- Kategori
- Doğal Hayat
Vadiye bahar müjdesi

Yaşamın adı bahar olsun.
Takvimlerdeki Mart ayı İlkbaharın habercisidir. İlkbahar yeniden doğuşu temsil eder. Bitki örtüsündeki canlanma mevsimsel değişikliklerin en önemlisidir. Ağaçlar yeşerir, yapraklar tazelenir, bahar çiçekleri ile tüm vadi donanır. Doğamız adeta canlanır, onunla özdeş olarak bedenlerimizde tazelenir, hareketlenir. Ruhumuzda bu hareketli değişime ayak uydurur ayrıca.
Yaşamının büyük bir kısmını doğada geçiren vadi insanı, tüm kış boyunca evdeki kapalı mekanlardan, kuzine sobasının arkasından ilkbaharla birlikte, açık havaya, doğaya tarlalara, ahminlere, toprağın özüne atarlar kendini.
Her şey hareketlenmiştir doğayla birlikte, inekler koyunlar ve tüm vadi anaçları yavrularını doğurmuş, yem yeşil otlar, bin bir çeşit çiçekli vadi florası, dinamik bir hal almıştır. Kuşlar, böcekler, rengarenk kelebekler vadi üzerinde uçuşarak mutluluk ve canlılık esintileri saçmaktadırlar. Ruh halimizde baharla birlikte değişime uğrar, çoşmak, neşeli, sevinçli ve mutlu olmak isteriz hep. Kasvetli soğuk, mat renkli günlerin geride kaldığı baharda, güneş sevimli sıcak yüzünü göstermeye başlamıştır
Vadide toprak kazılmaya, yabanil otlardan arındırılmaya, tohumların rahatça ürün olması için gerekli ortam hazırlanmaya başlanır. Vadi kadını uzun bir kış dinlencesinden sonra hızla ve kesintisiz bir şekilde çalışmaya başlar. Toprak canlandırılmış ve kağan kazması ile lobiya (fasülye), lavuz (mısır), patateslerin doğal tohumları toprağın bereketinden ve ürününden yararlanılmak üzere, özenle toprağa atılır.
Toprakla uğraşmak, toprağa dokunmak vücudun negatif enerjisini aldığını biliriz. Torağa dokunmak, koklamak insanın enerjisini artırmaktadır. Baharın geldiğini hissetmek, baharın farkında olarak yaşamak insana ilaç gibidir.
Yaşam emektir, yaşam sevmektir., yaşam doğanın ta kendisidir. Yaşarken her şeyi severek hissederek çevremizde olanların farkındalığında yaşamalıyız. Bahar gelmiş farkında mıyız?
Yağmur sonrası toprak kokuları arasından parçalı bulutlu bir gökyüzünde, güneşin bir açıp bir kapandığı günde yürümektir, aklımızda bahardan başka bir şeyin olmasına izin vermeyecek bir tılsımdır ilkbahar.
Öyle bir mevsim ki havanın toprağın ısındığı, ağaçların, çiçeklerin açtığı, bitkilerin yeşerdiği, top yekün doğanın uykudan uyandığı, tüm canlıların fıkır fıkır olduğu, kanlarının kaynadığı, etraflarına zevk ve neşe, mutluluk ve gülücükler saçtığı, düşünce ve hayal dünyalarımızın alabildiğince derinleştiği, ufukların genişlediği, şair olmayanların bile şiirler yazmaya başladığı bir mevsimdir ilkbahar.
Baharın habercileri ya da muştucuları vardır elbette. Ağaçların çiçek açması, hava sıcaklığının artması, karların erimesi, bol miktardaki bereketli bahar yağmurları ile birlikte derelerin dolması, debilerin artması, krater göllerin sularla dolması, yaz mevsiminin de rahat ve ferah geçeceğinin göstergesidir ayrıca.
Lakin bahara hükmetmek, ya da bahar karşısında bedene, ruha söz geçirmek ne mümkündür, “cemreler” düşmeye başladı mı, havaya, toprağa, suya, düşmeye görsün “çiy”, kış mahmuru bedenlere, oluşmaya görsün ruhlarda “şebnem damlaları”, heyecanları, coşkuları, galeyana gelmiş taşkın duyguları dizginleyebilene aşk olsun.
Tüm canlıları her yıl çağırdığı gibi bu baharda çağırıyor hepimizi ilkbahar, derin nefes alıp, artık çıkmak zamanı, evlerimizden, yuvalarımızdan, bürolarımızdan, tüm kapalı mekanlarımızdan.
Gitmek zamanı; parklara, bahçelere, kırlara, bayırlara, dağa, ormana, bağa, bahçeye koruluklara, tüm doğaya, kulak vermeliyiz, vadinin ve tüm ülkenin kuşlarının güzel nağmelerine, bu mevsimde gelen göçmen kuşlara, turnalara merhaba demeliyiz, birde her hayalperest şairin kendince uyduruğu beşinci mutluluk aşk mevsimini duyumsamalıyız.
Yeni filizlenmiş bir söğüt ağacını, sokakta oynayan çocukları görüp, ensenize vuran ılık rüzgarı hissederken, bir bakmışız ki tohumları atılmış bir sürü hikayeyi hatırladığımızda, çok sevdiğimiz bir şarkıyı mırıldanmaya başladığımızda artık ilkbahar olmuşuzdur.
Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandınız mı hiç?
Çılgın gibi koşarak kırlara uzandınız mı hiç?
Sevgi ile kalın.
Nizamettin BİBER
Uzman İnşaat Mühendisi