Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '08

 
Kategori
Anılar
 

Umutlar yeşermiş hayat serüveni başlamıştı

Umutlar yeşermiş hayat serüveni başlamıştı
 

Kapı çalınınca


Anılardan Öyküler

Umutlar Yeşerirken den devam


Umutlar yeşermiş etrafta geleceğin filizleri kök salmaya başlamıştı.

Kenan hiç ummadığı bir zamanda, hiç ummadığı bir şekilde iyi bir iş bulmuştu. Patronu Kemal Bey; Kenan’a çok değer vermiş, onun her ihtiyacının karşılanması için bütün personeline ellerinden geleni yapmalarını tembihlemişti.

Mühendis Sedat Bey de Kenan’ın bazı acemiliklerine göz yumuyor ve onun iyi bir eleman olarak yetişmesi için gayret gösteriyordu.

Kenan iş yerine yakin olması için, Posta Caddesinde, kaliteli değil ama ucuz bir otel bulmuştu. Aksamları yemeğini yiyip biraz hava aldıktan sonra, büroya gidiyor, inşa ettikleri yolların profillerini çıkarıyor, kesitlerini çiziyor, hacim hesaplarını yapıyordu.

Muhasebe Müdürü Necati Bey kanalıyla Kenan’a Mal tepede bir pansiyon bulunmuştu.

Pansiyon İtalya sefaretinde küçük bir memur olarak çalışan genç bir ailenin, oturdukları evlerinin bir odasıydı.

Aile gençti ve hanim sarışın, uzun boylu, balıketinden biraz daha dolgunca, ama çok güzel, Mariyana adında, gösterişli bir kadındı.

Türkçesi de fena değildi ama zaman zaman bazı şeyler sormak için Kenan’a başvurma ihtiyacı duyuyordu. Ancak Kenan’ın ona Türkçe öğretecek! zamanı olmuyordu.

Akşamları eve gelirken ertesi günü isçilere verilecek işlerin hazırlıklarını yapıyor, hesaplarını çıkarıyordu.

Bir gece; zamanın uyumak için henüz erken olduğu bir sırasında, Kenan hesaplara dalmış, başını dahi kaşıyacak bir durumu yokken; kapısı çalındı.

Mariana; vücudunun bütün hatlarını gösteren incecik bir gecelikle, saçlarının bir kısmı omuzlarına, bir kısmı da göğüslerinin üzerine dökülmüş, hafif makyajlı, rayihası baş döndürücü bir şekilde, odanın içine kadar nüfuz eden parfümünün bayıltıcı etkisi ve yüzünde hafif bir tebessümle kapıda duruyordu.

Daha önce böyle bir durumla hiç karşılaşmamış olan Kenan, şaşkınlığından ne yapacağını bilemedi ve öylece dikilip kaldı.

Kadın sol elini kapıya dayamış, sağ bacağını sol bacağına sarmış, geceliğinin önü beline kadar açık, elindeki sigarayı ağzına götürürken ( atesiniz var mi ) dedi.

Kenan heyecanla masasına koşup kibritini alarak; kadının eline tutuşturdu ve kapıyı kapatıverdi…

O gün bu gündür Kenan; Mariana’nin; o saatte oraya niçin geldiğini merak edip, düşünmektedir. Kibrite mi ihtiyacı vardı acaba?...


Bedensel sorunlardan vakit bulunur, fırsat çıkarsa devam edecek.

26 Haziran 2008

 
Toplam blog
: 104
: 722
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..