- Kategori
- Siyaset
Ülkeyi düşünmek bu değil ?

Ben bu milleti anlamakta zorluk çekiyorum. Nedir bu particilik. İdeolojik kavramlar.. Sonuçta hepsinin tek bir ortak noktası yok mu? O da ülkeyi daha ileri götürmek değil mi? Ülke daha refah bir seviyeye ulaşacaksa, daha güçlü bir duruma gelecekse, başta hangi parti başkanının, iktidarda hangi partinin olduğunun ne önemi var Allah aşkına.. Sağcılık, solculuk, dincilik, ırkçılık.. Tüm bu kamplaşmalardan bu güne kadar hangi ülke karlı çıkmış ki biz çıkalım..
Muhalefet olmak.. Neye muhalafet olmak.. Bir hırs uğruna. İktidar, koltuk kavgası uğruna, ülke zararına da olsa doğru yapılana muhalefet olmak.. Koltuk ve iktidar hırsı uğruna muhalefet yapmak vatan severlik midir? Ülke yararına bir davranış mıdır? Yoksa iyiye giden bazı şeylerin önünü tıkamak mıdır?
Çok partili döneme geçildiğinden beri tarihden bildiğim ve yaşayarak gördüğüm kadarıyla ve aklım erdiğinden beri şahit olduğum kadarıyla, iktidara karşı yapılan eleştiriler hiç değişmedi..
İktidar beceremedi, işsizliği biz yok edeceğiz, ülkeye refah getireceğiz, sağlık sorunlarını kökten çözeceğiz, köylüyü refaha ulaştıracağız, ektiğinin hakkını vereceğiz, emekliyi ezdirmeyeceğiz, memuru kalkındıracağız, işçiyi kükreteceğiz, kadınlarımıza gereken değeri vereceğiz, esnafın yüzünü güldereceğiz ve iktidarı madara edeceğiz..
Ben muhalefetten (muhalafet hangi parti olursa olsun ) bunları duymaktan bıktım artık.. Ama millet muhalefetin bu yalanlarına inanmaktan bıkmadı.. Son örnek Kemal Kılıçdaroğlu... Parti başkanı seçilir seçilmez başladı sıralamaya şunu yapacağız, bunu yapacağız. Aynen az önce sıraladığım şeyleri tekrar etti.. Bakın şunu iyi anlayın artık.. İdeoloji iktidara gelene, halkı oy için kandırana kadardır. İktidara gelince ideoloji diye birşey kalmaz...Örneğin işsizliği çözmek tamamen bir iksisadi ekonomik bir meseledir.. Ekonominin sağcılığı, solcuğunu olmaz.. İktisad ve ekonomi bir bilimdir, ideoloji değil.. Bu sorun bilimsel yaklaşımlarla çözülür. İdeolojik yaklaşımlarla değil.. Eğer bu sorunun iktisad ve ekonomi biliminde bir çözümü varsa, AK partili olanda bu çözümü uygulamak zorundadır, CHP li olanda aynı çözümü uygulamak zorundadır.. Yani bunun gibi ekonomik sorunlar bilimsel çözümler gerektirir, ideolojiler ise bilimsel değil sosyal yaklaşımlardır..
