- Kategori
- Dünya
Verimli topraklara sahip orta iklim kuşağı sıcak güneye ve soğuk kuzeye vergi vermelidir

Dünyada adaletten bahsedeceksek önce dünyanın bölüşümünün adil olması gerekir. Şeker gibi iklim, gönlünce yağmur, gönlünce kar, yemyeşil tabiat, oh ne ala, Somali yansın, Sibirya donsun; ey insanlar birbirinizi sevin, dünyada barış olsun. Senin anan güzel mi derler insana!
Eskimo ile yer değiştirecek halimiz yok. Toprağımızı da veremeyiz ki zaten kimse vermez, savaşsan bile zor alırsın. Ne yapacağız peki? Vergi vereceğiz; yanan güneye ve donan kuzeye vergi vereceğiz.
Şimdi kardeşim, nerede yaşadığın ve ülkene nasıl sahip olduğun bizi ilgilendirmez. Güneşin sahibi kim? Sahibi yok; dünyanın ortak malı. Peki, güneş ışıklarını eşit mi dağıtıyor? Hayır. Güneş ışıklarını eşit dağıtmadığı için dünyanın güneyinde ve kuzeyinde fazla yağmur yağmıyor ya da uygun iklim koşulları yok. Grönland’da yaşıyor olmam benim hatam değil. Şartlar, koşullar, tarih her neyse öyle olmuş öyle gelmiş. İspanya sahillerinde yaşa dediler de hayır mı dedik?
Güneyde ve kuzeyde nüfus az, büyük topraklar size yeter; kuzeyin buzunu satın, güneyin tuzunu satın. Güneyde ve kuzeyde nüfus az ama büyük topraklar bize yetmiyor. Sizler 90’ında Arjantin ovalarında salsa yaparken bizler buz ülkesinde 40’ına basmadan ölüyoruz.
Ne işiniz var kardeşim dünyanın bir ucunda, şöyle yakın gelin! Develer ot bulsun, Ayılar bayram etsin; siz bize petrol metrol, biz size bol güneşli ıspanak. Duyduk da inandık ekvator şeytanı, sizin diyarlarda mezar yeri için oğul babayı öldürürmüş, getirin babalarınızı köpek balıklarının kalbine gömelim daha emniyette olurlar!
Dünyanın kuzeyinde ve güneyinde yaşayanlara haksızlık yapıldığının doğru olduğu; ancak buralarda yaşayanlara-yaşamaya uygun olmasa bile- geniş alanlar verilmesiyle bu adaletsizliğin ortadan kalktığı söylenebilir mi? Valla ben ikna olmuyorum; patates bile yetişmeyen topraklara ülke denir mi? Bizim bir defa banyo yaptığımız suyla Afrikalı bir yıl idare eder. Las Vegas’ın güneşini Grönland’da parayla satarsın. Yani böyle de haksızlık olmaz ki.
Kuzey ve güney dünya ülkelerine vergi verilmesi yardım değil yapısal eşitsizliğin giderilmesi olarak düşünülmeli. Diğer insanlardan daha verimli topraklara sahip olmanın bir bedeli olmalı. Yok, işte “bu topraklar bizim. Savaşarak, kanımızı dökerek aldık ve bu güne kadar da koruduk” şeklindeki savunmaların konu dünyanın kendi yapısal durumuyla ilgili olduğu için anlamı yok.