- Kategori
- Şiir
Uyku
Uyumaktı asıl amacım,
Ama uyumadan hemen önce birkaç fotoğrafa takıldı gözüm.
Bilgisayar ekranında olmasalardı sararmış, çekmecede unutulmuş fotoğraflardan olurlardı herhalde.
Ama bilgisayardan bakınca sanki dün gibiydiler.
Dün gibi taze, dün gibi net,
Dün gibi yakın, dün gibi uzak,
Dün gibi acıtıcı, dün gibi heyecanlandırıcı.
Ama sonsuz kadar ulaşılmaz.
Tabi fotoğraflara eşlik eden şarkılar olmadan olur mu?
Olmaz…
Olmamış hiç.
Baktım uzun uzun,
Ellerine, gözlerine, bakışlarına, gülüşlerine…
Sana bir kere daha baktım yani hiç gereği yokken.
Dayanmak mümkün olur mu hiç,
Yaşlar dökülüverdi gözümden.
Çığlık çığlığa döküldüler hem de,
‘Ah nasıl da özlemişim heyhat!’ diye diye…
Acıdı , acıdı.
Bir yandı, bir soğudu.
Sonra ılık bir rüzgâr esiverdi sanki aralık kalmış camlardan.
O bile ürpertti beni.
İki sene dedim, iki koca sene olmuş.
İki sensiz geçmiş sene.
Yollar ayrılmış,
Yeniden başlamış.
Bitmiş, silinmiş,
Koşulmuş, yorulunmuş.
Nefesler kesilmiş,
Şimşekler çakmış.
Akıntılara kürek çekilmiş ama bazen de akıntıya kapınılmış.
Öyle olmuş evet,
Bazen de olmamış.
Gözlerim kapanmış bu arada, uyku için işte.
Rüya alemlerine gitmişim.
Sen de gelmişsin.
Sanki sende beni özlemişsin,
Elimi tutuşundan belli.
Uyanmışım yine,
Açmışım gözlerimi seni görmüşüm.
Kafam karışmış hangisi rüya hangisi gerçek?
Ah be masal kahramanım,
Ne olur çekip gitsen,
Beni benimle bıraksan?