​ Vatan yahut Silistre... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
 

Vatan yahut Silistre...

Vatan yahut Silistre...
 

İyi insanların hepsi öldü sanırım. Hepsi zarif ve naif idi. Kimi Çanakkale’de, kimi Yemen’de, kimi Makedonya’da kimisi Sakarya’da öldü. Kimi kadın kimi erkekti. Bazıları bıyıkları yeni terlemiş çocuktan delikanlıydı. Bir kısmı Liseli , bir kısmı üniversiteliydi. Korkusuzdular, yürekliydiler, insandılar; hepsi öldü. Onlardan geriye kalan iyi ve güzel insanları da biz öldürdük. Kimini acıdan, kimini cefadan. Bazısına hakkını vermedik, sürdük, kovduk yok ettik. Kimini gurbette acıdan öldürdük.

Geriye biz kaldık. Vicdanı boş, kafası lapa, aklı karışık. Ağaçları kesip kesip ev yapan. Rüşvet alıp, rüşvet veren. Cuma’ya gidip aklında alacaklarını hesaplayan biz. Sokaktaki üç hayvanı toplamaktan aciz, sokaktaki dört tinerciyi bulmaktan aciz, hırsızlara omuz silken, katilleri salan, sırıtışımızda aklı olanı tedirgin eden biz.

Müslümanlık diye, din diye, türban diye oy aldık oy verdik. Ama Televizyonlarımız’da dünyanın en açık filmleri oynadı. Avrupa’da en fazla hayat kadını Türkiye’de geziyor. Sarı saçlıyı gören karısını boşuyor bazı bölgelerde. Ama töre diye, yan baktın diye gencecik kızları öldürmeye devam ettik.

Batman’da kızlar bir tek çareleri olsa yaşayacaklardı. Tek bir çere bile bulamadılar. Kimi on beşinde, kimi yirmisinde yetmiş yaşında adamlara verildi. Kibarca yazıyorum anlayın işte. Elleri ekmek tutsa, öğretmen olsalar, Devletin bölge okulunda okusalar her şey farklı olacaktı. Tek çareleri vardı, bir ilmeğin ucunda sallanmak. Kılımız bile kıpırdamadı, domuz gibi meşgul idik gene.

Kapkaç çıktığında. Terör çıktığında. Hırsızlık, çeteler çıktığında hiçbirimiz oralı olmadık. Parayı bulunca eziyor, şişim şişim şişiyorduk. Fakirler tabii ki çalacaktı bize ne idi?

Askerler Demokrasiyi öğrenmeye gayret etmediler. Sistem konusuna eğilmediler. Dış güçleri iyi analiz edemediler. Siviller Vatan sevgisini, Hukuku, Kurumsallaşmayı öğrenmeye gayret etmediler. Oy diye anasını ağlattılar ülkenin. Gelen darbe yaptı, giden darbe vurdu; yılmadık. Biz, Çılgın Türklerdik. Darbeler öldürmez insanı daha güçlü yapardı. Sormadık kendi kendimize ‘’ Bu gencecik çocuklar, Bu Doçent’ler, bu kızlar neden öldü? Sormadık’’

Nerede bir başarılı insan varsa eziyoruz. Ne kadar düzgün insan varsa kaçırıyoruz, adına ‘’beyin göçü’’ deyip. Ahmet Kaya’dan korkan, Orhan Pamuk’tan korkan, bir cami hocasından korkan bir ülke olduk kimse farkında değil. Fıkrayı bilirsiniz; Türk’lerin başında Cehennem’de zebani yokmuş çünkü birbirlerinin kafasını kendileri batırıp batırıp çıkarıyormuş’’

Bokuyla oynayan deli gibiyiz. Turistleri aldatan taksicilerimiz, onları soyan barlarımız, yabancı kadınları dolandıran jigololarımız var. Kimi turist yaya geçidinde, kimisi telefon kulübesinde, bazısı tüp patlamasında ölüyor. Her yıl aynı zamanda ormanlarımız yanıyor. On tane kürekli zayıf işçi yolluyoruz yetiyor bize. Alıştık, umurumuzda değil. İnsana yakışmayan bir hayata alıştık, ne yazık!

Şimdi, kim neyin darbesini yapacak? diye aval aval bakıyoruz. Askerlerin orduevlerine hatta evlerine giriliyor. Olanı biteni anlamayan sivillerde tir tir titriyor bize kim? nereden vuracak diye ..

Ormanı olmayan, yollarında arabaların gidemediği, Belediyelerin hayvan avına çıktığı, hala milyonlarca okuması yazması olmayan insanın yaşadığı, ülkenin yarısından fazlasının işinin olmadığı ama sabah akşam iki tane kafadan özürlü eski hakemi aval aval dinleyen bir milletiz.

Korku artık her yana sindi. Bu korkunun kokusu üzerimizden çıkmaz. Blog’da, sadece'' Emekli bir subay'' konuyu analiz edip köşesine taşımış. Mangalda kül bırakmayanlar herhalde iş bana kadar uzamasın diye mücver tarifi falan filan diye geçiştirmiş. Editörlere demediğini bırakmayanlar bir özür dilemeli. Hiç olmazsa onlar bu Ülkedeki bazılarından daha anlayışlı.

Şimdi koşalım nurlu ufuklara! Nasıl koşacaksak.

 
Toplam blog
: 187
: 1260
Kayıt tarihi
: 02.10.06
 
 

İyiye ve güzele götürmeliyiz Dünyayı. Sürekli daha çok kazanmak, daha yukarıdan bakmaya çalışmak,..