fikir değilim Şahin bey. Mumcu cinayetinde olaya farklı bir noktadan bakmışız. Her şey olabilir bu işin sonucunda. Selamlar.  28.01.2009 4:24
 

Istenmyen bir sey bu. Yoksa saldirinin hemen arkasindan sokak tonlarca su harcanip piril piril yikanmazdi. Istemiyorlar ve cozmuyorlar yoksa zor filan degil cozumu.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 25.01.2009 20:56
Cevap :
Beyhan hanım çok doğru bir noktaya temas etmişsiniz. Saldırı sonrası sokak neden tonlarca su ile yıkandı? Halen muammadır bu durum. Selamlar  26.01.2009 9:50
 

Hangisi aydılatındı? Ülkemizdeki faili belli olan cinayetlerin hangisi aydılatılabildi ki? Oysa hepsi de gözümüzün önünde katledildiler. Ama derin devlet piyonlarla halkımızın tepkisi etkesizleştirdi. Ya da başka yönlere çevirdi.

Yapukay 
 25.01.2009 15:27
Cevap :
Çok doğru ve ilginç bir durum değilmi Yapukay. Bu güne işlenen hiç bir cinayetin failleri bulunamadı ve hep cinayetler sonrasında başka kesimler hedefe oturtuldu.  26.01.2009 9:51
 

Son yıllarda pek çok değerli insanımızı faili meçhul cinayetlerde kaybettik. Ölenlerin çoğu da Atatürkçü, ilerici, cumhuriyetçi olarak tanınan kimseler olduğu için, cinayetler aydınlanmamasına rağmen dolaylı olarak milliyetçi, muhafazakar, dindar çevrelerin üstüne ihale edildi. Halkın eğilimi dolayısıyla iktidara hep sağ partiler gelmiş gibi görünmesine rapmen, Türkiye'de ordu başta olmak üzere yargı, bürokrasi gibi bütün resmi kurumlar dolayısıyla idari güç, cumhuriyet ideolojisi taşımayan insanların eline hiç geçmedi. Nasıl oldu da bu kadar cinayet faili meçhul kalabildi? Bu bağlamda Ergenekon bütün şüpheleri üzerine çekerken, yediden yetmişe herkes bu soruların cevaplanması için bir an evvel yargının tamamlanması ve suçluların belirlenip cezalandırılmasısnı istemesi gerekirken, birileri ayak diremeye çalışıyorlar. Bu çelişki de dikkatlerden kaçmıyor. Başta Uğur Mumcu olmak üzere faili meçhul cinayetler çözülürse, Türkiye çok önemli bir mesafe alacak sanırım. Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 25.01.2009 14:57
Cevap :
Ahmet bey değerli bir tespitte bulunmuşsunuz. Katkınız için çok teşekkür ederim.  26.01.2009 9:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1138
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster