Ve Türkler Kapitalizmi keşfetti!!!! / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '14

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Ve Türkler Kapitalizmi keşfetti!!!!

Ve Türkler Kapitalizmi keşfetti!!!!
 

türkiye, ekonomi, ekonomi modeli, kapitalizm, islam, türk, hibrit, soma, emek


Kapitalizmin tarihçesine baktığımızda kökenleri ortaçağ Avrupasına kadar uzanır. Rönesans, reform, aydınlama çağı, brujuvazi, sanayi devrimi gibi fazlardan geçen kapitalizm her geçen gün evrilmekte ve değişime ugramaktadır ancak her dönemde birilerini sömürmektedir.  Geçtiğimiz yüzyıl ve günümüzde de halen bu değişimler devam etmektedir.  Ayrıca Kapitalizm kendini Din endüstrisi ve Kökeni Yahudilere  hatta daha ötesinde Antik Mısıra dayanan Bir şeyi bul, büyüt, böl, böldüklerini birbiri ile çarpıştır, yönet ve tepede rahat et stratejisi ile Darwinin dogal seleksiyon teorilerine dayanır. İnsanda bir hayvan türüdür. 

Kapitalizm terimi, sermayenin egemenliğini öngören, serbest, sınırsız, mutlak kazanca dayalı ve toplumun bu kriterler içinde kıyasıya bir rekabet içinde olduğu ekonomik bir sistemi ifade eder. Kapitalizmin üç önemli unsuru vardır: Bireycilik, rekabet ve kazanç sağlamak. Kapitalizmde bireycilik önemlidir, çünkü insanlar kendilerini bir toplumun parçası olarak değil, kendi başlarına ayakta duran ve kendi hayatlarını kazanmaları gereken "bireyler" olarak görürler. "Kapitalist toplum" ise, bireylerin son derece çetin ve acımasız koşullarda birbirleriyle rekabet ettikleri bir arenadır. Bu, aynı Darwin'in tarifini yaptığı, sadece güçlü olanların yaşayabildikleri, güçsüz ve zayıfların ise ezilerek yok oldukları, acımasız bir rekabetin hüküm sürdüğü bir arenadır.


Kapitalizmin temelini oluşturan bu mantığa göre, her birey -bu bir insan da, bir şirket veya bir ulus da olabilir- yalnızca kendi gelişimi ve çıkarları için savaşmalıdır. Bu savaşta en önemli kriter üretimdir. En iyi üreticiler ayakta kalır, zayıflar ve yetersizler elenip yokolurlar. Düzen bu şekilde olunca, kıran kırana mücadelede elenip yok olanların, yoksulluğa düşerek ezilenlerin "insan" oldukları göz önünde bulundurulmaz. Dikkate değer görülen insan değil, ekonomik gelişme ve bu gelişmenin ürünü olan eşyadır. Dolayısıyla kapitalist zihniyet, ezerek üzerine çıktığı insanın yok olmasına, zorluk içinde yaşamasına karşı ahlaki ve vicdani bir sorumluluk duymaz. İşte bu, Darwinizm'in, toplumun ekonomik yönüne eksiksiz bir şekilde uyarlanmış halidir.

 

Amerika'nın diğer büyük sermaye sahiplerinden Andrew Carnegie ise, otobiyografisinde evrime olan inancını "evrim gerçeğini buldum" sözleriyle ifade eder.

Carneige başka bir yerde ise şöyle yazar:

Rekabet kuralı burada; bazen ondan sakınırız; onun yerini tutacak bir şey bulunamadı; ve bu kural bazen birey için zor olabilse de, soy için en iyisidir, çünkü her departmanda en uygun olanın yaşamasını garantilemektedir.

