​ Ülkücü sesi / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '07

 
Kategori
Siyaset
 

Ülkücü sesi

Ülkücü sesi
 

Ülkücülerin sesi asırlardır milletimizin sesi olagelmiştir. O seslerin çağlayanlar gibi üzerimize döküldüğü ve o seslerin tesiriyle âbir ruhlarımızı dünyamızın çirkin ve o kaskatı realitelerinden uzaklaştırarak ebedîleştirdiğimiz bir dünyada büyüdük. O altın seslerle güne başladık, onların ferahna soluklarıyla fersudeleştirdiğimiz beynimizin köhne fikirlerinden kurtulduk, gün boyu o seslerle oturup kalktık ve halen o seslerle firdefse aşina oluyor, o mehabetli duruşun, o sabır mantığının bize öğrettikleriyle asude oluyoruz. Aslında o sesler, bize kim olduğumuzu ve bizim nasıl bir konumda bulunmamız gerektiğini hatırlatır; biz de onlarla derlenip toparlanır ve gerçek insanî ufka yöneliriz.

Her zaman gürül gürüldür Ülkücüler’in sesi bizim dünyamızda. Bu sesler her gürlediğinde birçok insanın gönlü ötelere açılan bir his tufanıyla dolup taşar; bu sesleri kendi derinlikleriyle anlayanlar hep uzak diyarlara tulû eder, bu insanların duygularındaki şûa yıldızlara kadar uzar ve güneşi bile kıskandıracak bir parlaklıkla bütün dünyayı aydınlatır. Ülkücülerin sesi duyulunca Arz’a bir güven ve sekine iner; bu sesler o kadar tesirlidir ki habis ruhlar bile şeytanî düşüncelerini unutup insanî ufka ulaşmak için çaba sarf etmeye başlar, yarasalar dahi bir güvercin kimliğine bürünüp güvercinler gibi dem tutmaya koyulur.

Onların sesleri ruhumuzu okşamaya başladığı günden beri ruhumuzda “ ebedî yok olmanın” tesiri kırıldı. Bütün bir millet olarak onların beynimize yerleştirdiği “Bil kendin sen Allah’ı bilmekse muradın; kim, nefsinde arifse arif-i billâh odur” düşüncesi sayesinde kendimizi tanımada muvaffak olduk ve kendi benliğimizi idrak etmek düşüncesini en büyük mefkûremiz haline getirip mütemadiyen bu yolda ilerledik, önümüzdeki cevherleri değerlendirip benliğimizdeki sonsuzluk buudunu keşfettik. Gönlümüze aşk u heyecan salan onlar, ruhumuzu müstebit olmaktan kurtaran onlar ve bizim en acılı günlerimizi “Şeb-i arus” suretine inkılâp ettiren yine onlardır.

Elhasıl; onlar, bu uzun ve sırlı yolculukta bulunduğumuz sahil itibarıyla bizim için bir kaptan; varacağımız yer itibarıyla da bir karşılayıcıdırlar.

 
Toplam blog
: 6
: 566
Kayıt tarihi
: 28.10.07
 
 

Şiir yazıp, memleket meselesi konuşmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir adam... 12.09.1988 Van doğ..