- Kategori
- Ankara
Velayet Davası Hakkında Bilgi
Gerek Boşanma esnasında, gerekse boşanma sonra belirlenen velayet kararları, durum ve şartların değişmesi halinde, çocuğun menfaati bozulmuş ise her zaman velayetin değiştirilmesi için anne ve baba aile mahkemesine dava açabilmektedir.
Velayet kararın değiştirilmesi için Medeni kanunda belirtilen şartlar geniş olarak anlatılmıştır. Ayrıca velayetin değiştirilmesi nedenleri, sonuçlarını açıklayan birçok mahkeme ve yargıtay kararları mevcuttur.
Velayet Davasında Kardeşlerin Ayrılmaması Kıstası
Velayet konusunda hazırladığımız makalelerde anlatmak istediğimiz tek konu çocuk veya çocukların her konuda menfaati, psikolojik durumu, ve ruhen toplum içerisinde sağlık büyümeleridir. Toplum olarak geniş aile düzeninden git gide çekirdek küçük aileye dönüşüvermektedir.
Aile içerisinde destek anne, baba ve kardeşler arasından sağlanmaktadır. Bu durumda da kardeşlerin bir arada bulunması ve velayet belirlenirken velayetin verilmesi durumunda kardeşleri ayırmadan aynı kişi verilmesi esas alınmaktadır.
Bunun en önemli nedeni oluşan olumsuz yeni durumda çocukların birbirinden destek alarak en kısa sürede normale dönmesi düşünülmektedir.
VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ İSTEMİ - İLGİSİZLİK NEDENİYLE
VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ SEBEPLERİ YARGI KARARI
2006 yılında evlenerek ....yaşamaya başladığı, müşterek çocuğun ise .... Köyünde anneannesi ve dedesi ile birlikte yaşamaya devam ettiği, müşterek çocuğun uzun süreli tatillerde annenin yanına gidip kaldığı, diğer zamanlarda da annenin zaman zaman köye gelip müşterek çocuğu gördüğü,
Annenin çocuğun .... yanında kalması yönündeki yaklaşımlarının, çocuğun anneanne ve dedesi yanında kalmaktan menmun olması sebebiyle kabul görmediği ve çocuğun bizzat anneanne ve dede ile köyde kalmayı tercih ettiği,
Bu durumun çocuğun bedensel ve fiziksel gelişimini olumsuz etkilediği yönünde bir delil sunulmadığı gibi, mahkemece alınan uzman raporunda da “davacı babanın ve ailesinin çocuğun velayeti konusunda yüksek motivasyon taşımadıklarının tespit edilip,
Velayetin annede kalmasının çocuğun yararına olacağı yönünde mütalaa beyan edildiği”, babanın ise yakın bir köyde ikamet etmesine rağmen aradan geçen sürede müşterek çocukla yeterince ilgilenmediği anlaşılmaktadır.
Velayetin düzenlenmesinde, çocukların üstün yararı, ana ve babanın isteklerinden önce gelir. Gerçekleşen bu durum karşısında, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.