Evrimci bilim adamı, Kenneth J. Hsu, "Darwin's Three Mistakes" (Darwin'in Üç Hatası) isimli makalesinde, Amerika'nın önde gelen kapitalistlerinin Darwinist düşüncelerini şöyle açıklar:

Darwinizm aynı zamanda rekabetçi bireyciliğin ve bunun doğal bir sonucu olarak İngiltere ve Amerika'daki laissez-faire kapitalizminin (salt rekabete dayalı kapitalizmin) savunmasında kulllanılmıştır. Andrew Carnegie "İyi olsun ya da olmasın rekabet kanunu buradadır ve ondan kaçamayız" diye yazmıştır.

 Rockefeller "Büyük bir işin büyümesi, tamamen en güçlü olanın hayatta kalmasıdır ve doğanın bir kanununun işlemesidir" iddiasında bulunarak bir adım daha ileri gitmiştir.

Rockefeller ailese ve onun gibi pekçok aile ve onların küresel anlamda her ülkeden kardeş aileleri ile ilgili ailelerin emrinde çalışan, Ceolar, yöneticiler günüzümüz acımasız dünyasının mimarlarıdır. Halklara ve devletler kemer sıktırıp kendileri, plazalar, karteller, gökdelenler ve modern piramitler inşaa etmekteler. 

 

Ülkemizde ise kapitalizm hiçbir manada orjinaline benzememektedir.  Ne gerçek kapitalizm, ne gerçek İslamiyet yaşanıyor  ne gerçek insan olabiliyoruz. Rockefeller ailesi gibi elbette Türkiyede onların kardeşleri profesyonel alileler mevcut ve bunlar herkesçe biliniyor.   Kemal Dervişin hazırladığı Güçlü Türkiye Programı ve Amerikadan ısmarlama bankacılık ve sömürü temelli neoliberal ekonomik model Türkiye Cumhuriyetinde sınıflar ve insanlar arasında tarihte görülmemiş bir uçurum yarattı .Bu model belli bir seviyedeki işsizliği olagan görüyor, mevcut çalışanlara daha fazla ilave iş yükü fakat daha az ücret ve terfi veriyor. Köleleştiriyor.  Özetle bozuk bir  düzen ve piramit var. Sermaye kendi sermayemiz değil, siyasetçiler gerçek halkın temsilcisi siyasetçiler değil, din adamları kapitalist piramitde statü elde edene kadar İslamcı, gerçek müslüman sonrasında süslüman, asker, polis  ödenen vergilerle ile aldığı maaşa rağmen kendine gerçek manada maaş verenlere doğrultuyor gazını, jopunu, işadamı, yönetici, kravatlıların hepsi tepedekilerin hizmetkarları. Altta ise çilekeş Anadolu insanı. Olanlardan habersiz bir lokma ekmek, çocuguna bir gelecek için çırpınan kitleler.

 

Olmuyor efendiler, olmuyor, bu işlerin kurgusunda sistemde bir yanlış var bir aksaklık var. Yıl 2014 ve 19ncu yüzyıl İngiltere&Fransasını örnek alıyosunuz kendinize. 

Amerika 3boyutlu yazıcılarla yeni bir devrim yaptı. Diğer ülkeler diğer alanlarda sayısız devrimler yaptı. 3ncü sanayi devrimi gerçekleşti. Biz ise inşaatta devrim yaptık. Yeni çarlıklar kurduk yıllarca. Bir fakir, bir zengin var. Zengin merhametsiz, açgözlü, gaddar. İnsanlık değerlerimizi de yitirdik. 

Bu böyle gitmez. Herkes aklını başına almalı. Bu memleketi Ortadoğunun kirli düşünce kalıplarından, bozuk, çürümüş düşünce kalıplarından çıkarıp, çağdaşlaştırıp, modernleştirmekten başka çaremiz yok...

 
Toplam blog
: 77
: 707
Kayıt tarihi
: 03.07.08
 
 

37 yaşındayım, yüksek lisans mezunuyum. ve girişimciyim. İngilizcem iyi sayılır. Gıda ve perakend..