Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Vatan

Vatan
 

Vatan; bir kimsenin doğup büyüdüğü; bir milletin egemem olarak üzerinde yaşadığı, barındığı, gerekirse uğrunda canını vereceği bir toprak bütünüdür. Bir kimsenin yerleştiği yere de vatan denir. Vatan ile yurt aynı manadadır. Vatanın geniş manada tarifi ise Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O'nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak manasını da taşır.
Ülke, devletin egemenliği altında bulunan yerlerin tamamıdır. Bir devletin hâkimiyet alanı. Devletin varlığını muhafaza edebilmesi ve milletlerarası şahsiyetinin olması için bir ülkeye sahip olması gerekir. Burada o devlete ait vatandaşlar yaşar ve sınırları belirlidir. Bir devletin ülkesi sınırlar içindeki kara, deniz ve hava alanını içine alır. Milleti meydana getiren değerlerin başında gelir. Millet dediğimiz varlık vatan denilen toprak parçası üzerinde yaşar. Vatan dar manada yalnızca doğup büyünen, üzerinde yaşanan toprak parçası değildir. O, bir milletin tamamının barındığı ülke veya ülke topraklarıdır. Bir kimse bağlı bulunduğu ülkenin vatandaşı, yurttaşıdır. Ülke, vatan toprağının altında yatan şehitlerin hatıralarıyla kutsaldır. Vatan, topraklarından başka deniz ve hava sahalarını da içine alır. Gemiler ve uçaklar temsil ettikleri ülkenin bayrağını çekmiş olarak dolaştıkları vakit de tek başına vatan kabul edilirler.

Millet; belli bir coğrafya üzerinde yaşayan, ırk, dil, din, tarih, yasa, geleneklerin ve adetlerin birliği, fizik ve fikri benzerlikler, ekonomik ihtiyaçların üretimi gibi sebeplerle birlikte yaşamak hususunda bir arzu duyan ve meydana getirdikleri medeniyetin özelliklerinden dolayı ve bunlar oranında kendilerini diğer milletlerden farklı hisseden insanlardan oluşan toplumdur.

Türk milletinden bir örnek vermek gerekirse, biz Türklerde Kına kız evlatlara yakılır. Bir de Erkek evlada ömrü boyunca üç kez kına yakılır. Birincisi sünnet olan erkeğe, Allah’a kurban olsun diye. İkincisi askere giden erkeğe Vatana kurban olsun diye. Üçüncüsü evlenen erkeğe evine kurban olsun diye. Bu örnekleme millet olmanın en açık bir göstergesidir. Bizim bu adetlerimiz, geleneklerimiz bizleri heyecanlandırır, duygulandırır ama bunlardan bir Alman, Bir Fransız duygulanmaz. Bu durum Bir kültür, bir Millet olma olgusunun sonucudur.

Millet olgusunda soy, şecere aranmaz. Çünkü millet kültür, örf-adet, gelenek-görenekler sonucunda birliktelik şuura ulaşır ve Millet olma olgusunun gereklerini yerine getirir. Soy, şecere ve ırkî duygular ise içgüdüseldir. Oysaki insanlar içgüdüleriyle hareket etmez. İnsanlar sosyal yaratıklardır. İçgüdüler ise sosyal vasıfları etkilemezler.

Dinsel yönden, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si, ,

Irksal olarak, Türk’ü, Çerkez’i, Ermeni’si, Kürt’ü

Bölgesel olarak, Doğulusu, Batılısı, Kuzeylisi, Güneylisi ayrımı olmamıştır olamazda. Bu vatan üzerinde yaşayanlarındır. Bölünemez ve parçalanamaz. Milletin yaşam tarzları, inanışları, gelenek ve görenekleri ile oynanamaz, siyasete alet edilemez. Türk toplumu yakın tarihte yaşanan 1980 öncesini unutmadı, Doğu ve Güneydoğu da yaşananları unutmuyor, kardeşi kardeşe, Milleti Millete düşürmenin zararlarını biliyor. Bu vatan toprakları bizimdir ve ebedi yetende böyle kalacaktır. Bu millete nifak tohumlarını atamayacaklardır. En önemli ders geçmişte yaşanan açı olaylardan ders almaktır. Bu millet siyasetin çirkefliğine gelmeyecektir. Bu millet Vatanına ve birlikteliğine sahip çıkacaktır.

Öyleyse Türk Milleti içinde Irk, soy, şecere aramak doğru değildir. “TÜRKÜM” diyen her ferdi Türk kabul etmekten, hıyanet edenleri cezalandırmaktan başka yol yoktur. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün de dediği gibi “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”…

Saygı ve sevgi ile Bir olalım, Diri olalım, Birlik olalım.

24.11.2008

Şakir Hakan GÖKŞEN

 
Toplam blog
: 84
: 2161
Kayıt tarihi
: 21.08.07
 
 

Sağlık sektöründe toplum sağlığı teknisyeni olarak çalışmaktayım. Yüksek okul mezunuyum. Konuşmay..