​ Usta' ya vefa / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '10

 
Kategori
Güncel
 

Usta' ya vefa

2008 yılında tanışmıştım ustayla… Bugün burada yazıyorsam onun sayesindedir… O olmasaydı ben yazmaya başlayamayacaktım… Bana güvenen ender insanlardandır ustam… Güvenenlerin azlığı benim güvenilmez bir insan olduğum anlamına gelmiyor elbet… Anlayamayanlar için söylüyorum… Yaşamımın bu zamana kadar olan kısmında ender dostlarım oldu benim… Az ama öz dostlarım… Tek kelimeleri ile ayağa kalktım en kötü anlarımda…

İnsanın dostları olmalı hayatta… Lakin öyle insanlarla karşılaşırız ki hayatta, bu insanların gerçekten insan olup olmadığı hususunda şüpheye düşeriz… Evet, görünüşte Yaradan, insan olarak yaratmış bu kişileri… Elleri, ayakları, gözleri, burunları, ağızları yani kısaca dış görünüşleri bizler gibidir… Birden fark edersiniz böyle , artık ne denirse işte , kişileri… Olabildiğince insan olmak, olabildiğince adam olarak yaşamak gerekir hayatta… Güzel memleketimde yazılacak o kadar çok konu var ki aslında…

Geçtiğimiz günlerde görsel basında Şilili otuz üç madencinin kurtuluşunu tüylerimiz diken diken izledik…Elbetteki insan olarak bu otuz üç madencinin kurtuluşuna sevindik…Ama yüreklerimiz buruktu…Hüznün rengi var mıdır bilmem ama koyu bir karanlık kapladı yüreklerimizi… Karaelmasın karası… İki maden şehidimiz hala karaelmasın kollarındaydı çünkü… Ekran başındaki aileleri hüzünle baktı kurtulan Şilili madencilere… Sizce, keşke kelimesi geçmiş midir yüreklerinden? Keşke…. Ah keşke, benim evladım, eşim, abim, dayım, amcam yahu ne fark eder, keşke benim madencim de kurtulabilseydi…? Nasıl geçmesin ki değil mi? Olmadı, yapamadık… Kurtaramadık yürekleri aydınlık madencilerimizi… Onları, sonsuzluğa uğurladık…. Ama unutmadık…

Ne yazacağımı bilemiyorum bugün… Konu mu yok dersiniz…? Benim güzel memleketimde yazmak isteyen için her insan bir konudur, her şey bir konudur aslında… Yaşadıklarımız, duyduklarımız, görsel basında gördüklerimiz, yazılı basında okuduklarımız…. Misal, geçen haftalarda yine görsel basından bir haber… Bebek X…. Adı henüz konmamış güzel bebek… Ah be çocuk… Seni o spor çantasında soğuğa nasıl terk ettiler? Mosmor olmuş o öpülesi minik ellerin… Üşümüşsün çocuk… Seni bulmuşlar, ölümün soğuk yüzüyle tanışmadan… Şükür ettim senin yerine… Ve onca sıkıntının arasında haberin sonunda yani hayata dönmüşken sen, yani küvöz’ ün içinde gülümsedin ya yüreğim içine sokasım geldi seni… Bahtın ve yolun aydınlık olur dilerim…

Ve PAŞAM….Sevdiğim, seveceğim ve sevebileceğim tek ADAM… Tam yetmiş iki yıl önce bugün seni, güzel Anadolu’mun özgür topraklarına emanet ettik… Ah be Paşam… Her on kasımda, saat dokuz’ u beş gece… Hüzün zamanıdır seni yürekten sevenler için… Şahsım adına söz veririm ki yaşadığım sürece Yüce Türk Ulusunun bir ferdi olarak bir gün tek başıma kalsam dahi, içimde duyduğum iman ve inançtan kuvvet alarak bizlere bıraktığın Türkiye Cumhuriyetini, aziz vatanın topraklarını canım pahasına dahi olsa koruyacağım… Vatan sana, vatan şehitlerimize, vatan gazilerimize ve vatan bu topraklara yürekten bağlı herkese minnettardır…

 
Toplam blog
: 149
: 435
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

1999 yılında Ted Kdz Ereğli Kolejinden, 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyat..