​ Ülkemizde futbol (faulbol) / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '13

 
Kategori
Futbol
 

Ülkemizde futbol (faulbol)

Ülkemizde futbol (faulbol)
 

Ülkemizde spor deyince akla ilk gelen futbol olur. Oysa benim aklıma spor deyince yüzme, basket, veleybol, jimnastik, bisiklet gelir. Futbol en son gelir, hatta hiç gelmez. Hiç kuşkusuz bunun bir nedeni var. Ben köy çocuğuyum. İlk okulu köyümde okudum. Köylerde çocuklar tarlaya ve hayvanlara koşturmaktan futbola zaman ayıramazlar. Üstelik köylüler futbola her zaman mesafelidirler.(Bunda dininde etkisi vardır).
 
Köyden ayrılıp ortaokulu kasabada okurken futbola merak sarmaya başlamıştım. Hem arkadarşlarımla futbol oynuyor hem de ulusal takımların maçlarını radyolardan dinliyordum. Fakat öyle bir olay olduki (1964 veya 1965 olabilir) Kayseri spor ile Sivas sporun Kayseri de oynadıkları maçta olaylar çıktı. İnsanlar birbirlerine satırlarla döner bıçakları ile saldırdılar.Bir çok insan öldü.Bu olay bana travma yaşattı. Futboldan hızla soğudum. Lise ve üniversite çağlarımda futbolun insanları kendi dertlerinden, sorunlarından izole ettiğini gördüm ve öğrendim. Futboldaki şiddetin üzerine bu gerekçeler de eklenince futboldan tamamen uzaklaştım.
 
Hala şuna inanmaktayım; futbol egemen güçler tarafından yoksul ve işsiz kesimleri oyalamak için kullanılan bir spor dalı. En azından bizim ülkemizde bu böyle.İki oğlum var ve ikisi de futbolu severler. Dünya  liglerinde ki ve ulusal ligdeki takımların maçlarını televizyonda izlerler. İkisi de mühendis. Onları kırmamak için son yıllarda onlarla birlikte bende futbol izleyicisi oldum. Şunu keşfettim ki; futbol gerçek bir spor gibi yapıldığında çok keyifli çok eğlendirici ve hatta çok ders verici. Oyuncular hem bedenlerini hem  zekalarını kullanıyorlar. Hem de çok hızlı karar vermek zorundalar. Ayrıca futbol tam bir takım oyunu. Yani futbol hayatın ta kendisi. Paslaşmalar, çalım atmalar, ofsayta düşmeler. Oyuncuların kaba güçlerini değil de zekalarını, hızlı karar verme yeteneklerini kullanmaları ve çok süratli olmaları halinde gol attıklarını keyifle izliyoruz. Bütün bunları yaparlarken bir kelebek gibi bir balerin gibi bir dansçı gibi ortaya çok güzel figürler çıkarmıyorlar mı?
 
Hayatın kendiside böyle değil mi? Hayat bize çalım atmıyor mu? Çoğu zaman bizler topu taca atmıyor muyuz? Bazı durumlarda çok hızlı kararlar almak zorunda değil miyiz?Çok hızlı ve süratlı olmaz isek kaybet miyormuyuz? Günlük hayatta kas gücü ile çalışan mı çok kazanıyor, yoksa zekasını kullanan mı daha çok kazanıyor? Çoğu zaman aldığımız yanlış kararlar yüzünden ofsayta düşmez miyiz? Yine günlük yaşamda paslaşmasını bilmez isek kaybetmez miyiz? Aile bir takımdır, ticari işletme bir takımdır, siyasi partiler birer takımdır. Takımdaki oyuncuların her biri kendilerine düşen görevleri yazpmazlarsa o kurum, o aile, o siyasi parti kaybetmez mi?
 
Ülkelerde birer takımdır.O ülkede yaşayan bireyler, kurumlar, siyasi partiler, ticari işletmeler, medya basın, meclis, hükümetler, başbakan, cumhurbaşkanı, valiler, kaymakamlar, belediye başkanları, askerler, polisler, doktorlar, öğretmenler, memurlar, vb. gibileri üzerlerine düşen görevleri yapmazlarsa o ülke küme düşer.
 
Ülke olarak futbolu hala yanlış oynuyoruz. Futbolun felsefesini hala anlayamadık. Ülkemizde futbol ilkel ve kara düzen oynanıyor. Zekanın aklın peşinde değil kaba gücün peşindeyiz.Oysa futbol paylaşmaktır. Sahada on tep değil bir top var, bir topu bütün oyuncular doğru yerde ve zamanda kullanarak sonuca gidiyorlar. Bencillik yapmıyorlar. Bencillik yapan oyuncu takımına kaybettirir.  
 
Toplam blog
: 104
: 478
Kayıt tarihi
: 31.01.07
 
 

Antalya'da yaşıyorum. İki yıl öğretmenlik yaptım, şu anda müteahhitlik yapıyorum. Aslen Kayserili..