- Kategori
- Sosyoloji
Ülkemle gurur duydum...

Bugünkü Milliyet televizyon ekinde HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç'le, Bayram Kaygusuz'un "Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek Kampanyası" hakkında yaptığı bir söyleşi var. Melih Meriç "Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek Kampanyası"nın mimarı.
07.10.2007 Pazar günü on üç Mehmetçik şehit edildi. Bu tarih bir milattır, şimdi Türk milleti teyakkuzda ve taarruz durumuna da geçmeye hazırdır. Tam iki haftadır Türkiye ayakta, hemen her ilimizde ve ilçelerimizde teröre lanet mitingleri yapılmaktadır. "Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek Kampanyası"na valiler de destek verdi, 22 Ekim 2007 Pazartesi gününden itibaren başta okullar olmak üzere ve tam bir seferberlikle yetmiş milyonun desteği ile kampanyaya devam edilecek. HABERTÜRK'ün, Ramazan Bayramı'nın son günü olan 14.10.2007 Pazar günü başlayan kampanyası ise 21.10.2007 Pazar günü sona erecektir.
Bayram Kaygusuz'un Melih Meriç ile yaptığı söyleşiden bazı bölümleri birlikte okuyalım:
"A Milli Takımı'nın primlerini şehit ve gazi yakınlarına bağışlaması konusunda haberler çoktı. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, beni aradı ve düşüncesinden bahsetti. Çok büyük heyecan duyduğumu ve sadece spor camiasının değil tüm Türkiye'nin buna katılacağını söyledim. Bir saat telefonda bu kampanya üzerinde konuştuk. Bayramdan bir gün önce bunu konuştuk ve arife günü tüm prosedürleri hallettik. Bu kampanya için zorluklar vardı, ama burada Türkiye ile gurur duyuyorum. Çünkü devleti, valisi, bankaları ve GSM şirketleri izinli personellerini geri çağırıp bu kampanya hazırlıklarını arife günü bitirdiler. Bu kampanyada özveriyle çalışan arkadaşlarımla da gurur duyuyorum. Türk medyası o kadar güzel bir dayanışma gösterdi ki... Bu kampanya bizim değil, tüm Türk medyasının kampanyası. Bu kampanya boyunca tüm Türk medyasının gösterdiği özveri ve performans için, bu mesleğe ait olduğum için gurur duyuyorum. Ülkemle ve içinde bulunduğum sektörle gurur duyuyorum."
"Vatan sözkonusu olunca gerisi teferruattır." sözü nasıl da hayata geçiyor, dikkat ediyor musunuz; bayram izininde olan özel sektör ve kamu çalışanları bu kampanyanın bayramdan önce hayata geçmesi için işlerinin başlarına dönmeleri sağlanıyor. Demek ki bayramda bayram yapmak hepimizin hakkı ama vatan sözkonusu olunca teferruat olabiliyor; bayramda vatan için çalışmak ise tam bir vatanseverlik!..
Melih Meriç devam ediyor:
"Kampanyamız Ramazan Bayramı'nın son günü olan pazar günü başladı, 21 Ekim Pazar günü de bitecek. Toplanacak bağışla ilgili bir rakam vermem afaki olur. Çünkü her gün rakam gittikçe büyüyor. Şunu da vurgulamak isterim, bizim bu kampanya üzerinde hiçbir tasarruf yetkimiz yok. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın açıkladığı gibi paralar Mehmetçik Vakfı'nın hesabında toplanacak, nasıl ve ne şekilde kullanılacağına da onlar karar verecek. Normalde bu tür kampanyalarda, düzenleyenler toplanan paradan masraflarını alır, biz bir kuruş dahi almadık. Masraflarımızı kendimiz karşıladık."
Türk milletinin bu coğrafyada sevgi, barış ve huzur içinde; tam bir mutlulukla, sonsuza kadar yaşaması için hepimiz; vatanımız için canımız pahasına da olsa her türlü fedakarlığı yapacağız. Anlaşılmıştır ki, bu topraklarda yaşamanın bedeli her dönemde ağırmış ve her seferinde de farklı fedakarlıklar gerektiriyormuş.
Anneler, evlatlarınızı okula gönderirken bundan böyle onlara "vatan için okuduğunu unutma!.." deyiniz. Varlığımız ve tüm çabalarımız, her ne kadar kendimiz için olsa da herşeyden önce vatan içindir; vatan için olmalıdır.
Türkiye'nin vatanımız olması ne büyük şans ve bizim de bu güzel yurdun yurttaşı olmamız ne büyük şans!..