​ Umutlara ve enlere / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '13

 
Kategori
İlişkiler
 

Umutlara ve enlere

Umutlara ve enlere
 

Gün doğar sana yeni umutlar vaad ederek. Sonra elini yüzünü yıkarsın; hatırlarsın ki hiç bir umudunun sonu iyi bitmedi. Hiç bir 'büyük' hayalin gerçekleşmedi. Hayal kırıklıkların diz boyu olmuş, çenenin altına kadar göz yaşı dolmuşsun. Başına gelen en güzel şey bile mutluluk veremez o an sana. Vardır öyle anlar ya.

Bir şarkı dinlemek istersin. Belki eskilerden, sana eskiyi hatırlatamayanlardan... Hatırlanamayacak kadar eskide kalmıştır 'o' insanlara bağlı mutluluklar. Üzerine 'yeni' anılar ekleyip, kafanı olmadığı kadar doldurmuşsundur. Çocukluktan sıyrılıp kendi DÜNYAnı yaratmaya çalışırken dibe batmaktansa, az insanla öz olmuşsundur. Kendin olmuşsundur. İşte bazen gelmez o seni hiç bir şeyin mutlu edemeyeceği anlar. Yüzünü yıkayıp yatağını toplarken hala mutlusundur. Kedin vardır iki tane. Hiç sevmeyenlere inat. Mutlusundur, olmayanlara inat. Seviliyorsundur, sevmeyenlere inat. Boşluktan kaybolup kendini denizlere salmamışsındır gözün kapalı. Ya da bu herkes için değişken tavırları. Ne bileyim mesela, karşı cinsin kollarında aramaktan yorulmuşsundur. En yakın arkadaşının 'hadi gel içelim' demesinde var olduğunu hissetmek saçma gelmiştir sana. Onun yerinde bir kitaptaki yan karakter olmuşsundur. Ya da bir filmdeki mutlu son... En iyisi biri için mutlu son: kendin.

Bencillik mi?! Bu benim. Kendim dışında birini düşünmeyi unutturacakları kadar çok umarsızlaştırdılar. Bencil... Sizsiniz aynı zamanda. Kaybetmeyi öğrendiniz. Arkadaşlarınızın iki yüzlü olduğunu, yalancı olduğunu, sırtınızdan bıçakladığını, yıllarınızı çöpe attığını... Sevgilinizin en yakın arkadaşınızla bile beraber olduğunu gördünüz. Ya da belki daha acısı 'en yakın arkadaş'ınızın sevgilinizle... Ölümü gördünüz tattınız siz. Sağlığınızı yitirdiğiniz, vazgeçtiğiniz zamanlarınız oldu. Mutlu oldunuz. Mutsuz... Melek oldunuz çoğu için ve bir şey daha oldunuz biri için: ölü balık. Üzülmeyin. Çünkü hep onların kaybedişini izlediniz. Sizin mesajlarınıza dönmeyen, arkadaşarını size tercih eden, sizi mutlu edemeyen sevgiliniz kaybetti. Size, sizin ona açıldığınız kadar açılmayan arkadaşınız kaybetti. Sizin sevmeye lütfettiğiniz ama size tutunamayan insanlar kaybetti.

Bakın bakalım bir aynaya. Neden inatla 'en' leri istediğinizi düşünün. 'En'leri isterken ne kadar da çirkinleştiğinizi. Arayış içinde olmanın acizliğini bir düşünün. Ve o maskenin altında yatan güzel, mutlu yüzü... Hiçbir şeyiniz olmasa, hayalleriniz var. Uzak ya da yakın; olur ya da olmaz; sizin ya da değil... Hiçbir şeyiniz yoksa bir kendinize dönüp bakın. En çok ihtiyacınız olan şey yanınızda: Siz!

Geri kalan her şey mutsuz olmaya bahaneniz. 

 
Toplam blog
: 58
: 402
Kayıt tarihi
: 06.04.10
 
 

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mezunuyum. ..