- Kategori
- Gündelik Yaşam
Uyandıran da, uyandırmaya çalışan da sevilmez

Gecenin kör yarısı, elimi yüzümü yıkadım tam yatıyordum...
Uykum kaçtı...
Çay demlemeye üşenince, su kaynattım üçü bir arada yaptım... <ı>Hoş ben buı> <ı>merete dördü bir arada diyorum ya neyseı>( Koku)
Saat sabaha karşı iki, birazdan davulcu görünür sokağın başında, bizim camın altında bir sigara molası verir, uyandırdığı insanlar, mutfakların ışıklarını yakmaya başlayınca, keyiflenir...
Kış aylarında zordur davulculuk... Adamın içi donar... Mahalle köpekleri takılır davulcunun peşine, dişlemeye çalışır...
Davulcu işini mi yapsın, köpeklerden mi kaçsın?
Köpekler ısırırsa kim bakacak davulcuya?
Uyandırdığı insanlar sahiplenir mi davulcuyu?
Aynaya bakmayan adam davulcuya neden baksın?
Ramazan ayının yarısında üç kuruş bahşiş verecek diye utana sıkıla gelen davulcuya kapıyı bile açmaz elin oğlu!
Kapının gözetleme deliğinden bakar ama...
Kimi site güvenliğine talimat verir...
“ Davulcuyu sokma içeriye!”
Güvenlik görevlisi ne yapsın? Emir demiri keser...
Ramazan davulculuğu kadar nankör meslek var mıdır dünyada?
Davulcusunu tanıyan kaç kişi var aranızda?
Uykuyu sever vatandaş...
Hele kışsa, hele dışarısı buz gibiyse...
Sıcak yatak bırakılır da kalkılır mı hiç?
Uyandıran da, uyandırmaya çalışan da sevilmez...
Davul da sevilmez, davulcu da sevilmez, tokmağı hiç sevilmez!