​ Üzgünüm çadırımız kalmadı :( / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
 

Üzgünüm çadırımız kalmadı :(

Üzgünüm çadırımız kalmadı :(
 

Erciş çadır kent oluyor.


Türkiye topraklarında yaşayan herkesin tek ortak korkusu Deprem. Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine, kökeni ne olursa olsun her insanın "Deprem bizi de bulur mu" diye sorduğu en korkutucu soru. Cevabını kimse bilmiyor, ne o müthiş bilim adamları ne teknolojisine hayran kaldığımız Japonya, ne de falcılar onlar bunlar... Cevabı yok. Deprem ne zaman gelir, kaç büyüklüğünde gelir ? Bilmiyoruz  ve daha çok korkuyoruz.

İnsanın bilinmeyenle mücadelesi işte bu kadar zor. Bir gece ansızın gelebilirim de diye bilir bu deprem illeti ya da Van'da olduğu gibi güzel bir pazar günü de... Hafta içi de olabilir herkes işindeyken okulundayken, ya da sessiz sedasız gelir ve gider.

Türkiye'nin deprem kuşağı üstünde olduğunu sağır sultan bile duydu hazırlığını yaptı. Hep sorguluyoruz depreme ne kadar hazırız diye. İşte Van depremi ne kadar hazırızın ön çalışması. Van kentinin nufusu 1 milyonun üstünde, depremin merkezi Erciş yaklaşık 85 bin nufusa sahip. 7.3 gibi gerçekten Türkiye standartlarına göre ağır bir deprem geçirdiler. Bir çok bina yıkıldı enkaz haline geldi, kullanılamaz hale geldi. (Binaların durumu ayrı bir yazı konusu olur.) Bir çok vatandaşımız hayatını kaybetti. Ve iki bine yakın yaralımız var. Ölenlere Allah'tan rahmet dileyelim de, asıl mevzu şimdi başlıyor. Ölen öldü, yaşayanları ne yapacağız ?

Malum Van kışı en derin yaşayan şehrimiz. Gelir düzeyi olarak durumunu anlatmaya luzum görmüyorum. Kış aylarına da girmeye başladık (Yazımı yazdığım sıralarda Van'da kar yağışının başladığını da okudum.) Şu anda Van'daki vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçları barınma ve ısınma. Yardımlarda gitmeye başladı. Lakin Beşir Atalay'ın bir açıklaması kamuoyunu inanılmaz rahatsız etti. Ne dedi sayın bakanımız "Çadır ve ısıtıcı sorunu yaşıyoruz." yani bulamıyoruz.

80 bin nufuslu Erciş'e çadır yetiştiremiyoruz. Hadi Van'ı da ekleyelim. Van kentinin tamamı olsa çadır yetiştirememek ne demek ?  Sayın bakanım pes diyorum. Hani depreme hazırdık. (yok kimse depreme hazırız demedi çünkü kimsenin depreme hazırlandığı yok.) Daha çadır yetiştiremiyoruz. Bu Kızılay ne işe yarar ? 99 depreminden hiç mi nasiplenmemişler ? Sorular sorular. Bitmeyen sorular. İşte bu kadar hazırız depreme. 80 bin nufuslu bir ilçeye bile yardım edemiyoruz. Deprem bu kadar Türkiye'nin hayatında olsa bile.

Son söz : Bu satırların sahibinin İstanbul'da yaşadığını düşünürsek depreme neden bu kadar duyarlı olabildiğini anlarız herhalde. Artık bütün İstanbullular biliyor ki, büyük bir deprem İstanbul için geliyor. 20 milyonluk bir şehir, çarpık yerleşim düzeni, dar sokaklar, kaçak binalar alabildiğine düzensizlik. Şimdi asıl soru, bu deprem İstanbul'a geldiğinde Van'a bile yetişemeyen devlet İstanbul'a nasıl yetişecek ? Eminim bütün İstanbulluların aklındaki soru bu. Ekip ve ekipmanları ile bu depremde sınıfta kalan bir devlet 20 milyonluk bir şehre dair ne düşünür, düşünmüş müdür, hiç zannetmiyorum. Zaten deprem olursa benim ikamet ettiğim binanın dayanacağını hiç sanmıyorum, hele bir de evdeysek yandık, dilerim ki deprem olunca tez elden emanetimizi veririz. Yoksa enkaz altında ölmeden kabre girmekte var. Kaldi ki o kadar bina içinde kim gelip beni bulacak. Hasıl-i vesselam bu deprem benim devlete olan inancımı zayıflattı. Varın gerisini siz düşünün.  (Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in sözü "Depremde sadece bir okulumuz yıkıldı" marifet mi bu sayın bakanım, deprem pazartesi günü olsaydı, bu kadar rahat açıklama yapabilir miydiniz? Kamu binası yıkılmayacak sayın bakanım, sen devletsen yıkılmayacak. Kaldı ki o okulumuzuda depremde hayatını kaybeden öğretmenlerimiz elleriyle tamir etmişler. Tamir ederken bile yokmuşuz sayın bakanım, yıkılınca mı açıklama yapıyorsunuz....)

 
Toplam blog
: 106
: 1591
Kayıt tarihi
: 11.07.11
 
 

Metin ve haber yazarı ..