- Kategori
- Siyaset
Üniversiteler!...
Türkiye, tarihinin en önemli döneminden geçiyor.
Ülkede korku, baskı, yargının siyasallaşması, polis devleti olma yönündeki adımlar, cezalandırma şekline dönüşen tutuklamalar, özerklik ve ayrı bayrak talepleri, ana dilde eğitim ve öğretim istekleri, şehir merkezlerine sıçrayan terör eylemleri, cemaat ve tarikatların devletin en hassas birimlerini ele geçirip kendi insanlarımıza tuzak kurma çalışmaları…
Üniversite’de bunları görüyor , duyuyor, yaşıyor…
Bir kısım yürekli aydının, yazarın, siyasetçinin bu kötü gidişi durdurabilme çabaları, her türlü güçlüğe rağmen devam ediyor.
Ülkesinin en önemli meseleleri karşısında, görüşlerini açıklayıp, hem siyasete hem de insanlarımıza yön vermesi gereken Üniversiteler yani, Cumhuriyetin Üniversiteleri ise dillerini yutmuş durumdalar. Ben şaşırıyorum, nasıl oluyor da bu ülkenin bilim insanları, ülke meselelerine bu kadar kayıtsız, ilgisiz kalabiliyorlar? .
Üniversite, öğrencilerine hem tartışmayı hem özgür düşünceyi, hem de sorgulamayı öğreten bilim yuvaları olmalıdır. Okurlarım ; Sinmiş, korkmuş, kendi ülkesini ve lâik Cumhuriyetini savunmaktan aciz, kendi çocuklarının geleceğini bile düşünmeyen Üniversite hocaları mı özgür düşünceyi, sorgulamayı gençlere öğretecekler? .. Umudum yok…
Üniversitelerimiz, “Cumhuriyetin Üniversiteleridir…
Toplumu bilgilendirme, yapılan yanlışlara tamamen yasal yollara bağlı kalarak, demokratik haklarını kullanarak karşı çıkıp “uyarı” görevlerini yapmak zorundadırlar.
Bu onların görevidir. Ey.. Prof.- Doçentler, Dekanlar , Rektörler..
En azından bu kadarını Cumhuriyete borçlu olduğunuzu düşünmeniz, yüreğinizin sızlamazı gerekmez mi?..