Cumhuriyet tarihinden beri çözülemeyen ekonomik sorunları Kemal Kılıçdaroğlu hangi sihirli değneğiyle çözecektir.. Buna inanmak ne büyük gaflettir.. Ben 70 ve 80 li yılları çok iyi hatırlıyorum.. Bir paket margarin alabilmek için saatlerce bazen günlerce kuyrukta beklerdik.. Tüp gaz bulamazdık annem yemeği ispirto ocağında pişirirdi.. Kahvaltı da siyahla beyazı yani zeytinle peyniri aynı anda yanyana görmezdik.. Muzun tadını bilmezdik. Sucuğun tadını bilmezdik. Bugün bir liraya aldığımız malın fiyatı yarın 5 lira olurdu sebebini soramazdık.. Bırakın zamlanmasını, benzin yoktu. Abilerimiz üniversiteyi kazandığında korkudan gidemezlerdi.. Hergün onlarca üniversiteli gencin ölüm haberi yayınlanırdı.. Kardeş kardeşi öldürürdü.. Evinde televizyon, buzdalabı gibi eşyası olana zengin denirdi.. Köylerimizde elektrik yoktu, yol yoktu..Şehirlerde ise sürekli elektrik kesintisi olurdu.. İşte AP li Demirel'in ve CHP li Ecevit'in Erbakanlı MSP'nin Türkeş'li MHP'nin Türkiyesi bu idi.. Taakii Rahmetli Turgut Özal'a kadar.. Allah gani gani rahmet eylesin, Allah mekanını cennet etsin.. Ne zaman ki Özal iktidara geldi Türkiye'nin çehresi değişti.. Sofralarımız peynirle zeytini yanyana gördü.. (Birileri hala insafsızca inlar etsede )
Ama bu yüce Türk milleti Özal'ı bile yerden yere vurmayı ihmal etmedi.. Rahmetliye muhalefet adına etmediklerini bırakmadılar.. Bilim der ki... Ekonomik refah geçiş dönemleri en zorlu virajlardır.. Kazançların yanında bir çok kayıplar vermek kaçınılmazdır.. Ancak düzey atlamak için bu ödünü vermek ve buna katlanmak gerekir.. Bu da cesaret işidir.. Özal bu cesareti gösterdi. (Herşeye rağmen ve kendisine yapılan bütün haksız eleştirilere rağmen bildiği yoldan dönmedi) Evet Türkiye o zamanlar çok zor bir süreçten geçti, fakat bu gerekliydi.. Sonuçta bu günlere gelindi.. Malbora sattığı için insanlar tutuklanmadı.. Televizyonlar TRT tekelinden kurtuldu. Cebinde dolar olanlar hapse atılmadı. Sayın Özal sayesinde.. Ama O kimseye yaranamadı.. Karısıyla, kızıyla, damadıyla her şeyiyle uğraştılar adamın.. Sanki sen doğruysan, bütün sülalen doğru olmak zorundaymış gibi..
Bugün Kenan Evren'i yargılamaktan bahsediyorlar darbe yaptı diye.. Darbeyi Kenan Evren yapmadı.. Kenan Evren'i o zaman halk çağırdı, biz çağırdık arkadaşlar ne çabuk unuttunuz.... Kurtar bizi Kenan Paşa diye meydanlarda feryat ettik... Millet o kadar çaresiz ve yoksuldu ki, son çare olarak orduya sığındık.. Kenan Evren'in darbe yapmasını halk olarak biz istedik, Anayasasını biz onayladık ve onu Cumhurbaşkanlığına kadar biz taşıdık.. Bazı kendini bilmezlerin savunduğu gibi geri gidişin değil, 12 eylül darbesi Türkiye'nin şahlanışının dönüm noktasıdır.. Biz bu nu yaşadık şahit olduk.. O günleri yaşamayanlar lütfen susun.. Boş kahramanlık yapmayın.. Bugünkü huzurumuzu Kenan Evran 'e borçluyuz.. Üniversitelerde kardeş kanı dökmek son bulmuş, hava karardıktan sonra sokağa çıkmaya korkan halk özgürce dolaşmaya başlamış, üniversiteye gitmeye korkan gençler okullarına dönmüş, darbe sonrası iktidara gelen Turgut Özal hükümeti ülkeye çok şeyler kazandırmıştır... Bugün Kenan Evren'i yargılamaktan bahsetmek terbiyesizliğin daniskasıdır. Bu konu da başı çekenler de o günlerin sıkıntısını ve zorluğunu yaşamamış olan genç kuşaktır ve medya yardakçılarıdır... Siz ne biliyorsunuz, ne yaşadınız ki, ahkam kesiyorsunuz?
