Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1255
 

Veda zamanı

VEDA ZAMANI…


Artık gitmeliyim; veda zamanı çoktan geldi ve ben geç kaldım senden gitmeye… Öyle bakma; içimi acıtıyor bu bakışların. “Kal” demenin bir anlamı yok; bu saatten sonra kalmanın da bir anlamı yok…

Sevmek; umarsızca sevmek bazen yetmiyor bir arada olmak için. Biliyorum; anlatmaya uğraşma boşuna, sözcükleri tüketme hoyratça. Dilin ne söylerse söylesin; gözlerin anlatıyor zaten her şeyi. Sen seviyorsun beni; bense zorlaştırmamak için her şeyi kaçırıyorum gözlerinden gözlerimi; dahası yüreğimi. Dedim ya, bazen yetmiyor işte sevmek.

Ne kadar çabalarsak çabalayalım; kendi sevgimizde boğuyoruz kendimizi. Ben uçarı kabına sığmayan deli bir tay; sense mağrur ve sahiplenen bir aslan gibiydin. Sen hep yanında olayım istedin; bense hep nefes alacak bir boşluk bekledim. Sevginle boğdun ve bunalttın beni. En başta anlaşmıştık özgür bırakacaktık bir birimizi, zorlamayacaktık; dahası hesap sormayacaktık. Ben dilediğim zaman sana gelecektim; ama giderken “nereye” demeyecektin. Deliyim dedim sana; hem de gözü kara. İnanmadın; inansaydın ve biraz da güvenseydin bana, şaşıracaktın nasıl bir uysallıkla sana bağlandığıma. İstediğim birazcık zamandı sadece. Ama çok gördün acele ettin nedense… Nereye ve niye acele ediyorduk anlayamadım bir türlü. Hep bir telaş vardı en sakin anlarında bile gözlerinde. Hesapsızca tükettin hem beni hem kendini hem de yeni filizlenen sevgimizi. Evet, zaman acımasızdı ve geçiyordu fark ettirmeden. Sen de en az zaman kadar acımasızdın; beni anlamamak için direnirken. Şimdi “Kal” diyorsun; artık kalamam anlamıyorsun. Gitmeliyim. Bu gidiş bir terk ediş ya da vazgeçiş değil; bu gidiş tamamen bir kaybediş. Evet, kaybettik; sen de ben de kaybettik. Zor bulduğumuz sevgiyi senin bitmek bilmez tutkuların; benimse dizginlenemeyen başıma buyrukluğum yüzünden kaybettik. Biz bu sevme işini beceremedik.

Belki de baştan hataydı böyle bir ilişki; belki hiç yaşanmamalıydı. Ben umarsızca kapılıp duygularımın peşine koştum ardından. Sense önce kovaladın; sonra nedense kovalanandın. Tuhaf bir ilişkiydi bizimkisi. Tuhaf bir biçimde başladı, doludizgin yaşandı ve birden bitti. Biliyorum sen de benim gibi karmaşık duygular içindesin. Anlamlandıramıyorsun bir türlü hislerini; ama uğraşma gözlerinden okuyorum her şeyi. Bana çok gördüğün zamanı şimdi sen istiyorsun ve ben gidiyorum. Biraz incinmiş, biraz tükenmiş, en kötüsü geleceğe dair tüm duyguları yitirmiş olarak sana veda ediyorum.

Artık gitmeliyim; ELVEDA demenin zamanı çoktan geldi ve ben geç kaldım senden gitmeye…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hem okumaktan hem yazmaktan zevk duyduğum bir tarzdır süsten uzak, sade ve içten anlatımlar. Bu yüzden bu kadar içten hissettim galiba yazdıklarınızı. Yüreğinize sağlık...

Zalimguncel 
 27.07.2008 14:41
Cevap :
bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.beğenmenize sevindim  27.07.2008 15:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 608
Kayıt tarihi
: 22.06.08
 
 

Gazi Üniversitesi sınıf öğretmenliği mezunuyum. Kitap okumak en büyük tutkum. Yazmayı da en az ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster