- Kategori
- Siyaset
Uluslararası satranç tahtası Suriye

Uluslararası aktörler Ortadoğu'yu her geçen gün biraz daha ısıtmaya kararlı...
Çok değil bir sene önce önüne gelenin Doğu Akdeniz'e donanmasını yığacağını söylesek pek inanan olmazdı herhalde.
İŞİD bahane oldu evet ama önemli olan onu hangi bahane ile kullandığınız!
Boşuna demiyoruz:
"Dış politika bir strateji oyunudur!" diye.
Tüm konu uzmanlarının ve perde arkasını yöneten diplomatların söylediği şey şu;
"Dış politikada ülkelerin dostları yada düşmanları olmaz sadece hedefleri ve stratejileri olur"
"Ve eğer sizin tutarlı bir stratejiniz yoksa hiç istemeseniz bile başkalarının planlarının parçası olursunuz."
Nokta!
Bundan bir kaç ay önce Suriye'de bileği kuvvetli olan değil, aklı kuvvetli olan kazanacak diye yazmıştık.(Arayışlar:Rusya'nın Hava Harekatından Sonra Nasıl Bir Suriye İle Karşılaşacağız?)
Yaşanan tüm gelişmeler Rusya'nın bu satrançta hamlelerini en doğru oynadığı şeklinde...
Tabi şimdilik kaydını da düşelim.
Yarın ne olacağı belli değil...
Uçağı düşürülen Rusya,bir anda bölgedeki en üstün silahlı güç haline geldi.
Buna bir de İran'ın yayılmacı Şii hegamonyasını da eklersek, eğer statükö değişmezse, önümüzdeki 6 ay içinde bölgede dramatik değişimlere şahit olabiliriz!
Peki Ruslar nasıl bu kadar avantajlı hale geldi?
Sorunun cevabı Türkiye'nin de dahil olduğu koalisyon güçlerinin yaptığı hatalarda ve Obama yönetimindeki ABD'nin pasifliğinde gizli.
Irak'ta kuruluşuna öncülük ettiği merkezi hükümeti yalnız bırakan ABD görünen o ki bu kaleyi de Rusya-İran ikilisine kaptırmak üzere.
Hatta Kuzey Irak'taki bölgesel Barzani yönetiminin bile ikili oynadığını düşünebiliriz.
Her geçen gün daha kaotik hale gelen Türkiye'nin bölgedeki durumu ise çok düşündürücü.
Uçak düşürmenin hukuki haklılığını bir yana koyarsak, politik ve ekonomik bedeli yüksek olacak ama esas konumuz bu değil.
Bu ay içinde Musul'a yapılan askeri çıkartmadan bahsediyoruz!
An itibariyle 8 bin asker ve 140 zırhlı aracını Başika'da konuşlandıran ve karargah açan Türkiye'nin hamlesinin"peşmergeye eğitim " amaçlı olduğuna kimse inanmadı haliyle!...
Kaldı ki Türkiye uçak düşürme olayı ile Rusya tarafından uluslararası arenada köşeye sıkıştırılırken...
Burada kritik olan ABD sözcüsünün "Türkiye'nin Musul'daki askeri varlığının İŞİD'le bir ilgisinin olmadığını" vurgulamasıdır!.
Türkçesi: "Bir şey olursa NATO'ya güvenme,bizi ilgilendirmez!"
Peki İŞİD'le alakalı değilse ne için oradayız?!?
Kuzey Irak bölgesel yönetiminin merkezi Irak hükümeti ile arasının açık olduğu ve Türkiye'nin de bu açıktan faydalanarak Barzani ile petrol ticareti yaptığı bilinen bir gerçek.
Eğer amaç İŞİD'le ilgili değilse, askeri varlığımız bu (tartışmalı!!!) ticaretin garantörü olacak!
Olası bir Irak devleti müdahalesine karşı Peşmergeyi koruyacak...
Siz buna Rusya'nın Birleşmiş Milletler'e götürdüğü "yasadışı işid petrolü ticaretinin rotasının bir kolu Kuzey Irak ve oradan Türkiye'ye uzanıyor" hikayesini de ekleyin...
Türk ordusu kimi(neyi) kimden koruyacak acaba?
Enteresan işler!
Nereden nereye!
Türkiye ve Türk ordusu...İstenmeyen ülke,istenmeyen asker!
70 yıl önce savaş alanı (battle field) Avrupa idi.
Devler Avrupa pastasını paylaşamıyordu.
O zamanlar tüm dünyanın (görünüşte) karşı olduğu "Nazi İmparatorluğu" vardı.
70 yıl sonra savaş alanı Ortadoğu.
Devler bu pastayı da paylaşamıyor.
Gene (görünüşte) herkesin karşı olduğu "İşid" var.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Nazi'ler ortadan kaldırıldı ama Avrupa (ve tüm dünya) ortadan ikiye bölündü.
Bugün üçüncü dünya savaşının eşiğindeyiz. Savaş çıkar mı?
Günümüzde savaş çıkarmadan da sonuç almak mümkün.
Ancak haritalar ikiye değil,çok parçaya ayrılacak. Bu artık net!
Ama bunu hala göremeyen ülkeler ve politikacılar var!