Vali ve polisleri / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '16

 
Kategori
Siyaset
 

Vali ve polisleri

Milli Eğitim Müdürü’nün Onuncu Yıl Marşı’nı yasaklama sapkınlığının ardından başlayan protestolar karşısında Bolu Valisi’nin takındığı tavır, devleti temsilen Valilik koltuğunda oturan bir bürokrat değil de Ak Parti’yi temsil eden bir il başkanı gibiydi. Esasen ülke geneline baktığımızda bazı valiler merkezdeyken illerde görev alma lütfuna erişen valiler iktidara şükranlarını sunmak için il başkanı gbi davranabilmekte hukuku da iktidardan yana olanlara ve iktidardan olmayanlara karşı farklı yorumlayıp uygulayabilmektedirler. Durum böyle olunca balık baştan kokar misali diğer bürokratlar da düzene ayak uydurmakta onlar da ilçe başkanı ya da partili herhangi bir görevli gibi davranmakta valilerini aratmamaktadırlar.

Son yaşanan gelişmelere bakıldığında İl Milli Eğitim Müdürü’nün ‘’yasakladım’’ deme cüretini göstermesi, İl Emniyet Müdürü’nün çoğunluğu yaşlılardan oluşan bir gösterici grubu karşısındaki cesurluğunun bir başka izahı var mıdır? İl Yönetiminin başı olan Vali elbette kanunların uygulanmasını gözetmek zorundadır. Ancak 1980’lerden itibaren bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de uygulamaya konulan ancak eski hastalıklarımız yüzünden bir türlü başarılamayan yeni kamu yönetimi anlayışına göre bürokratların kamu yönetiminde daha esnek ve halka dönük politikalar uygulaması ve demokratik bir tutum sergilemesi gerekmektedir. Bundan şunu anlamamız gerekiyor. Vali Bey ‘’toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa göre kırk sekiz saat önceden izin alınması gerekmektedir’’ diyor ya işte bazen uygulamada bu izin alınmamış olabiliyor. Alınmadı diye göstericilerin etrafını polisle sarıp Cüneyt Arkın filmlerindeki gibi ‘’heyyyt dağılın ulen dağılmazsanız sizi gaz manyağı yaparım, coptan geçiririm’’ demek mi gerekiyor? Tabiki de hayır. Yapılması gereken, çevre güvenliğinin alınması, göstericilerin niteliğinin ve ne istediklerinin öğrenilmesi, bu yapıldıktan sonra ‘’durumsallık yaklaşımı’’ çerçevesinde duruma uygun girişimlerin devreye sokulmasıdır. Etrafı yakıp yıkma olasılıkları yoksa, masum bir basın açıklaması yapıp siyah çelenk bırakmak gibi bir niyetleri varsa Vali’nin siz gösteri ve yürüyüş izni almadınız demeden inisiyatif alıp ‘’buyrun açıklamanızı yapın çelenginizi bırakın’’ dedirtmesi gerekirdi. Bolu’da bu yapıldı mı? Yapılmadı. Neden yapılmadı? Çünkü Vali Bey düşündü ‘’ben bu CHP’lileri yürütürsem, bir de açıklama yaptırıp çelenk koydurtursam beni İl Başkanlığı görevinden pardon Valilikten merkeze çekerler. Derhal kahraman polis müdürüne talimatını verdi ‘’ne pahasına olursa olsun bunları yürütme.’’ Kahraman Polis Müdürümüz de Bolu gibi sakin bir ilde aksiyona susamış olmalı ki hiç olmadık yer de aksiyon yarattı. Çoğunluğu yaşlılardan oluşan mobilitesi zayıf bir gösterici grubu karşısında önce sözle astı kesti sonra da dediklerini uygulamaya geçirdi. Emrindeki polislerini milletin vekiline doğrudan doğruya biber gazı sıktıracak kadar yüreklendirdi. Kahraman Polislerimiz her ne pahasına olursa olsun Milli Eğitim Müdürlüğünü savundular, göstericileri yaklaştırmadılar, çelenk koydurtmadılar. Aldıkları talimatı harfi harfine yerine getirdiler. Bu üstün başarılarından dolayı yakında ödül bile alırlar. Mesela İl Emniyet Müdürü ilerleyen bir zamanda Vali olarak atanabilir ya da daha üst bir göreve getirilebilir. Çünkü sadakatini ispatladı. Milletvekiline biber gazı sıkan kahraman polisimize de üstün hizmet madalyası takılabilir. Valimiz ne olacak diye sorarsanız, O’nun için de alternatif çok, mesela Büyükşehirlerden birine Vali olarak atanabilir ya da yapılacak ilk genel seçimde milletvekili adayı yapılabilir. Yani Türkiye’de bürokratsan ve iktidara sadakatini kanuna nizama bakmadan bir kere ispatlayabilmişsen artık yolun açık demektir. Allah selamet versin! Vali Bey diyecek ki ‘’ben kanunları uyguladım.’’ O halde Vali Bey’e soralım; diyelim ki densizin biri çıktı dedi ki ‘’mehter marşını ya da fetih marşını yasakladım.’’ Bunun üzerine Ak Partiler ayaklandı ellerinde bayraklarla slogan atarak açıklamanın yapıldığı müdürlüğe doğru yürüyüşe geçtiler. Yine kanunları uygulayabilecek misin? Kahraman Polis Müdürüne emir verip dağıt bunları yaklaştırma diyebilecek misin? Böyle bir cesaretin var mı? Hadi bir an gaza gelip emir verdin o zaman o koltukta seni bırakırlar mı?