Şimdi aynı oyunlar AK Parti üzerine oynanıyor.. Ben Ak partili değilim.. Hiç bir partili değilim.. particilik cehaletin tam kendisidir.. Sadece doğrudan yanayım... Hani AK parti iktidara gelince şeriat gelecekti? Hani AK parti gelince Türkiye İran olacaktı? Hani Cumhurbaşkanı eşi başörtülü olursa dünya başımıza yıkılacaktı? İki dönemdir AK parti iş başında ve söylenenlerin hiç biri olmadı.. İki dönem daha iktidar olsa yine bir şey değişmeyecek.. Eğer Tayyip Erdoğan başkanlığı bırakırsa aynı şeyleri söyliyemem. Fakat Tayyip Erdoğan başta iken korkulan hiç bir şey olmaz, olmayacak. Çünkü Erdoğan AK parti yi başbakan olabilmek için basamak olarak kullanıyor sadece.. İmam hatip kökenli dahi olsa kendisinin şeriatçı hiç bir tarafı yok.. Çünkü o bir lider.. Lider olabilmek için Ak partinin gücünü kullanıyor o kadar... Cumhuriyet tarihinde Türkiye ye üç büyük lider geldi.. Birincisi Atatürk, ikincisi Turgut Özal, üçüncüsü de Tayyip Erdoğan.. Bunu her yazımda söylüyorum söylemeye de devam edeceğim.. Bu insanlar başında oldukları partinin çok üstünde insanlardır.. Kural olarak başa geçmek için bir partyiye mensup olmak zorundasınız, iktidara gelmek için belli bir kesimin oyunu kullanmak zorundasınız, bu oy aldığınız kesimle aynı görüşte olmanızı gerektirmez.. Tayyip Erdoğan AK partili görüşte değildir, Türkiye'nin lideridir.Ama o gücü elde etmek için Ak partili olmak zorundadır.
Kemal Kılıçdaroğlu sanki gerçek CHP li mi? Milletvekilleri nasıl seçiliyor? İnsanlar millet vekili adayı olurken nasıl davranıyor? Bilmiyor musunuz? Bir örnekle ben söyliyeyim.. Çok yakından tanıdığım bazı filanca partliler, falanca parti listesinden üst sıralarda yer alamayacaklarını anlayınca kendi görüş ve ideolojilerine çok ters olan partilerden aday oldular.. Çünkü amaç savundukları ideolojilerinin peşinden gitmek değil, sadece milletvekilliği ayrıcalığını yaşamak, meclise girmek. Ak parti içinde CHP li yok mu? MHP li yok mu? Var.. Bunu herkes biliyor..
Bugün işsizlik rakamları şuymuş, dış borcumuz buymuş, emeklinin durumu bilmem ne imiş, bunun tek sorumlusu AK parti imiş.. Ayıptır, günahtır, AK partiyi bunlarla suçlamak adaletsizliktir... Bu sorunlar dünya milletlerinin ortak sorunları.. Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye'nin kronik sorunu.. Nasıl Ak partinin meselesi oluyor anlamadım.. Demirel zamanında bu sorunlar yok muydu? Ecevit, Erbakan, Çiller zamanlarında bu sorunlar yok muydu? Ayıptır ya hu.. Bu kadar rezil, düşüncesiz ve cahilce bir eleştiri olamaz.. İnsan karalamak bu kadar mı kolay? Particilik uğruna, iktidar hırsı uğruna bu kadar alçalır mı insanoğlu?
