​ Urartular ve Ermeniler üzerine / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '06

 
Kategori
Tarih
 

Urartular ve Ermeniler üzerine

Urartular ve Ermeniler üzerine
 

Birkaç gün önce "Ermenilerin Kökeni" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Sağolsun değerli Arek Mazman yazım hakkında bir yorum yapmış. Ben kendisinin yorumuna cevap yazmış olsam da belki bir takım ayrıntıları çok iyi anlatamamış olabilirim düşüncesiyle bazı noktaları yeniden açıklamak ve Arek beyin yorumunda değindiği çok ilginç bir konuya biraz açıklık getirmek istiyorum.

Daha evvel belirttiğim gibi "Urartular Ermenilerin atasıdır" şeklinde bir yargıda bulunmamız bilimsel olarak doğru olmaz çünkü tarihte iki kavimin birbirinin devamı olduğunu söyleyebilmek için söz konusu iki kavim arasında bir dil birliğinin bulunması gerekmektedir! Oysa Ermeniler ve Urartuların dilleri gramer açısında birbirine benzemez ve hatta farklı dil gruplarına girmektedirler. Ancak Ermenice'de Urartu dillerinden gelen bazı suffixler yani sonekler bulunduğu dilbilimciler tarafından ifade edilmektedir. Bu durumda aslen Hint-Avrupa kökenli bir dil olan Ermenice'nin ve dolayısıyla günümüzdeki Ermeni halkının çekirdeğini oluşturan toplumun Urartuca konuşan halklarla kaynaşmış olması gerekmektedir ve kanımca doğru olan da budur.

Tarihte Ermeni adına ilk kez MÖ 522 yılında Pers Kralı Darius tarafından yazdırılmış olan ve İran'ın Kirmenşah kenti yakınında bulunan Behistun anıtında rastlıyoruz. Urartu Devletinin de MÖ MÖ 590 ila 585 yılları arasında yıkılmış olduğunu düşünecek olursak bu tarihten yaklaşık altmış sene sonra bir zamanlar Urartu Krallığının hakim olduğu Doğu Anadolu bölgesinin hızla Ermenileşmiş olduğunu söylememiz gerekir. Ancak Urartu'nun siyasi varlığının sona ermiş olması buradaki Urartulu halkın bölgeden yok olup gittiğini göstermez. Dolayısıyla Tarihte Armenler olarak geçen Ermenilerin Hint-Avrupalı ataları bölgeye geldiklerinde yörenin yerli halkı olan Urartular, Hurriler ve diğer Kafkas halklarıyla karışmış ve Ermeni halkını meydana getirmişlerdir. Ermenice'deki Urartu kökenli soneklerde böyle bir kaynaşmayla açıklanabilir. Dolayısıyla söz konusu iki halk direk olarak birbirinin devamıdır denilemesede Ermeni halkının içinde eski Urartuların kalıntılarının da yaşamaya devam ettiğini kesinlikle vurgulamak gerekiyor. Bu açıklamalarım dilerim önceki yazıda belki kafası karışmış olabilecek arkadaşlarımızı aydınlatmakta yeterli olmuştur.

Birde değerli Arek arkadaşımızın değindiği ilginç bir nokta daha olmuş: Şu an Ermenistan'ın başkenti olan Yerevan kentinin yakınında Erebuni isiminde bir Urartu kenti vardır ve bu kent Urartu Kralı I.Argişti tarafından kurdurulmuştur. Yani bu durumda Yerevan'ın ilk kurucuları Urartulardır diyebiliriz. Ancak burada açıklanmması gereken ilginç bir nokta var: Urartular aynı güney komşuları Assurlular gibi ülkelerindeki değişik etnik gruplara mensup insanları denetim altında tutmak için toplu nüfüs aktarımı yani tehcir uygulamasına başvururlardı. Ele geçirdikleri bir bölgede isyan çıkmasını önlemek ve esir ettikleri halkı yeni kentlerinin yapımında işgücü olarak kullanabilmek için onbinlerce kişiyi bir yerden başka bir yere zorla naklettikleri Urartu yazıtlarında da ifade edilmiştir.

Urartu kralı I. Argişti Elazığ-Malatya civarında bulunan Hate ve Supani ülkerine sefer yapıp kendi ifadesiyle buradan aldığı 29.284 kişiyi toplu nüfus aktarımı yoluyla Kafkaslarda yeni kurdurduğu Erebuni kentine yerleştirdi. Urartu yazıtlarında "Hate" şeklinde geçen kavram Hititleri daha doğrusu Urartular döneminde Malatya civarında varlık gösteren Geç Hitit devletlerinden birini ifade etmektedir. Dolayısıyla Argişti'nin seferiyle Hate yani Hitit ülkesinden zorla sürgün edilen 29.284 kişi yeni kurulan Erebuni kentine Urartu yönetimi tarafından yerleştirilmiştir. Bu durumda Erebuni'nin yani şimdiki adıyla Yerevan'ın ilk sakinlerinden biri Hititlerdir demek yanlış olmaz herhalde.

Tarih ne kadar şaşırtıcı gelişmelerle dolu değil mi? Binlerce yıl boyunca çok çeşitli kavimler birbiriyle karışıp kaynaşmış. Bu durum özellikle Anadolu için çok daha belirgin tabi ki. Zaten Anadolu'da tarih boyunca farklı ırklarla karışmamış homojen bir toplum bulmakta oldukça zor.

 
Toplam blog
: 130
: 5076
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..