- Kategori
- Siyaset
Varım ki düşünüyorum

Keşke Herkes Filzof Olsa
VARIM Kİ
DÜŞÜNÜYORUM
17 Yüzyılın en önemli ve neredeyse bir çağ başlatıcısı konumunda olan Ünlü filozof; Descartes’e göre insan; düşündüğü için vardır.
O’nun Ünlü sözü, “Cogito Ergo Sum”, “Düşünüyorum Öyleyse Varım” ifadesi veya vecizesi, bugün bizim “bilinç” dediğimiz şeyi anlatmaktadır.
Yani bilincimizi bilmemiz en sağlam doğrudur.
Ben Filozof’un “Düşünüyorum öyleyse varım” ifadesini tersine çeviriyor ve diyorum ki, “Varım Ki Düşünüyorum”.
Var olmasaydım düşünemeyecek, düşünmeyince de düşüncelerimi paylaşamayacaktım.
Zira insanın kendi bilincini doğrudan doğruya yaşaması, en sağlam bilgi ve temel doğru olmalı diye düşünmek istiyorum.
Mademki varım ve düşünüyorum; öyleyse düşüncelerimi soru haline getirmek ve sormakta hakkım olmalı.
İstanbul’da Filistin Dışişleri, İçişleri ve Maliye bakanları ile Filistin’in yurt dışı temsilciliklerinde görevli büyükelçiler ve Dışişleri yetkilileri ile bir araya gelen Başbakan Tayyip Erdoğan:
Konferansın açılış konuşmasına, “Filistin’in gözü yaşlı annelerini selamlıyorum” diyerek başlamış, ve sözünü; “Filistin Türkiye’nin davası “dır, diye bitirmiş.
Filistin sorunu neden Türkiye’nin davası?
Hem de (A)-(B) planı yapılacak kadar önemli?
Türkiye kendi iç ve dış sorunlarını çözmüşte, Filistin davası çözümsüz mü kalmış?
PKK’nın silahlı desteği ile bağımsız Millet Vekili seçilen BDP’li Vekiller hala, yemin etmedi. TBMM’sini boykot etmeye devam ediyor. Ve gurup toplantılarını DİYARBAKIR’DA yapıyorlar.
Sanıyorum “Filistin Türkiye’nin Davası”dır diyenler, Diyarbakır’da gurup toplantısı yapmanın diplomatik dilde ne anlama geldiğini okuyorlardır.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK)’de “Demokratik özerklik” ilan edenlerin ve bölge halkına “KÜRDİSTANLIYIM” deyin! Talimatı verenlerin, ne dediklerini de okumuş ve anlamış olmalılar.
O günden bu güne, devleti temsil edenlerin, Filistin’e sahip çıktığı kadar, bu gelişmelere sahip çıktığına millet şahit olmadı.
Türkiye’nin Öncelikli davası, Doğuda ve Güneydoğuda Devlete isyan bayrağı açan, ayrılıkçı siyasi ve silahlı unsurlarla mücadele olması gerekmiyor mu?
Birileri gerçekleri anlamalı, Filistin, Osmanlı imparatorluğu toprağı değil. Türkiye Cumhuriyeti de imparatorluk değil.
Elbette Bölgenin jeopolitik, stratejik ve ekonomik önemi göz önünde bulundurulacak, tarihi bağlarımız olan topraklardaki din kardeşlerimizi destekleyeceğiz.
Bu Türk Milleti’nin kadirşinaslığı ve vefa borcudur.
Lakin Misakı milli sınırları içinde ele avuca sığmayan sorunlar dururken, Filistin’i gündeme alıp, gerçek sorunu unutturmak ve gündemden düşürmek Devlet-i Ali’nin hayrına değildir, diye değerlendirmek gerekir.
Türkiye’nin öncelikli davası Güneydoğu’da ki ayrılıkçı unsurların “Devlete” zarar vermeden bertaraf edilmesi ve KKTC’nin AB ve Rum oyununa gelmeden bağımsızlığının korunması olmalıdır.