​ Üzülmeli Mi, Sevinmeli Mi? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '15

 
Kategori
Futbol
 

Üzülmeli Mi, Sevinmeli Mi?

Üzülmeli Mi, Sevinmeli Mi?
 

Fotoğraf http://www.galatasaray.org/haber/futbol/sampiyonlar-ligi/sampiyonlar-ligi-galatasaray-1-1-astana/30350 adresinden alınmıştır.


Galatasaray, bu sezonki son Şampiyonlar Ligi maçında kendi sahasında Kazakistan temsilcisi Astana ile karşılaştı. Sarı- kırmızılılara UEFA Avrupa Lig’inde yollarına devam etmek için beraberlik yetiyordu. Ancak Galatasaraylı sporseverler, bu maçta takımlarından galibiyet bekliyorlar ve üç puanla Şampiyonlar Ligi’ne veda etmenin hesaplarını yapıyorlardı. En azından böylece rahat bir maç izleyebileceklerdi.

Fakat Galatasaraylı taraftarların hevesleri kursaklarında kaldı ve yine rahat bir maç seyredemediler. Son dakikaya kadar elenme stresini yaşayan sarı- kırmızılı taraftarlar, karşılaşma sonrasında UEFA Avrupa Ligi’ne kalmayı başaran (!) futbolcularını ıslıklayarak protesto ettiler.

Taraftarların hayal kırıklıklarını çok iyi anlıyorum. Geçen sezon üç kupayı da kaldıran takım, kendi liginde rakiplerinin gerisinde kaldığı gibi Avrupa Kupaları’nda da Astana gibi bir takımı yenemiyor. Üstelik sarı- kırmızılılar her maç bir öncekinden kötü oynuyorlar. Başkan ise ayrı bir alemde yaşıyor.

Kısaca maça bakalım. Mustafa Denizli orta ikilide Selçuk’un yanında Rodriguez’in performansından pek memnun değil. O nedenle de bu bölge için sürekli yeni arayışlar içerisinde. Astana maçında da Selçuk yanına sürpriz bir şekilde Chedjou’yu monte etti. Sürekli sol bekte görev verdiği Hakan Balta’yı bu sefer stopere çeken Mustafa Denizli, sol bekte ise Olcan Adın’a görev verdi.

Chedjou elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı ve de yaptı. Ama sonuçta Chedjou o mevkinin futbolcusu değil. Üstelik bir taşın yerinden oynaması diğerlerini de oynatıyor. Düşünün stoper, ön libero, sol bek stoper, kanat futbolcusu ise sol bek oynuyor. Bu durumda ahenk diye bir şey kalmaz.

Nitekim Galatasaray, maç boyunca sol kanadından çok tehlikeli pozisyonlar verdi. Sol önde oynayan Yasin zaten son zamanlarda çok iyi değil ve geriye yardımı az. Orta ikili sürekli değişiyor, sol bek ise aslında bek değil ve doğru pozisyon alamıyor. Üstelik de boy dezavantajı var. Sol stoper de açığı kapatamıyor.

İşte ilk yarıyı son derece kötü bir futbolla 0-0 kapatan Galatasaray, 60.dakikada Sneijder ve Selçuk’la arka arkaya bulduğu iki pozisyonla taraftarlarını heyecanlandırmasına rağmen, 61.dakikada bu sol kanattaki açık nedeniyle 1-0 mağlup duruma düştü. İlginç olan Mustafa Denizli gibi bir teknik direktörün o dakikaya kadar açık bir şekilde gözüken sol kanat zafiyetine müdahale etmemesiydi. Oysa ikinci yarıya Olcan’ın yerine Bilal, ya da Rodriguez ile başlanabilir, böylece Chedjou asıl yeri olan stopere, Hakan Balta da orijinal mevkii olan sol beke geçebilirdi. Çünkü yenilecek bir gol, Galatasaray için telafisi mümkün olmayan bir yolculuğun başlangıcı demekti.

Nitekim o gol de yendi. Hem de bağıra bağıra imdat çığlığı atan sol kanattan. Fakat Galatasaray’ın şansı Podolski gibi bir yıldız sayesinde bu gole erken cevap verebilmek oldu. Podolski’nin kişisel çabasıyla taşıdığı topta Selçuk ile yaptığı güzel duvar pası sonucunda top yine önünde kalan Selçuk, aslında zor bir pozisyonda topu ağlara göndermeyi başardı ve böylece sarı- kırmızılıların mağlubiyeti sadece iki dakika sürdü.

Eğer Galatasaray, bu kadar kısa sürede beraberlik golünü bulmasaydı, son dakikalarda oluşacak baskının da etkisiyle şimdi daha da kötü şeyleri konuşuyor olabilirdik.

Galatasaray umut vermiyor. Bu futbolla UEFA’ ya kalması da bir anlam taşımıyor. Mustafa Denizli de ne yapacağını tam olarak bilemiyor. Yasin- Umut değişikliği bunun en güzel örneğidir. Futbolcular ise her maç biraz daha fizik güçlerini kaybetmiş olarak karşımıza çıkıyorlar ve her maç biraz daha kötü oynuyorlar. Fizik gücünün bu kadar düşmesinin tek nedeni ise mental çöküntü. Bunun temel nedenleri de, Hamza Hamzaoğlu operasyonu ve alınan kötü sonuçlar. Puan kayıpları, kötü futbol ve taraftar tepkileri futbolcuların kendilerine olan güvenlerini sıfırlamış durumda. Bütün bunların sorumlusuysa Başkan Dursun Özbek. Elbette Başkan, transferler konusunda da çok başarılı değil.

Geçen yazımda da belirttiğim gibi, Mustafa Denizli en az hasarla takımı ligin devre arasına atmak istiyor. Devre arasında yapılacak transferler ve hazırlık kampıyla kendi sistemini takıma oturtmayı düşünüyor. Ancak bu transferlere ekonomik güç yetecek mi? Maliyeti ucuz futbolculara yönelseler, alacakları isimler ihtiyaca cevap verebilecek mi?

İşte tüm bu nedenler Galatasaray taraftarlarını üzüntüye sevk ediyor. Takımın üç kupalı sezondan sonra geldiği bu durumu kabullenemiyorlar. Eğer devre arasında Mustafa Denizli’nin planları tutmaz ve bu futbol devam ederse kötü sonuçlar ve hedeften uzaklaşma kaçınılmazdır. İşte o zaman Dursun Özbek yönetiminin de ömrü pek uzun olmayabilir.

tolgaersari@hotmail.com

https://twitter.com/tolgaersari

https://www.facebook.com/tolgaersari

 

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 1042
: 299
Kayıt tarihi
: 02.03.08
 
 

Yazmak benim için bir tutku, bir yaşam kaynağı. Sadece basit bir hobi olarak açıklanamaz yani. Be..