​ Vakit vardı da okumadık mı? / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '11

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Vakit vardı da okumadık mı?

Vakit vardı da okumadık mı?
 

Net'ten


Ne zaman okumaya vakit bulamıyorum serzenişi duysam aklıma spor salonundaki kadın gelir.  

Otobüste, metroda, trende, parkta, plajda okuyanlara adım başı olmasa da rastlamak mümkündür. Tuvalette ve gece uykudan önce okuyanları da duymuşluğumuz çoktur.  

Peki ya hiç spor salonunda okuyan gördünüz mü?  

Dinlenirken falan değil spor yaparken okuyan?  

Spor salonunda yürüyüş yaptığım günlerin birinde yürüyüş bandındaki kadının kitap okuduğunu görünce şaşırmış ve bitirmesi gereken bir kitap diye düşünmüştüm. Konum olarak okuduğu kitabı görecek bir yerde olmadığımdan ne okuduğu konusunda fikir sahibi olamamıştım.  

Bir hafta sonra aynı kadın yanımdaki yürüme bandına gelip, kitap okuyarak yürümeye başlayınca ‘vakit yok’ demenin ‘okuma isteğim yok’ demekle eşdeğer olduğuna bir kez daha karar verdim.  

İşin ilginç yanı okumak için vakit bulamamanın geçerli bir mazeret olduğu konusunda herkesin hemfikir olması.  

Turizm Bakanlığı kütüphaneler ve yayımlar Genel Müdürlüğü’nün yaptırdığı Türkiye Okuma Kültürü Haritası araştırmasının sonuçlarına göre katılımcıların % 60, 83 kitap okumama nedeni olarak “yeterli zamanım yok” demişler. Evet toplumumuzda kitap okumak hala boş zaman değerlendirilmesi olarak görülüyor.  

Bu araştırma sonucuna göre katılımcıların %31, 32' si hiç kitap okumazken, % 43, 91' i yılda 1-10 kitap okuyormuş. Hiç kitap okumama ile yılda 10 kitaptan az kitap okuyanlar birlikte ele alındığında katılımcıların %75’inin kitap okumadığı düşünülebilir.  

Bu araştırma sonuçlarında benim ilgimi çeken oranlardan biri de okunan tür.  

Katılımcıların %19, 5' si edebiyat türünü tercih ederken %18’3' ü dini yayınları, %16, 2 sı eğitim türündeki yayınları okumayı tercih ediliyormuş.  

En çok okunan basılı materyal olarak %47, 11 ile kitap birinci sırada yer alırken, %34, 45 ile gazete ikinci sırada yer alıyormuş.  

Ve düzenli olarak okudukları bir yazarın olmadığını söyleyen katılımcıların oranı %84, 21 imiş.Bu oran ülkemizde sürekli okunan bir yazar olmanın imkansızlığını ortaya koyuyor.  

Tavsiye üzerine kitap seçenlerin oranı %65 ile ilk sırayı alırken, %25, 6 ile kitap adı ikinci sırada bulunuyor. Bunu %23, 7 ile gazetelerin kitap ekleri izlerken internet sitelerindeki tanıtımlara bakarak kitap seçenlerin oranı %12, 8 ile yedinci sırada bulunuyormuş.  

Bunun dışında Farklı bir araştırma da TÜYAP ın yaptığı kitap alma ve okuma alışkanlıklarına ilişkin araştırma. Bu araştırmanın sonuçları da kitap fuarını ziyaret eden 2500 kişinin anket sorularına verdiği yanıtlardan elde edilmiş. Bu araştırmaya göre de katılımcıların %20, 74' ü ayda üç kitap, %32, 34' ü ayda iki kitap, %19, 4' ü ayda bir kitap alıyormuş. Fuara katılanların en çok tercih ettikleri tür sırasıyla %63, 42 ile roman, onu %38, 7 ile inceleme kitapları izliyormuş.Ve kitap satın alırken %41, 76' i yazar adını , %33, 64' ü ise kitabın içeriğini dikkate alıyormuş.  

Korsan kitap alırım diyenlerin oranı ise %46, 34.  

Bu oranları okuyunca MB yazarlarına ilişkin bir okuma alışkanlıkları profili çıkarmayı düşündüm. Ama bunun için yeterli katılımcının olması gerekiyor.  

Bilmem ki destek olur musunuz?  

*  

Haziran 2011 / Kurşun  

 

 
Toplam blog
: 193
: 998
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Kırklı yaşlarda başladığım yazma serüvenine elli li yaşlarda da devam etmeye çalışıyorum. Ünivers..