- Kategori
- Deneme
Umutlar Geceleyin Yüreğin Daracık Limanına Çekilir, Seher Vaktini Beklerler

Mutluluk ayrı, hüzün ayrı renklerdir.
Aydınlık mutluluğu, karanlık hüznü ifade eder.
Gündüzün kabına sığmayan umutlar, Gecenin karanlığında yüreğin daracık limanına çekilir seher vaktini beklerler.
Aydınlıkta ölçüye sığmayan hayaller, geceleri yer, yer kopar, küçülür sabahın fecri için yeniden düğümlenirler.
Geceleri sessiz kalır umutlar, yorgun olur hayaller. Sevinçler, hüzünler bir kenara çekilir derinden derine düşünürler.
İyi ki karanlık ve sessiz gecelerin sonunda aydınlık ve sesli gündüzler var.
Her canın gecesi uykuyla mı geçer? Hayır.
Bazılarına geceler uyumak için değil, hüzün için, keder için, ağlamak içindir.
Onlar için aydınlık bile geceler gibi karanlıktır. Onlar için geceler yağmur yağmadığı halde, rüzgâr esmediği halde soğuk, puslu ve sisli geçer.
Bazıları geceleyin düşüncelerin karanlık kuyusuna düşerler, kuyudan kurtulmak için güneşin doğuşunu aydınlığı beklerler. Karanlık geceler onlara yoldaş olur.
Bakınız geceler için iğneyle, bin bir renkli iplikle akılda iz bırakacak ne derin sözler söylemişler.
Geceler yârim oldu, ağlamak karım oldu,
Her dertten yıkılmazdım, sebebim zalim oldu,
Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime,
Yaralarım sızlıyor, gülmek benim neyime. (Urfa yöresinden)
Öyle ya her yiğidin bir ahu zarı var.
Bazıları için geceler zevkli, sefalı geçer, bazıları için geceler gamlı kederli geçer
Bulutlar dağılır, yıldızlar kaybolur, ay yorulur gece gündüze inat yerinde durur. Geceler mi insanı hüzünlendiriyor yoksa insan mı hüzünlerini gecelere saklıyor.
Kimi yüzme bilmeyen çaresizler gibi sevdanın denizinde çırpınırken, Kimi geceleri kendini dertlerin, hüzünlerin, karanlık çölünde sanır.
Ondandır insan ömrünün yarısı gündüzlerle, yarısı gecelerle geçer. Sabahın seherinde eller açılır Yüce Yaratana arz edilir dilekler,
Güneş yüce dağları aşınca, vadiler gölgelenir, sonra akşam, biraz sonra ise etrafı asfalt gibi karanlık kaplar.
Geceler hep hüzünlendirirler. Takatsiz, anlamsız kalır sözler, mecalsiz olur heceler.
Bakışlar bir başka hal alır, gözler derinleşir, yüz benzi renk değiştirirler, Fecir haber verince, umutlar tazelenir yeniden dirilir.
Yıldızlar güneşten utanırcasına gökyüzünü terk ederken. Sabaha meydan okurcasına gitmem, diyen karanlık geceler. Umutlar tükenmez, hayaller bitmez. Elbette her geceyi bir gündüz aydınlatır.
Kara ve beyazın birbirinden ayırt edildiği fecir zamanında karanlık gece biter. Aydınlık başlar. Bilinmedi, çözülmedi gece mi gündüzden, gündüz mü geceden çıkar.
“ Kovalayan daima arkada olduğu için gece her gün gündüzü kovalıyor, yakalıyor, üstünü örtüyor lakin bir türlü geçemiyor” ( Yasin Suresi: 40 )
“Hicri takvime göre ise önce gece, sonra gündüz gelir. Mübarek günler, mübarek geceleri takip eder”
Anlaşılır doğru açıklama da ise ne gündüz geceyi geçer, ne de gece gündüzü geçer. Bilindiği gibi yeryüzü küre şeklinde yaratılmıştır. Gece ve gündüz de aynı anda yaratıldı.
Ayetin manasını çözenler bu açıklamalara rağmen gecenin gündüzden önce geldiğini söylemek mümkün değil diyorlar.
İster gündüz geceyi, ister gece gündüzü kovalasın gerçek şu ki umutlar aydınlıkta çoğalır, hüzünler karanlıkta birikir.
Hüzünler, dertler, kederler gecenin karanlığında yüreğin daracık limanına sığınır. Geceler sessiz, hareketsiz.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN