​ Uyduruk cümleler / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '12

 
Kategori
Deneme
 

Uyduruk cümleler

Uyduruk cümleler
 

''Oy oy oy ben ölem,

Seni korsuz ateşlere gömem,

Sen yanmadın bari ben yanem

Arkandan bir avuç su dökem....''

Yahu babanne bu ne biçim türkü,sabahtan beri ağzında bu var, kim yazdı diyorum anam bana beşikteyken ninni diye söylerdi diyor,

---- ''Ninni benim bildiğim hani biraz daha duygusal, biraz daha uyutucu olmaz mı?

---- Sus!! Sen nerden bileceksin daha senin ağzın süt kokuyor,ben bununla uyurdum,öyle güzel söylerdi ki bütün mahalle o saatte onu dinlerdi...''

----- Babanne daha güzel parçaların yok mu mesela Emre Aydın dan,Tarkan dan,eminim söylesen bizim mahalledeki herkes seni dinler, populariten artar, star olursun kız!

-----Sen doğur senin çocuğuna da söylicem, görürsün(anladı dalga geçtiğimi)

------Aman kalsın,bizim ki bunu dinler dinler kendini jiletler,her şey var türküde aşk, gerilim , korku, heyecan, dram...Ha bi de arkandan bir avuç su dökmek nedir ya, bu olayı çözemedim

-----Zamane sıpası(kızarak)

İşte gördüğünüz gibi bu eksantirik bir o kadar da sevimli konuşmadan sonra şu türküdeki ahengi yakalamak için deneye gectım. Efendim benim Sokrates'ten neyim eksik,fazlam bile var, düşün Allah düşün, 40 gün 40 gece(abarttım farkındayım), düşünmekle bu işin bir yere varamayacağını farkedince teknolojiden yararlanıp google a girdim, çıkan sonuç hem şaşırtıcı hem düşündürücü hem de eğlenceli ve sonunda bir karara vardım yazımın sonunda da acıklayacagım..

İnsan kimi zaman hayattan usanıyor, bıkıyor, hiçbir şey yapası gelmiyor. Yanındakileri istemiyor, her şey ona fazla geliyor. Kaçıp gitmek istiyor uzaklara kimsenin bilmediği ''Yalnızlığın Başekenti''ne.

Pes ediyor çalışmaktan,kafa yorgun,vücut yorgun,duygular yorgun...Yeni bir heyecanın kapılarını aralamak istiyor zorla da olsa ama o azmi kendinde bulamıyor. Pamuk ipliğine bağlı sevgileri, gökdelenler arasına sıkışmış aşklarıyla bir oraya bir buraya savrulup gidiyor.

Gelelim yazımızın sonuna... Hayat insana acımasız davrandığı gibi bir o kadar da zalim.. Babannemin annesi çok acılar çekmiş, her şeyini kaybetmiş,o hezimetin içinde bir tek kızı kalmış yanında, ona dört elle sarılmış,okutmuş,evlendirmiş(babannem bunları anlatırken ağlıyor, kıyamam ben onun inci gibi gözyaşlarına, ellerini öpüyorum)..Google da bulamadığım bu türkü onun annesinde hayat bulmuş, her gece ağlayarak söylermiş,yanık sesiyle herkesi etkilermiş.

Bİizler yalnızlığımızı ya bilgisayara sarılarak örtmeye çalışırız, ya görmezden geliriz, ya da bir köşeye çekilir her şeyden koparız. Bu kadar mı aciziz acaba, bu kadar mı ezik,bu kadar mı sorumsuz,hayattan kopuk...

Bir babannem kadar olamadım,en ufak bir şey de köşeme çekilir ,hayattan koparım, bunalımlara girerim, adeta ruh olurum.Annem'' hadi kızım yemek ye'' der''yok anne canım ıstemıyor''derim. ''Zıkkım ye o zaman '' der. Napıyım ,atalarımızın kanından yeteri kadar alamamışsam bu benim suçum mu?Kader utansın...

Hayata uyduruk cümlelerle bağlanmak dileğiyle.... 

 
Toplam blog
: 5
: 441
Kayıt tarihi
: 15.06.12
 
 

Merhaba... Yazı yazmak güzel iş, zevkli bir iş her şeyden önemlisi zor bir iş. Herkes yazı yazar ..