- Kategori
- Mizah
Uzaylılar geliyor

Baykal çarşaflıya değil de, sanki çarşafa rozet taktı. Sosyalı da, demokratı da, sağdaki de, soldaki de, ortadaki de konuşuyor. Havada, karada, denizde, dağda, kırda, bayırda Baykal ve çarşafa takılan rozet konuşuluyor. Koca koca köşe yazarlarına Baykal'ı eleştirecekleri kaymaklı bir konu çıktı. AKP siyasi bir parti değil mi? Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti nin bir siyasi partisi. Bu siyasi partinin kongrelerinde salon silme çarşaflı ve türbanlı doludur. Türk bayrağından çok yeşil bayraklar vardır. Kongreye kura'n okunarak başlanır. Kimse eleştirmez. Laik ve sosyal demokrat olan hiç kimse. Cesur yürekler susar ve insanların tercihi bu. Saygı duymak lazım, derler. İşte demokrasi bu, derler. Baykal'ı eleştirdikleri kadar Erdoğan'ı eleştirselerdi çarşaf sorun olmaaktan çıkardı. Şimdi Erdoğan Baykal'a gaz veriyor. "Dik dur. Taviz verme." Türban sorununda kendisi dik durabildi mi? Dik duran, ANAYASA MAHKEMESİ OLDU.
Kim ne derse desin, devir çarşaf devri. Yiyeceğin geliyor. Kömürün geliyor. Harçlığın veriliyor. Seçime kadar da olsa, itibarın var. Daha ne olsun. Şimdi rozet de var. Bazı köşe yazarlarımız öyle eleştiriyorlar ki, sanki bu çarşaflılar, türbanlılar uzaydan gelmişler. Topluma adapte olmaya çalışıyorlar. Aslında bunlar uzaylı oldukları belli olmasın diye çarşaf giyiyorlar. Bunlar fizik olarakta bize banzemezler. Bunlar hızla üredikleri için, yakında dünyayı ele geçirmelerinden korkuluyor. Başbakan da bunlardan. En az üç çocuk. En az üç çocuk diyerek, durmadan bunları motive ediyor. Baykal bunlara rozet takınca, Başbakan nasılda sevindi gördünüz. Sayın köşe yazarlarımız. Aman ha, dik durun. Bu Baykal ile ancak siz başedersiniz. Çarşafa rozet ha. Bu ne cesaret. Gettii. getti. Memleket elden getti.