- Kategori
- Güncel
Üniversiteler ve Özerklik
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDE vuku bulan öğrenci gösterileri farklı yerlere çekilmeye çalışılıyor.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, “demokratik” “hukuk” devletidir.
Yani… Demokratik hukuk devletlerinde…
Kurum ve kuralların varbulunduğu bir nizam, toplum fertlerinin yaşamlarını güven ve adalet duygusu içinde sürdürmelerine yarar.
Demokrasi dediğimiz siyasal aparat, vatandaşların kanun dairesi içerisinde kalmak kaydıyla gösteri ve yürüyüş yapmalarına cevaz verir. Burada kritik eşik, yurttaşların, demokratik haklarını kullanırken, devletin saygınlığına, yine devlet büyüklerinin itibarlarına yönelik hem sözsel hem de eylemsel bir teşebbüs içinde olmamalarıdır.
Hukuk devleti ve demokratik olgunluk, vatandaşların eylem ve söylemlerinin nereye gideceğini veya ne sonuç vereceğini bilmelerini varsayar. Demek istediğim, öğrenciler, provokasyona gelmeden, kamu düzenini bozmadan, kısacası nümayişe neden olmadan, anayasal haklarını kullanırlar. Öte yandan suç teşkil edecek sloganlarla, mesela devletin başkanına hakaret etmek veya devletine alenen hakaret etmek, zaten kanun koruması altındadır.
Burada önemli olan…
Üniversitelerin bilim yuvaları olmalarıdır. Bilimsel ve idari özerklik yıllardır üzerinde durulan ve tartışılan reelpolitiktir. Üniversitelerimiz, günlük kısırdöngü politikaların yarıştırılacağı yer değildir. Üniversitelerimizi ne siyasete angaje edelim ne de kontrolden çıkabilecek provokasyon yüklü sokak eylemlerine.
Bizim için önemli olan, demokrasi ve hukuk zemininde kalmak kaydıyla demokratik ve barışçıl gösterilerde bulunabilmektir. Ama, bu herhalde belirttiğim gibi amaç dışına “çıkarılmamalıdır”: Bu eylemler, ne iktidar karşıtlığına ne de siyasi lider/devlet başkanı düşmanlığına kadar vardırılmamalıdır.
Şuan için en fazla ihtiyacımız olan husus…
Sağduyudur.