- Kategori
- Mimarlık
Unutulan şehir mimarları
Mimari alanında ülkemizde geçmiş dönemde çok önemli eserler inşa etmiş, birçok restorasyon çalışmasında bulunmuş oldukça önemli mimarlar bulunmaktadır. Bu alanda hatırlanması gereken önemli isimlerden biri de Osmanlı imparatorluğu döneminde yaşamış, günümüzde ise adı unutulan, sadece konu ile ilgili çalışmalar yapanlar tarafından bilinen ünlü bir İtalyan mimar olan Raimondo Tommaso D'Aronco’ dur. 1893 - 1909 arasında Osmanlı İmp.'nda çalışan İtalyan mimarın özellikle 20.yy başı İstanbul'una damgasını vurduğunu belirtmek çok yanlış olmayacaktır. Mimar en görkemli eserlerini Art Nouveau akımını benimsediği dönemde vermiştir.
D'Aronco, İlkokuldan sonra Gemona sanat okulu'na ve üç yıl da Graz kentindeki Baukunde'ye devam etmiştir.Mimarı burada en çok etkileyen kişiler Neorönesans akımı benimseyen L. Theyer ile Gotik akımı benimseyen Friedrich von Schmith’tir.
1877'de Venedik akademisi'nin mimarlık ve bezeme kurslarına başlayan D’aranco buradan 1880'de oldukça yüksek notlar ve mimari çizim öğretmenliği diploması alarak mezun olmuştur. Sırasıyla Massa Carrara Enstitüsü'nde daha sonra Palermo teknik Enstitüsü ve Messina Üniversitesi’nde çalışmalarda bulunmuştur.
D'Aronco, 1893'te ise Türkiye'den bir çağrı almıştır. Osmanlı İmparatorluğu İstanbul'da bir sergi düzenleme düşüncesindedir ve projelerin hazırlanması konusunda D'Aronco ile anlaşma yapılmıştır. 10 Temmuz 1894 günü İstanbul'da büyük hasara neden olan şiddetli deprem meydana gelmiş, maddi hasarın büyük olması sonucu ise sergi için ayrılmış paraların onarımlara aktarılması gerekliliği ortaya çıkmış ve sergiden vazgeçilmek zorunda kalınmıştır.
İstanbul'da çalıştığı 1893 - 1909 arası D'Aronco'nun profesyonel yaşamının en verimli dönemi olmuştur. D'Aronco 1900'lere kadar süren İstanbul'daki ilk dönem çalışmalarında özellikle deprem sonrasındaki onarımlarda Türk dönemi yapılarını daha yakından tanıma olanağını bulmuştur. Mimar bu yapıtlarına yeni yorumlar getirebilme şansını da bu dönemde erişmiştir. Alexandre Vallaury ile birlikte çalıştıkları Haydarpaşa'daki Mekteb i Tıbbıye- i Şahane (bugünkü Marmara Üniversitesi Kampüsü) ve Haydarpaşa numune hastanesi çalışmları en görkemli örnekler arasında sayılabilir.
Yıldız sarayı 'nda gerçekleştirdiği yapılar ise Avrupa mimarlık örneklerine daha yakın durmakta olup özellikle 1898'de II. Wilhelm' in ziyareti için yaptırılan Şale Köşkü ek binası, harem bahçesinde bugün birçoğu mevcut olmayan çeşitli yapılar, Yeni Saray ve tiyatro tasarımları bu yansımanın en görkemli örnekleridir.
D'Aronco, özellikle 1900'den sonra Art Nouveau eğilimine doğru giden bir anlayışa yönelmiştir. Bu dönemde Sultan II. Abdülhamit'in Hollandalı terzisi J. Botter için tasarladığı Botter Apartmanı, mimarın hayatında adeta bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir.
Botter Apartmanı, İstanbul'da Art Nouveau etkisini taşıyan ilk eser olması bakımından mimari alanda büyük bir öneme sahiptir.
En çok bilinen çalışmaları arasında Beşiktaş' ta Şeyh Zafir türbesi, Kitaplık ve Çeşmesi, Karaköy Meydanı'nda, 1958 yılında söküldükten sonra ortadan kaybolan küçük Merzifonlu Camii, Yıldız Sarayı'nda İstabl-i Amire'ye ait ahır ve manej ile çeşmeler, Botter Evi, Dahiliye Nazırı Memduh Paşa için yaptırılan Arnavutköy'de ki silah koleksiyonu ve kitaplık pavyonu, Yeniköy'de Huber Köşkü (bugünkü Cumhurbaşkanlığı Yazlık Konutu), ve Tarabya'da İtalyan Elçiliği Binası sayılabilir.
1894‘de meydana gelen İstanbul Depremi sonrası zarar gören Galata'daki Aziziye Karakolu'nu da onaran ünlü İtalyan mimar D'Aronco, son dönemlerinde San Remo'ye taşınmış ve 1932'de de orada ölmüştür.