​ Ülkemizdeki dershane sayısı, görevli öğretmen, diğer görevliler ve öğrenci sayısı... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
 

Ülkemizdeki dershane sayısı, görevli öğretmen, diğer görevliler ve öğrenci sayısı...

Ülkemizdeki dershane sayısı, görevli öğretmen, diğer görevliler ve öğrenci sayısı...
 

Ülke gündemini günlerden beri meşgul eden dershane konusu daha uzun zaman sürecek gibi…

Eğitimin niteliği artırmaktan çok, kayıkçı kavgasına tutuşan iktidar ve cemaati gözlerimiz kapalı izliyoruz. Eğitim Sistemimizin günlük politikalara alet edildiği bir dönemden geçiyoruz. Dershaneler de bunun en güzel parçalarından birisi.

Eğitim Sistemimizin temel taşı okullarımız adeta formalite olmuş, dershaneler okulların yerini almış durumda…

Bu ayıp kimin?

Hiç düşünmeye gerek duymadan, bu ayıbın Milli Eğitim Bakanlığı’na ait olduğunu söylediğinizi duyar gibi oluyorum.

Bu ayıptan kurtulmak için “dershaneleri kapattım” demekle de dershaneler kapatılabilir mi?

Dershaneler bu zamana kadar birçok kez kapatılmaya çalışıldı. Arz-talep dengesi sağlanamadığı için kapatılamadı. Buna şöyle bir örnek verelim. 1981 yılında da dershanelerin kapatılması gündeme gelmiş, bugün önerildiği gibi öğrencilerin dershane yerine okullarda açılacak kurslara katılmaları öngörülmüştü. Yani öğretmen normal derste veremediğini, parayı alınca kursta verecekti!

Ancak yürümedi!

Zamanın velileri ve öğrencileri dershaneleri tercih etti. Bu nedenledir ki; o kurslar da kapandı. Bugün bürokratlar aynı şeyleri söylüyor.

Gelelim dershaneler ile ilgili rakamlara:

Bugün ülke genelinde 3 bin 680 dershane, buralarda 60 bin öğretmen, 30 bin diğer personel çalışıyor. Bu dershanelerde 1.5 milyon öğrenci destek eğitim alıyor.

Dershane temsilcileriyle bakanlık bürokratları bu güne kadar bir kez görüştü. Bunun ikincisi bile yapılmadı. Bu gün Antalya’da yapılmaya çalışıldı, ancak dershane sahibi Milli Eğitim Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin sert tutumu nedeniyle toplantıyı terk ettiler. Yani İktidar ile cemaati baş başa bırakıp, kenardan izlemeyi tercih ettiler.

Bakanlık, dershane temsilcilerini aşabilmek için başvurduğu bu yol, dershane sahipleri tarafından kabul görmemiş oldu. İktidar partisinin bu sorunu aşmak için 9 merkez belirlediğini biliyoruz. İşte ilki Antalya’da yapıldı ve hüsranla sonuçlandı!

Yani dershane sahipleri bir “oldu-bitti”ye gelmediler!

Bu arada kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda eğitim görmesini savunan AKP Meclis Gurup Başkan Vekili Sadık Yakut’a şu tarihi gerçekleri anlatmak gerek. Karma eğitimin ne zaman başladığını öğrenince belki söylediği karma eğitime karşı olan sözlerini geri alır.

Kızların, kız üniversitelerine girişleri 1914 olarak kabul edilir. İstanbul Üniversitesi’nde sabah erkekler, öğleden sonra kızlar öğrenim görüyordu. 18 Mayıs 1919 günü, üniversitenin erkek öğrencileri derslere girmeyerek İzmir’in işgalini görüşmek üzere konferans salonunda toplandılar. Bu işgale karşı neler yapılması gerektiği konusunda hararetli konuşmalar başladı. Toplantı öğleye kadar bitmedi. Öğretmenlerin de bir kısmı içerideki toplantıdaydı. Ders yapmak için okula gelen kız öğrenciler, erkek öğrencilerin içeride toplantı halinde olduklarını öğrendiler. Bir süre onların çıkmasını beklediler. Toplantının içeriğini öğrenince dayanamayıp içeri girdiler, erkeklerin arasında boş buldukları yerlere oturdular. O toplantıdan kızları polisler de çıkaramadı. İstanbul Üniversitesi’nde kız ve erkeklerin aynı salonlarda öğrenim görmesinin yolu ilk kez böyle açılmış oldu. Daha sonra kızlar kendiliklerinden erkeklerle aynı derslere girerek emrivakiler yaptı. İnas Darülfünunu 1921’de kaldırılarak üniversitede karma eğitime resmen geçilmiş oldu.

  

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..