Kılıçdaroğlu iktidara gelirse işi çok kolay.. Turgut Özal'ın başlattığı ve Tayyip Erdoğanın pişirdiğini yiyecek.. Tayyip Erdoğan dan sonra iktidara gelenin işi çok çok kolay.. Hazıra konacak çünkü.. Sıkıysa 12 Eylülden sonra iktidara gelseydinizde görseydik marifetinizi.. Bu saatten sonra iktidara gelenin işi çok kolay.. Türkiyenin asıl derdini Turgut Özal ve Erdoğan çekti.. Sayın halkım sağ duyulu ol ve derdi çekenin sefasını sürmesine de izin ver.. AK partiye değil, Tayyip Erdoğan'a oy ver.. Erdoğan başta olduğu sürece oyumu ona vereceğim.. O bırakırsa Ak partiye oy vermem..
Kılıçdaroğlu.. Siyasi geçmişi yok.. Siyasi başarısı yok.. Dürüstmüş.. Dürüstlüğü neyle tescillenmiş.. Birkaç dosyanın peşinden koştu diye.. Siyaset dürüstlüğü taşır mı? Hayır.. Siyaset satraç oyunudur.. Karekter oyunu değil.. Siyaset güçlü bir lider ister, temiz aile çocuğu değil.. Mell Gibson 'nın bir filmi vardı.. Çok severim ve örnek alırım.. İngilizce adını tam söyliyemiyeceğim şimdi.. Braew Heart gibi birşeydi.. Gerçekte aşkı için savaşırken bir ülkeyi kurtardı.. Dikkat edin.. Ülke için savaşmadı.. Amaç başkaydı, sevgilisini kurtarmaktı.. Sevdiği kadın için mücadele ederken ülkesinin lideri oldu.. Çünkü onun içinde liderlik vardı sevgiliside bahaneydi.. Erdoğan içinde AK parti bahane.. Erdoğan bugün MHP nin başında olsa yine iktidar olur. CHP nin başında olsa yine iktidar olur.. İşte Kemal Kılıçdaroğlu ile Tayyip Erdoğan arasındaki fark.. Kemal Kılıçdaroğlu insan olarak çok iyidir. Çok dürüsttür.. Çok falandır, çok filandır.. FAKAAAAT bir lider değildir, olamaz.. Kılıçdaroğlu devletin bir memurudur.. Öyle de kalacak... İki tane dosya ortaya çıkartan lider olabiliyorsa bu ülke liderden geçilmez..
İnsanların dilinde birşey var.. Bu ülkenin dürüst politikacıya ihtiyacı var.. Ya hu politikacının dürüstü olmaaazz.. Kelime anlamı olarak bir kere ters.. Bir arkadaşımız alavere dalavere yapınca politika yapma deriz... Politikanında, politikacının da dürüstü olmaz.. Dürüst olan insan politikaya girmez zaten... Lütfen bu kadar cahil olmayın.. Dürüst olan insanın politikada ne işi var.. İki türlü insan politika yapar.. Birincisi alavere daleversi fazla olan insan, ikincisi LİDER olan insan.. Şimdi Kılıçdaroğlu'nda alavere dalavre yok.. Liderlik özelliği de yok.. Eee bu nasıl ülke yönetecek..
Bir ülkenin geleceği için baştaki insanın tek bir şeyine bakmak gerekir.. Ne partisine, ne siyasi görüşüne.. Sadece ve sadece lider olup olmadığına bakmak gerekir.. Bu açıdan bakınca da Kılıçdaroğlu asla bir lider değildir ve olamaz.. Adamın kendi tabiatına ayıkırı bir kere.. Sayın CHP liler siz neyin peşinden gidiyorsunuz..
Sonra zaten şu an da bir liderimiz var.. Herşeyi de çok iyi götürüyor.. Türkiyenin yeni bir lidere ihtiyacı yok ki.. Kim ne desin, ne kadar çırpınırsa çırpınsın Tayyip Erdoğan önümüzdeki seçimlerde de % 40 civarında olacak.. Amerika ve artık Avrupa böyle istiyor.. Biz Amerika ve Avrupaya karşı gelemediğimize göre Kılıçdaroğlun'a bu kadar gaz vermeye adamı umutlandırmaya ne hakkınız var...