​ Vesaire... Vesaire.... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Vesaire... Vesaire....

Vesaire... Vesaire....
 


ne atom bombası,
ne Londra konferansı...
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna..
Umurunda mı dünya
?


demiş, Orhan Veli Cımbızlı şiirinde.... dünyaya olan umursamaz tavrını anlatmış beğendiği kadının..

Sağdan soldan geliyorlar üstüme üstüme.. daha bismillah demeden, sabah gözümü açar açmaz, yatağımın sıcaklığını üzerimden atmadan, baharın habercileri olan kuşların cıvıltıları kulağımdan gitmeden, güneş gözüme gözüme vururken ışıl ışıl.. denizden salına salına geçen balıkçı motorlarına gülümserken... beni görmese bile kaptana büyük bir sevinçle el sallarken..

kahvaltı masamda beni bekleyen mis gibi bergamotlu çayımı tam yudumlarken, yumuşacık taptaze ekmeğime sürdüğüm reçelli ekmeğimi tam ısırırken...

"Allahım bu ne güzel bir gün" dememe kalmadan,

Okuduğum, izlediğim haberlerden dolayı herşey anlamını yitiriveriyor bir anda..

Aklımdan yazmayı planladığım tüm yazılar siliniyor.. Böyle bir şeyi nasıl yazabilirim böyle bir günde" diyorum elimde olmadan.. kendimi ayıplıyorum.. utanıyorum düşüncelerimden..

Cımbızı elime almak istemiyorum.. "hayat bu!!" deyip devam edemiyorum .. kendimi eve kapatıyorum.. televizyon açmıyorum, bazen gazete bile okumuyorum... okudugumda ise okuduklarım canımı yakıyor,canımı sıkıyor..


Küçücük bir çocugun eli kolu bağlanıp fosepsik çukuruna atılmış.. evli bir kadına tecavüz edilmiş... bir erkek annesini öldürdükten sonra kafasını kesip, elinde sokak sokak gezdirmiş.. maganda kurşunuyla bir genç öldürülüp, kim vurduya gitmiş.. vücudu yanan küçük bir çocugu çığlıklar arasında acil serviste bekletmişler sırf para için.. bir askerimiz şehit olmuş..

miş miş de miş.... güzel bir haber duydunuz mu hiç, okudunuz mu, izlediniz mi?

ne aşk kalıyor, ne yaşama sevinci.. ne halinden memnun olma hali.. ne spor ayakkabımın sık sık çözülme halinin verdiği komiklikler.. ne okuduklarımdan izlediklerimden zevk alma hali... ne Zuzu'mun neredeyse iki ay'dan sonraki gelişinin mutluluğu... ne de musiki cemiyetindeki ablamın verdiği solo konserin mutluluğu..oysa o kadar çok özledim ki .. ve o kadar çok mutlu olmam lazım ki..

Allahım ben ne kadar ağlak bir kadın oldum... ne okusam, ne izlesem habire ağlıyorum.

Böyle garip bir hallerdeyim son günlerde.. bahar mııı, depresyon muuuu, memleketimin hasreti mi bastı... yoksa Türkiye'min hali mi yaptı beni böyle bilemiyorum.

Ne zaman bu hallere düşsem hayaller kuruyorum(z)..

En uzak zamanlarda yapabileceğim(z) şeylerin hayalini.. herşeyden uzak olma, uzak kalma ihtimallerini düşünmeyi seviyorum(z).. şehirden.. fesatlıklardan.. kuru kalabalık yaratan insanlardan... sahte dostluklardan, arkadaşlıklardan... ekonomik krizden.. V.s... V.s....den

Küçük ama, kocaman bir bahçesi olan bir eve tıkılmak istiyorum(z). Köpeğimiz olmalı bir kere kulakları neredeyse yere değen.. bahçesinde ahşap bir masamız.. üzerinde kırmızı sardunyamız, ahşap sandalyelerimiz... bahçesine aklımıza ne gelirse ekeceğiz:))) hormonsuz domates, hormonsuz salatalık, hormonsuz biber.. karınca misali hazırlık yaparız kışa işte. Domates sularımızı, salçalarımızı, sele zeytinlerimizi.. kışlık peynirlerimizi... kapımızı da kapatırız bahara kadar.. bahar geldi mi herşey yeniden merhaba deriz..

Bize yetecek kadar az sayıda candostlarımız.. belki de küçük bir balıkçı motorumuz... gamsız, kedersiz... çocuklarımız da kendilerini kurtardılar mı?

Ver elini Ege...

Az kaldı diyoruz.. sıkalım dişimizi...

Küçücük bir ışık görmek bile huzur verici.. gün gelir de, herşey değişir mi acaba?


 
Toplam blog
: 319
: 1390
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..