Vali Bey’e soralım, gösteri izinsizdi emir verdin dağıttırdın. Peki bir gün sonra ne değişti de 24 tane milletvekili arkasına halkı da alıp tam senin sarayına kadar sloganlar atarak gelip bangır bangır sana seslendiler ‘’ey vali istifa et dediler.’’ Bu yürüyüş için izin aldılar mı? Almadılar sa neden kanunları uygulamadın, neden onları da dağıtmadın? Bu bizim kanunlar halka ve vekillerine ayrı mı uygulanıyor? Vekillere karşı gösterdiğin hoşgörüyü milletin kendisine de gösterseydin, yahu bırakın adamlar açıklamasını yapıp çelengini bıraksın deseydin bu olaylar olur muydu? Dün yaptığın mı doğruydu yoksa bugün yaptığın mı doğruydu? Yine Vali Bey açıklama yapmış, müdür hakkında inceleme başlattım demiş. Günaydın Vali Bey anlaşılan siz yeni uyandınız. Bu müdürün yaptığı açıklamayı herkes duydu tepki gösterdi sen kılını kıpırdatmadın. Ortalık savaş alanına döndükten ve 24 milletvekili senin sarayının önünde sana seslendikten sonra harekete geçtin inceleme başlattım diyorsun. Sözde milletin gazını alıyorsun. Niyetin gaz almaksa bunu baştan yapsaydında kimseye gaz sıktırmasaydın. Yani bir vali olarak senin yaşadıkların tam bir talihsizlik. Sana tavsiyem çağdaş kamu yönetimi anlayışını yeniden gözden geçirmendir. Devletin Valisi olduğun kadar halkın valisi de olabilmendir. İstikbali iktidar partisinde değil de eğitim ve öğretimle edindiğin meziyetlerini sürekli yenileyerek, ufkunu genişleterek yine kendinde aramandır. Yoksa iktidarlar değişir, rüzgara göre bir oraya bir buraya savrulur durursun. MUTLU BİLGE

22.06.2016 / BOLU

www.boluhavadis.net

http://blog.milliyet.com.tr/mutlubilge

 
Toplam blog
: 12
: 61
Kayıt tarihi
: 04.04.16
 
 

Hayata ve gündeme dair yazılarımla milliyet blogtayım. 1973 yılında Bolu'nun Dörtdivan İlçesi'nde..