- Kategori
- Söyleşi
Uzakdoğu'nun Türk şovu

Şovmen olan Aken, bayan ise Çin'in en ünlü kız po grubu S.H.E 'den Selina ve sakallı olan da Ben :)
Uzakdoğu'nun en uzağında Çin coğrafyasında 4 yıldır eğitimimi sürdürken aynı zamanda da birçok televizyon ve sahne gösterilerinde yer alıyorum. Bu haberlerim de sık sık basında yer buluyor ve çeşitli medya kuruluşlarında programlara katılıyorum. Bugünkü bloğumda geçtiğimiz günlerde özel bir medya kuruluşunun gazetesinde çıkan röportajımı yayınlamak istedim. Bu sayede hem blog okurlarına kendimi hem de Uzakdoğu'ya ilgili olanlara bu coğrafyayı tanıtmış olacağım. Dilerim röportajımızdan zevk alırsınız.
Tayvan'ın en komik yabancısı bir Türk
Kendisinden önce hikayesi komik. Önce Mersin Üniversitesi'nde öğrendiği Almanca ile Almanları eğlendiriyor. Sonra ise Ankara'da Sionoloji yani Çince bölümünde bu zor dili öğrenip Uzakdoğu'ya, taaa Tayan'a gidiyor. Henüz stand up kültürü ile teknoloji kadar haşır neşir olmayanTayvan'daki tek komedi kulübüne girip "Abi şovmen lazım mı diyor?" diye soruyor. O şimdi Tayvan'da yaşayan en ünlü yabancı ve kutu meyve sularının üzerinde resmi var. Tamek kutusunun üzerinde bir Çinli düşünün. Haftasonları konservatuardan dersler alıyor ve Uzakdoğu'da yoluna tüm hızıyla devam ediyor. Bu arada bir de güzel Çinli sevgilisi var. Anlayacağınız keyfi yerinde.
"Çinli mi oldun?" diye soruyorum. " Yok çıtayı yükseltip biraz da Türkleri güldüreceğim. " diyor. Eh, o zaman bu röportaj şimdi başlıyor.
N.T: Cem Yılmaz'a "Neden mizah?" diye sorulduğu gibi ben de size "Neden Çince?" diye soruyorum.
Rıfat: Önce Almanca öğrendim ve sonrasında daha iyisini yapabilirim diye düşündüm. Uzakdoğu'yu da merak ediyordum ve Çince'nin gücünü o zaman hissetmiştim. Herkes ticaret için Çince öğrenirken ben kendimi sınırlamadım ve Çince öğrenip karşıma ne çıkarsa onu yapacağım dedim.
N.T: Çince zor değil mi?
Rıfat : Dünyanın en zor yazı dili ama grameri basit. Beyninizin iki tarafını çalıştıran bir dil. Diğer dilleri öğrenirken tek tarafınızı kullanıyorsunuz.
N.T: Aileniz "Oğlum sen deli misin? İspanyolca falan oku demedi mi?"
Rıfat: Hayır, ailem her zamanki gibi en büyük destekçim oldu.
N.T: Peki, bu işe nasıl başladınız?
Rıfat: Oranın tek komedi kulübüne gittim ve "Abi şovmen lazım mı?" diye sordum. Çince stand up yapacağım deyince mekan sahibide şaşırdı. İlk gün 5 dakia çıktım sonrasında kısa kısa gösteriler yaptım ve 4 ay sonra gel başla dedi.
N.T: Ünlü müsünüz? Yolda tanıyorlar mı?
Rıfat: TV şovlarımdaki gibi şapka ile gezersem tanıyorlar. Şu aralar ünlü bir meyve suyunun reklamında oynuyorum ve kutularında resmim var.
N.T : Gösteride Türkiye'yi anlatıyor musunuz?
Rıfat: TV'de bazen Türk bayraklı T-shirtlerle çıkıyorum. Bazen yemekler yapım Tükçe şarkılar söylüyorum.
N.T: Türkiye'yi tanıyorlar mı?
Rıfat: Türkiye'yi çok tanımıyorlar. Basketbol ile ilgilenenler Hido'yu biliyor. Bazıları ise futboldan tanıyor.
N.T: Çinli gibi mi hissediyorsunuz?
Rıfat: Çok değiştim orada, huy olarak daha yumuşağım.
N.T: Komik misinizidir?
Rıfat: Aslında komiğimdir ama bu ara Türkiye'de çok ciddileştim. Ama yinede Çin'deki en komik yabancı benim.
N.T: Türkiye'de kimleri seviyorsunuz? Onların şovlarından alıntı yapıyor musunuz?
Rıfat: Cem Yılmaz, Ata Demirer'i çok beğeniyorum. Daha eskilerden ise Ferhan Şensoy, Uğur Yücel ilk aklıma gelenler. Çinliler ile Türkler ayrı şeylere gülüyorlar. Türkler daha zeki diye düşünüyorum ama Çinliler çok daha çalışkanlar. Çinliler bir taklite saatlerce gülebilirler.
N.T: Mizahta biz daha mı öndeyiz?
Rıfat: Amerika herkesten önde, orada çok popüler bir komedi kültürü var. Biri politik mizah yapıyor birisi ırklarla ilgili şakalar anlatıyor. Özellikle Kanadalı Peter Russells'ın ırklarla ilgili şovları harika. Bizde siyasi bir espri yap olay olur. Amerika'da yüzlece Cem Yılmaz var bizde tek. Tayvan'da stand up kültürü hiç yok. Stand up diyorum bazı seyirci ayakta izliyor. O zaman mecburen sit down diyorum. Yaptığım onlar için çok yeni.
N.T: Gösterilerinizi izlemek isteyenler ne yapmalı?
Rıfat: YOUTUBE ve Facebook üzerinden izleyebilirler. İnternette çok fazla hakkımda yer alan haber ve oynadığım oyunlar var.
N.T: Peki başarısızlıktan korkmuyor musun?
Rıfat: Hayır, diplomalarımı aldım iş her zaman bulabilirim. Bu işe baş koyduysanız başarısızlıktan kormayacaksınız.
Rıfat Karlova
Not: Röportaj 14 Ağustos 2010 tarihinde Nazenin Tokuşoğlu tarafından yapılmıştır.