- Kategori
- Deneme
Vatandaş Muazzez İlmiye

Muazzez İlmiye Çığ
Yaşadığımız topraklara ait olan önemli değerleri varlığında, yaşadığında yüceltmek bizim kültürümüzde yok gibi. Örnek mi? Anadolu’nun ortasında Hititlerin, Friglerin, Perslerin, Romalıların, Bizanslıların, Selçukluların ve Osmanlıların egemenliğinde yaşamış, İ.Ö.birinci bin yılda Porsuk Nehri kıyılarında Frigyalılar tarafından kurulmuş, ilk yerleşim yeri Doryleaum adı ile bilinen Türkiye'nin en önemli yol kavşaklarından birisinde, Yunus Emre, Nasrettin Hoca gibi tarihi kişileri yetiştirmiş, Lületaşı, çeşitli hastalıklara iyi gelen sıcak su kaynakları ile de ünlü Eskişehir ilini, Üniversite, sanat ve kültür, tarihi ve turistik gezi Kentine çevirmiş, kendi adını taşıyan Türkiye'nin ilk balmumu heykel müzesini 2013 yılında açmış, sözde değil yaptıkları ile yerel yönetimde çığır açmış, gerçek marka belediyecilik yapan sayın Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e yeterince önem veriyor muyuz?
Bence hayır! Aklımız fikrimiz, parada, rantiyede, bireysel çıkarlarımızda. Venedik kanolarını görünce ooo ne harika deriz de Eskişehirde Porsuk çayı üzerindeki kanoları görünce burun kıvırır, görmezden geliriz.
Daha önceleri “Kur'an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni”, “Gilgameş-Tarihte İlk Kral Kahraman”, “Ortadoğu Uygarlık Mirası”, “Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği” kitaplarını okumuştum ama yazdığı diğer kitaplarından da haberdardım. Son olarak yakın zamanlarda Vatandaşlık tepkilerim adlı kitabını edinmiş ve okuduğumda ise hayretler içinde kalmıştım. Bu mektuplar ve mektuplardaki içerikler ancak nitelikle sorumluluk sahibi, sorgulayan bir aydının duyarlılığında olabilirdi. Kimdi bu aydın ve bilim insanı? Şu anda 102 yaşında olan Dünyanın en önemli Sümerologlarından biri Muazzez İlmiye Çığ’dır O. Kimi aymazlar onun için efendim akademik nosyonu, titri yok derler, hatta ajan provokatör suçlamalarına kadar götürürler işi. Biz bu Ülkede eğitimle bile ne kadar cahil olunabileceğini gördük, eğitimsizlerin ferasetinin daha yüksek olduğunu dile getiren Prof.ları naklen izledik.
Muazzez İlmiye Çığ’ın kitaplarının büyük bir kısmı Kaynak Yayınlarından çıkmış, kendisi hakkında google’da arandığında bulunabilecek klasik ansiklopedik bilgileri paylaşmayacağım ama Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği ve Vatandaşlık Tepkilerim isimli kitaplarında kadınlarda başörtüsünün köklerinin Akad’lara dayandığını yazdığında 2007 yılında kamuoyunda yankı uyandırdığını, 2007 yılında “Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçuyla yargılandığını ve ilk celsede beraat ettiğini söylemek istiyorum.
Ülkemizi yönetenlere, uygulamalara yönelik olarak halen daha vatandaşlık duyarlılığını yere koymadan mektup yazmaya devam etmektedir. Son mektubunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye’nin düğününde nikâh şahitliği yaparak gündeme gelen Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a yazmıştı.
Vatandaşlık hak ve görevlerinin dörde ayrıldığı herkes tarafından bilinir, seçme ve seçilme, yasalara uyma, vergi verme, askerlik yapma. Aynı topraklar üzerinde yaşayan ve aynı devlete bağlı bireylere vatandaş denir tanımından yola çıkarsak, Vatandaşlık; din, hukuk, ahlak, örf, adet ve tarih gibi ortak kültürel unsur ve değerlerle birbirlerine bağlanan ve belirli bir toprak parçası (ülke) üzerinde yaşayan insanların meydana getirdikleri toplu yaşama düzenidir dersek, hepimiz vatandaş sayılmayız herhalde. Hele de referansımızı Muazzez İlmiye Çığ yaparsak işimiz zor. Devletler hukukundaki vatandaşlık, bir ülkenin tebası, uyruğu olmayı, siyaset biliminde ise vatandaşlık özel bir anlam kazandığı bir takım hak ve görevlerde kişilerin ortak ve eşit olmalarını ifade ettiğinden bizim vatandaşlığımız sorgulanabilir.
Bir asrı geçkin ömürlü duyarlı bir kadın, bir aydın tabii ki böyle küçük bir blog yazısı içerisine sığmaz. Ama ondan bahsetmemek, onu övmemek, onun yaptıklarını ve halen daha Ülke adına çabalarını görmemek haksızlık olur. Ben hep derim samimiyet bir insanın ahlağıdır ve samimiyetine ve davranışlarına baktığımızda Muazzez İlmiye Çığ çok ahlaklı bir insandır aynı zamanda.
Albert Einstein’in “Coşku, zekadan daha önemlidir.” sözü doğrultusunda yaşamda coşkunun her şey olduğuna inananlardanım. Bu muhteşem harika kadın ne zaman bir TV çıksa bir yerlerde izlesem, dinlesem içimi bir heyecan kaplar. Bilgisi, zekâsı, sözleri yanında nezaketi, ses tonu ve asla ben bilirimci kibri olmadan konuşan olağanüstü bir insan belirir bilincimde. Konuşurken ne anlattığı önemsizleşir kimi zaman, sadece bu kadar yaşa rağmen bu kadar dinç, bu kadar dimdik ve güçlü, bu kadar da güzel olmasının hayranlığı kaplar içimi. Gidip elini öpmek, sarılmak isterim, nasıl bunu başardınız, sırrınız nedir diye sormak isterim, ne kadar büyük ve takdir edilesi bir hayata sahip olduğunu haykırmak isterim. Kendisini tanımıyorum onunla konuşmak isterdim, hatırladığımız kadarı ile bir dönem Hayrettin Karaca ile TV’da program yapıyorlardı. Herkes Muazzez İlmiye Çığ gibi vatandaş olup tepki veremez ama en azından yapanları taktir edebilir.
Yaşama bağlılığı, enerjisi, neşesi, coşkusu ve ardından koşmaktan yılmadığı idealleriyle vay be dedirten, coğrafyamızda sayıları çok az yaşayan efsane güzel insanlardan sadece biri olan, Vatandaş Muazzez İlmiye Çığ’a selam olsun.
Nizamettin BİBER